Geçtiğimiz hafta Intel Sonbahar 2006 Geliştirme Forumu San Francisco Etkinliği ile start aldı ve dörtlü çekirdek ve dünyanın ilk teraflop performans kapasiteli programlanabilir mikro-işlemcisi olan 80-çekirdekli çipi gibi oldukça ilginç haberleri de beraberinde getirdi.
Intel yıllardır – hatta bu işin başlangıcından beri diyebiliriz – çip endüstrisinde öncülük etmekteydi, ancak bu günlerde kızışmakta olan bir savaşın içindeler. Intel her ne kadar pazarın böylesi bir 64-bit ürüne ihtiyaç duymadığı üzerinde ısrar ediyor olsa da, AMD (İleri Mikro Cihazlar – Advanced Micro Devices) daha hızlı, daha ucuz, daha zeki ve daha verimli bir çip üretti. Ve Intel sadece birkaç ay sonra endüstrinin geleceğinin x86-64 bit çiplerde olduğunu itiraf etti.
Fiyatlarda yaşanan indirimlere ve rekabete dahil olan yeni ürünlere rağmen, İleri Mikro Cihazlar (AMD) 2006’nın ikinci çeyreğinde Intel karşısında bir pazar payı kazanmayı başardı.
Bu genel konuları, AMD’nin sponsor olduğu Ferrari takımını Formula 1 İstanbul Grand-Prix’inde desteklemek üzere İstanbul’a gelmiş olan AMD’nin Rusya-CIS, REE & Türkiye bölgeleri Satış ve Pazarlama Başkan Yardımcısı Sayın Pierre Brunswick ile görüştük.
AMD son zamanlarda pazarda hızla yükselen bir firma. Bunun sebebi sizce nedir veya bu nasıl gerçekleşti?
Pierre Brunswick : Başarımızda müşteri-merkezli yenilikçi hareketin anahtar faktör olduğuna ve bunun aynı zamanda gelecekteki bilgisayar devriminin de anahtarı olduğuna inanıyoruz. Bu devrim, veri-merkezindeki watt başına performans zarfını yeniden keşfeden, yeni bir evde eğlence deneyimi yaratan veya dünya çapında yeni bir Internet kullanıcı neslinin oluşmasına katkıda bulunan AMD64 teknolojisinin fevkalade fiyat / performans karakteristiğini temel alıyor. Kendimizi, müşterilerimiz, ortaklarımız ve hızla gelişen lider takımımızın kolektif bilgeliğini temel alan yeni bir vizyon oluşturmaya adadık.
AMD’nin müşterilerine sunduğu ve rakipleri ile arasındaki farklar nelerdir?
Pierre Brunswick : Günümüzde gerçek dünyada var olan gerçek müşteri problemlerine gerçekçi çözümler sunmaktayız. Bu bizim “müşteri-merkezli yenilikçilik” dediğimiz bir felsefe ve bizim tüm icraatlarımızın ardında bize rehberlik eden prensibi temsil ediyor.
Hem bireysel olarak hem de kurumsal olarak, işletme pratiklerimiz, toplumsal katılımlarımız ve çevresel yönetimimiz aracılığı ile tüm dünyaya bir model teşkil ettiğimizin bilinciyle en yüksek dürüstlük ve sorumluluk standartları ile hareket etmekteyiz (Mevcut CPU kullanımına göre güç tüketimini ayarlayan devrimsel Cooln’n’quiet™ teknolojimiz sayesinde işlemcilerimiz çarpıcı güç tüketimi ve güç verimliliği değerlerine ulaştı).
Tüm riskleri göze alarak, proaktif çözümler arayarak ve sonuç sorumluluğunu üstlenerek müşterilerimize ve hissedarlarımıza verdiğimiz sözleri yerine getiriyoruz.
Adil ve açık rekabetin, en geniş popülasyonun mümkün olan en iyi teknolojiye erişimini sağlayarak müşterilere seçme özgürlüğü tanıdığına inanıyoruz. Açık standartlar yaklaşımı aracılığı ile AMD müşterilerine, ticari gereksinimler ile tüketici ucundaki kullanıcıların gereksinimlerini buluşturan ayrıştırılmış çözümler oluşturma imkanını sunuyor.
Intel ve AMD Avrupa ve ABD’de bir savaş içindeler. Bir takım davalar olduğunu görüyoruz. Neler oluyor?
Pierre Brunswick : Bildiğiniz gibi, AMD AB Komisyonu önünde Intel’i adil olmayan ve dışlayıcı uygulamaları nedeniyle dava etmiştir. Media Markt ve Saturnis ile olanların da bunun başka bir örneği olduğuna ve tüketicilerin doğal olarak aldatıldıklarına inanıyoruz: German Financial Times’ta bu konuda yayınlanan haberler için şu linki tıklayabilirisiniz. “target=”_blank”>Media Markt Madia Markt ve Saturn Grubuna ait mağazalardan “AMD Inside” logolu tüm ürünlerin ihracı konusunda Intel ile bir anlaşmaya vardı.
Bu durumun aksine, bizler adil ve açık rekabete inanıyoruz ve sadece rekabetin PC üreticilerine, tüketicilere ve uçtaki kullanıcılara yarar sağlayacağı inancındayız. Çünkü bu sayede bu kesim, en iyi ürünleri en iyi fiyata satın alma ve kalite ile yenilikçiliği ödüllendirme pozisyonunda olacaklardır.
Biliyoruz ki rakibimiz tüketiciye bir zarar gelmediğini söyleyerek kendilerini savunacaklardır. Sadece ekonomilerini iyileştirmekle meşgul olduklarını iddia edecekler. Ancak buna inanmayın. Tüketiciler, sistem-mimarları, halka karşı sorumlu olan hükümet kurumları bu işten zarar gördüler, hem de her gün zarar gördüler zira, uzun bir süreden beri ödemeleri gerekenden çok daha yüksek fiyatlar ödemekteler; rekabetin sunabileceği en iyi yeniliklerden mahrum bırakılıyorlar; özgür bir pazarın en önemli, olmazsa olmaz şartından yani seçme özgürlüğünden mahrum bırakılıyorlar.
AMD yenilikte endüstriye liderlik ediyor ve bizler rakibimizin pazardaki yeniliği sınırlandırmasına ve böylesi bir yeniliğin bedelini belirlemesine izin vermiyoruz, veremeyiz. Rekabet ve liderlik yeteneğimiz konusunda hiç kuşku yok. Tek istediğimiz de bu; ürünlerimizin meziyetleri ile bir rekabet şansı, pazara ilk kez mimari alanda ve güç tüketiminde devrimsel çözümlerimizi sunma şansı. Bunu yapıyoruz çünkü AMD güçlü ve kararlı bir şirkettir ancak yenilik konusundaki liderliğimiz bize büyük bir sorumluluk da yüklüyor. Endüstriyi, tüketicileri ve tüm IT pazarını tekelci boyunduruklardan kurtarma ve herkesin mümkün olan en iyi bilgisayara, mümkün olan en makul değerde erişimini temin etme sorumluluğumuz var.
Bize biraz AMD’nin bölgenizdeki (Rusya-CIS, REE & Türkiye) ülkesel ve total pozisyonundan bahsedebilir misiniz?
Pierre Brunswick : AMD Rusya – CIS, REE ve Türkiye gibi yüksek büyüme oranlarına sahip pazarlardaki mevcut yerel varlığını günbegün arttırmakta. Bu bölge AMD için en önemli pazarlar arasında. Bu pazarların –Türkiye gibi- diğer pazarlara oranla rekabete çok daha açık pazarlar olduğunu gözlemledik ve bu sebeple bu pazarlara daha yakından bir göz atmamız gerektiğine karar verdik. “Böylesi pazarlarda bir ortak olmanın” sadece tüketicilerle iletişime geçmek değil aynı zamanda hükümet ve halkla da iletişimde olmak anlamına geldiği Rusya ve Türkiye’de çok daha aktif olmamız gerektiğinin farkındaydık. Türkiye’de yükselen bir satış grafiğine sahibiz ve bu durum Türkiye’de yıl sonundan önce bir AMD ofisi açmak konusunda bizi yüreklendirdi. Önümüzdeki aylarda Türkiye’yi ziyaret edeceğiz ve buradaki ortaklarımız AMD’nin idari yetkilileri ile görüşecekler.
Türkiye’deki devlet ihaleleri konusunda ne düşünüyorsunuz?
Pierre Brunswick : Türk hükümeti yetkilileri ile ilk buluşmamızdan beri, üzerinde durduğumuz ana nokta şu olmuştur ki devlet kurumları sağlayıcı davetlerini veya rekabeti engelleyen diğer ihaleleri kabul ettiklerinde, ürün maliyetlerini ve performansı mukayese etmekten yoksun kalırlar. Böyle bir durumda devlet kurumları en iyi ihtimalle, satın alımlarında ihtiyaçlarına göre en uygun ürünü en cazip fiyatla alıp almadıklarının farkında olmadan bir risk almaktadırlar. En kötü ihtimalle ise vergi mükelleflerinin paralarıyla adi ürünleri fahiş fiyatlara almak gibi bir risk alırlar.
Avrupa Birliği üyeliğine aday bir ülke olarak Türkiye’nin, bilgisayar donanımı ihaleleri için spesifik kanunlar içeren AB Tedarik yasalarına ve AB Komisyon tavsiyelerine paralel bir davranışta bulunacağına inanıyoruz. Bu kanunlar, “mikro-işlemciler için gereksinimler arasında marka referansları (örneğin Intel, AMD, vs..) üretimciye-özel işlemci mimarileri, ticari markalar, teknoloji-tipleri veya diğer potansiyel ayrımcı tanımlamalar yer alamaz” diyor ve buna ek olarak, özellikle “minimum işlemci saat-vurum sıklığının -clock rate- (örneğin 3,2 GHz gibi)” ve minimum Front Bus Side hızı veya minimum önbellek büyüklüğü gibi şartnamelerin “direk performansla ilgili olmamaları nedeniyle” gereksinimlerde yer almaması gerektiğini vurguluyor.
AMD geçtiğimiz yıl “ABD’de devlet ihalelerinde rekabet” konusunda bir araştırma yayınladı. Bize biraz bu araştırmanın ana hatlarından bahsedebilir misiniz?
Pierre Brunswick : California Teknik Üniversitesi (California Institute of Technology) İşletme, Ekonomi ve Yönetim Bölümü öğretim üyelerinden R. Preston McAfee, ve J.Stanley Johnson’ın yaptığı bu araştırmaya göre federal bilgisayar donanımı tedariklerinde marka ismi tanımlamasının ihalelere dahil edilmesi, gereksiz bir biçimde ABD vergi mükelleflerinin ceplerinden ilave bir 563 milyon dolar çıkmasına yol açarak zararlı sonuçlar doğurmuştur. Federal Tedarikleri Geliştirmek: Sağlayıcı-Nötral Kontrat Şartnamelerinin Yararları adlı çalışma AMD tarafından işlenmiştir.
Ayrıca ABD Bütçe ve Yönetim Ofisi (OMB), hükümetteki tüm edinim yetkili şefleri, enformasyon yetkili şefleri ve kıdemli tedarik şefleri için kontrat şartnamelerinde objektif ölçümler ve performans değerlendirmeleri kullanmaları ve marka isimlerinin kullanımını yasaklayan Federal Edinim Düzenlemesi’nde (FAR) belirtilen gereksinimlere bağlı kalmaları yönünde bir memorandum yayınladı.
AMD kendisini, adil olmayan ve genellikle yasa dışı olan uygulamalara karşı savaşmak ve rekabeti geliştirmek, ürün yeniliğini desteklemek ve vergi mükelleflerinin paralarını korumak üzere tüm dünyadaki hükümetler ile işbirliği yapmaya adamıştır.
Yerel PC üreticileri için herhangi bir planınız var mı?
Pierre Brunswick : AMD Türkiye’deki faaliyetlerine başladığı ilk günlerden beri, odak noktamız yerel PC üreticileri olmuştur. Müşterek çalışma alanımızı geliştirmek üzere yerel müşterilerimiz ile uzun vadeli stratejilerimiz ve işbirliğimiz mevcut. Dahası her yıl düzenlediğimiz road show toplantıları, seminerler ve kanal konferansları ile müşterilerimizin hatırı sayılır bir kısmı ile bire-bir görüşme şansını yakalıyoruz. AMD ayrıca TBD (Türkiye Bilişim Derneği) ve Tubider (Türkiye Bilişim Sektörü Derneği) gibi yerel organizasyonların çeşitli aktivitelerini de desteklemektedir.
Sizce yakın ve uzak gelecekte çip endüstrisi nereye doğru gidecek ?
Pierre Brunswick : Mikro-işlemci endüstrisi “yeni bir geçiş evresine” ve “ayrımsama dünyasına” girdi. Mikro-işlemci pazarı mukayeselerden uzaklaştı ve şimdi bir “yenilik”, “seçim” ve “açık ve adil rekabet” evresinde. AMD ve ATI birleşmesi, anahtar bileşenlerden ikisini, anahtar teknolojilerden ikisini yani CPU ve GPU’yu bir araya getirecek ve biz, uç kullanıcılarımız ve müşterilerimizin menfaatleri doğrultusunda bu iki anahtar teknolojiyi dengelemek üzere yenilik bağlamında yolumuza devam etmeye devam edebileceğiz. Ayrıca, doğuştan bir dörtlü-çekirdek olarak piyasaya sürülecek yeni bir işlemci üzerinde çalışmaya da devam ediyoruz.
Bu röportajın İngilizce aslını Brunswick: We have increasing Sales in Turkey başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 