Dünya Telekom Sektörünün tarihinin yazıldığı bir dönemdeyiz, bir yandan serbestleşen Avrupa telekom sektörlerindeki ilginç gelişmeler, bir yandan özellikle mobil alandaki yenilikler.
Türkiye açısından bakıldığında ise, 2005 yılı bir anlamda telekom özelleştirmeleri yılı oldu. Önce Türk Telekom sonra Telsim satışları nedeniyle bütün yıl nedeslerimizi tutmuş bir halde ne olacağını bekledik. Ancak gerçekleşen satışların ülkemiz açısından neler getireceği gibi konular için henüz konuşmak erken. Zaman içinde göreceğiz diye düşünüyoruz.
Bu arada bölgede bir takım özelleştirmelerle ilgili gelişmeler de sürüyor. Bunların en sonuncusu Tunus Telekom’un ihalesi idi, önümüzde de başka bir takım özelleştirmeler var. Mısır Cep Telefonu ihalesi ya da Türki Cumhuriyetlerdeki ihaleler gibi.
Biz konuyu, bu tür ihalelere giren ya da ne azından takip eden bir firmanın yöneticisine sorduk. Kendisi dünya ligindeki pek çok görüşmeleri sürdürdüğü için farklı tarafları da görebiliyor diye düşünüyorum. Bunları siz turk-internet.com okuyucularına da aktarmak istiyorum.
Arnavutluk Telekom ihalesini kazanan Türk firması Çalık Telekom Genel Müdürü Hüsam Bodeur, Tunus ihalesi ile ilgili düşüncelerini bize şu şekilde aktardı;
Doğrusu Tunuslular bu işi bizden iyi becerdiler. Hem özelleştirme formülü hem de yeterlilik kriterleri anlamında. Şirketlerinin ileriye yönelik potansiyellerine inandıkları için sadece %35’ini yönetim hakkıyla beraber veriyorlar. Yatırımcı yönetim kontrolüne fiyat veriyor. O yüzden Tunus’taki %35 ile bizdeki %55 arasında ilk anda çok fark yok. Ama şimdilik sadece %35’i satmak suretiyle hem yönetim kontrolünü verdikleri için neredeyse %55’te alacakları kadar iyi bir fiyat alıyorlar hem de iyi bir stratejik ortak seçip şirketin iyi bir şekilde büyümesini sağlayarak kalan %65’i de ilerde muhtemelen çok daha iyi fiyattan satışa çıkaracaklar.
Tunuslular birinci teklifin %10’una kadar yaklaşan bütün adaylardan ikinci bir teklif almak şeklinde belirlediler özelleştirme formülünü. Yani fiyatı verebileceğiniz kadar yüksek vererek bütün oyunları bozmak mümkün. Nitekim şimdi France Telecom ve onun %10 yakınında kalan Vivendi ve Tecom tekliflerini kapalı zarf usulüyle yenileyecekler.
En yüksek rakam olarak 1.9 milyar dolarlık teklif bence gayet güzel bir fiyat. Tunus’un nüfusu 10-11 milyon ve sadece 3.5 milyon abone var. 15-16 yaş altındaki nüfus 3 milyon. Bunlar 2-3 sene sonrasının müşterileri. Dahası Tunus Telekom aynı zamanda mobil sektörde de %70 pazar payına sahip. Yani Türk Telekom’u ve Türkcell’i birlikte almak gibi birşey. Ülkenin yüzölçümü 150,000 km2 ve bunun sadece 50,000 km2’lik kısmı yerleşime açık. Yani yatırım masrafları çok yüksek değil. Biraz da bu yüzdendir ki şirketin EBİTDA’sı %60’ların üzerinde.. Bizde %30’u geçebilirse ne ala.. %60 oranında EBİTDA ise 520-540 milyon dolara karşılık geliyor. Bunlar 2004 sonu rakamları. Yani 2005’te %5-10 büyümüş olsalar, en yüksek teklif veren firma EBİTDA’nın 8-10 katını önermiş demektir ki, bu da büyüme potansiyeli olan bir operatör için gayet normal.
France Telecom’un birkaç senedir bilançosunu düzeltmeden yeni satınalmalara gitmeme şeklinde bir zorunluluğu vardı. Geçen sene sözkonusu düzelmeyi sağlar sağlamaz karşılarına çıkan ilk fırsat Telsim oldu ama Telsim seneler sonra yapılacak ilk satınalma için fazla büyük bir lokmaydı. O yüzden Türkiye’de operatör kimliğiyle ve küçük bir hisseyle büyük bir grubun yanına sığınmayı tercih ettiler. Ama o da olmadı. Dolayısıyla Tunus onlar için ilk ciddi ve gerçekleştirilebilir hatta gerçekleştirilmesi gereken bir hedef. Ama hem France Telekom’un hem de Vivendi’nin Tunus’ta kültürel ve ekonomik sinerjileri olduğu da gerçek. Öte yandan Tecom ise yeni kuruldu ve henüz Dubai’de bile doğru dürüst varlığı yok. O yüzden bir yerde skor yapmak durumunda. Yani çok heyecanlı bir yarış olacak.
Husam Bodeur’a bu fırsatla 2-3 sual sorduk;
turk-internet.com : Çalık Telecom bu tür telekom özelleştirmelerine katılıyor. Burada amacınız ya da stratejiniz nedir?
Husam Bodeur : Amacımız işletme merkezi Türkiye olmak üzere, bölgede 2010’dan önce güçlü bir telekom grubu haline gelmek. Aslında işletme merkezimizi Türk Telekom olarak görmek istemiştik ama özelleştirme ihalesini Saudi Oger aldı. Ama bu amacımıza ulaşmamızı engellemeyecek. Belki biraz daha heyecanlı olacak bile denebilir.
İlgilendiğimiz bölge, Adriyatik kıyılarından, Çin Seddine kadar olan bölge. Bunu gerçekleştirdikten sonra, Uzak Doğu, Avrupa ve Kuzey Amerika’da global markalara karşı projeler gerçekleştireceğiz.
turk-internet.com : İşortaklıkları da yapıyorsunuz. Burada bir tercihiniz var mı?
Husam Bodeur : Bir kaç noktaya dikkat ediyoruz ama ilki kimyamızın uyması. Şeffaflık, Etiklik ve Vizyon açısından bakarsak, işortağımız ile kendimizi rahat hissetmeliyiz. Bu nedenle Türk Telekom işinde Etisalat ile işortağıydık. Tüm işlem süresince aile gibiydik. İlk adımı geçtikten sonra, uzun dönemde win-win çözümlere bakıyoruz.
turk-internet.com : Telsim ihalesinde yoktunuz neden?
Husam Bodeur : Daha önce de açıkladığım üzere, Telsim satışında, TMSF tarafından, katılımcılara 500 milyon $ özkaynak sınırı getirilmişti. Bu 1-2si dışında kalan yerel yatırımcının yerine getiremediği bir şart oldu. Bu nedenle de bildiğim kadarıyla, finansal kurumlar ve yabancı işortakları ile yapılan konuşmalarda Sabancı dışındaki hiçbir firma sürücü koltuğuna oturamadı. İşortaklığında bir kimya yakalamak, aynı şartlarda win-win çözüm geliştirebilmek açısından bu koşul çok yüksek bir sınırlamaydı. Tüm yabancı operatörler bize yaklaşım gösterdi ama biz arka koltukta oturup, bize verilen koşullarla çalışma durumunda rahat edemeyecektik.
Bu röportajın ingilizcesini burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.

Kaynak : 