Geçtiğimiz bir kaç haftayı, bilişim-telekom konusundaki çeşitli yatırımların açılışlarını üstüste yapmakla geçiren, bu arada kendi doğduğu ile de özel ayrıcalıklar tanıyan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, haziran seçimleri nedeniyle ve Anayasa uyarınca bu hafta görevinden ayrılıyor.
Anayasa çerçevesinde, Ulaştırma Bakanı yanısıra, Adalet ve İçişleri Bakanları da görevlerini, “devlet gücünü kullanarak, seçimleri etkilememek” prensibi çerçevesinde, seçimden 3 ay önce terkediyorlar. “Etkilememek” söz konusu olduğundan da, yerlerine bağımsız birisinin atanması gerekiyor. Ancak daha önceki seçimlerde de görüldüğü gibi, yerlerine kendi müsteşarlarının atanacağı düşünülüyor.
Yaklaşık 8,5 yıldır aynı görevi yapan Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu Ulaştırma Bakanlığı’nı en uzun yapan kişilerden birisi. Bir önceki görevden ayrılma sırasında basın toplantısı yapmış ve görev yaptığı döneme ait rakamlar açıklamıştı. Bu sefer yine aynı tür bir yaklaşım bekleniyor.
Teknoloji Bakanlığı Olacak mı?
Seçimlerin konuşulmaya başlaması ile birlikte, “Bilgi Toplumu Bakanlığı” ya da “Teknoloji Bakanlığı” konuları yeniden gündeme geldi. Yaklaşık 3-4 aydır bu konular sektörde konuşuluyor, zaman zaman bize de, “kulağımız deliktir” düşüncesiyle soruluyor.
Hem Ulaştırma bölümünün, hem de Bilişim-telekom sektörünün, çok büyük alanlar olması, yıllardır bu 2’sinin ayrılmasının iyi olacağı konusunu tartışılıyor hale getiriyor. Ayrıca bilişimciler kendi alanlarının ihtisas isteyen konular olduğunu ileri sürerek, son 10 yıldır, adı “Bilgi Toplumu” olan bir bakanlık kurulmasını zaten istiyorlar.
Ancak eski yıllarda “Bilgi Toplumu Bakanlığı” moda iken, günümüzde bu talep bakanlığın adı “Teknoloji Bakanlığı” olarak telafuz ediliyor.
Eğer seçimler AKP dışı bir seçenek yaratırsa, durum ne olur bilmiyoruz. CHP’den bu konuda bir ışık yok. Sadece eski milletvekili Ziya Aktaş zamanından benzer bir şeyler konuşulmuştu.
Ancak AKP’nin yeniden iktidar olması durumunda, Ulaştırma Bakanlığına yeniden Binali Yıldırım’ın atanmasının, kendisinin eğitimi ve önceki iş tecrübesi nedeniyle, hemen hemen vazgeçilmez olduğu düşünülüyor. Bakan Yıldırım’ın ise, yeniden aynı göreve atanması durumunda, bilişim-telekom konularına ısınmış olması nedeniyle bu bakanlığı böldürmeyeceği düşünülüyor.
Yine de, ortada şu GSM şirketinin genel müdürü bakan olacakmış, bu sabit telefon şirketinin genel müdürü bakan olacakmış, hayır şu AKP milletvekili bakan olacakmış türü spekülasyonlar dolaşıyor.
Aslında bu konu daha önceki yıllarda, Ulaştırma Bakanlığı’nın seçim sırasında istifa etmesi öncesinde düşünülmüştü. Yıldırım’ın Devlet Bakanlığına atanması ve o bakanlığa da BTK, Tübitak, RTÜK gibi kurumların bağlanması, böylece de Ulaştırma’dan istifa etmesine karşılık, bakanlıktan 3 ay önce istifa edilmesi koşulunun bypass edilmesinin Bakanlık içinde düşünüldüğü konuşulmuştu. Bu spekülasyonlar biraz da o dönemden geliyor.
Son olarak, Bakanlık konusunun yanısıra, milletvekilliği konusunda da bazı spekülasyonlar yapılıyor. Gerçi turk-internet.com olarak, milletvekilliği için adının geçtiğini öğrendiğimiz isimlere sorduğumuzda “yok böyle bir şey” cevabı aldıklarımız var ama genel olarak pek çok kişinin kendi adaylığı için nabız yokladığı ve kesinleşmesi öncesinde kendisini öne atmaktan kaçındığı belirtiliyor. Önümüzdeki günlerde kim milletvekilliğine koşuyor görüyor olacağız. Çünkü milletvekilliği için başvuracak kişiler için de, bu hafta son hafta.

Kaynak : 