Bilişim sektöründe son 5-6 yıldır tepkiyle konuşulan konulardan birisi de BSA. Yazılım telif haklarını korumaya yönelik bu oluşum, Türkiye’de 26 yazılım firmasının katılımı ile oluşturulmuş platform. Dernek gibi düşünülmelerine karşın, değiller. Kendi ifadeleriyle Uğur Dündar’lı ücretsiz reklamlarla popüler olan Tavukçuluk Bilgi Platformu gibi bir platform şeklinde örgütlenmişler.
BSA, 2002 öncesi şirketlere yaptırdığı ve kopya yazılım aranan baskınlarla gündeme geldi. Baskınlar basında haber oldukça, sektörde epeyce tepki çekti. Uzunca bir süre de resmi bir dernek olmamalarına karşın, nasıl baskın düzenleyebildikleri konusu tartışıldı.
Sonraki dönemde bu tür baskınlar durdu ama geçtiğimiz günlerde TV’larda “baskın için gelen görevlilerle aynı asansöre binen ve onların kendi ofisine geldiğini gören işadamı” konulu reklam filmi ile BSA yeniden tepki toplamaya başladı.
BSA’ya tepki duyulmasının bir başka nedeni de, Microsoft ağırlıklı olması. Microsoft bir yandan hayatımızı kolaylaştırır başarılı programlara sahip dünyanın en büyük yazılım firmalarından birisi ünvanını taşırken, diğer yanda Ofis programlarından, ERP’ye kadar uzanan program yelpazesi ile Avrupa Birliği’nde olduğu gibi ülkemizde de “tekel” olmaya çalıştığı iddiaları ile karşılaşıyor. Microsoft özellikle kapalı kaynak oluşu nedeniyle, hem de Türk yazılım sektörünün gelişmesini engellemesi iddiası ile eleştiriliyor. Devlet’e (özellikle MEB’na) yapılan (Not: öğretmenler hala eylül 2005’ten itibaren geri verileceği bildirilen 40 $ program paralarını almadıklarını bildiriyorlar) toplu alımlar da firmaların tepkisi ile karşılaşıyor.
BSA da Microsoft’un öncülük üstlendiği ve finansmanında büyük ölçüde destek olduğu bir platform. BSA, işte hem Microsoft’un bu öncülüğü, hem de kampanyaları ile tepki topluyor. Oysa kurulmalarına neden olan savundukları fikir çok haklı bir fikir. Yani “TELİF HAKLARI”.
Peki o zaman sorun nerde?
Geçtiğimiz günlerde Bilişim Sivil Toplum Örgütleri’nin organize ettiği bir toplantıda, BSA’nın artık kopya yazılım takibi yaptırmayacağı gibi anlaşılan bir açıklama yapıldı. Turk-internet.com da okuduğunuz bu açıklama sonrası BSA Türkiye Genel Koordinatörü Tolunay Tomruk bizi aradı ve bazı konuları kendisi anlatmak istedi. İşte Tomruk’un bize anlattıkları;
turk-internet.com : “BSA artık kopya yazılım takibi yapmayacak” başlıklı yazımız üzerine bizi aradınız. Bu haber ve bilişim sivil toplum örgütlerinin yaptıkları açıklama yanlış mı?
Tolunay Tomruk : Açıklamada biz de vardık. Sanki yokmuşuz gibi yanlış anlaşılma var gibi. BSA 14 yıldır yazılım korsanlığını takip ediyor. Eğer sektör dernekleri yapacaksa memnun oluruz. Ama biz de işimizin gereğini yerine getiririz. Şimdilik bekliyoruz. Neler yapacaklarını görmek istiyoruz.
Türkiye’de yazılım korsanlığı yüksek ve bilişim sektörüne zarar verdiğini düşünüyoruz. Bu konuda hemfikir miyiz dedik. Bir şey yapılması gerek, bizi eleştirenler var ama kimse başka bir yöntem geliştirmiyor.
Son 10 yıldır BSA bu çalışmayı yapıyor ve önemli bir çalışma yaptığımızı düşünüyoruz. 14 senedir örgütlerin hiçbirisi bilgisayar yazılımları kopyalanmasın diye bir çalışma yapmadı. BSA’nın 14 yıldır faaliyeti var. İlk zamanlar % 90’ın üstünde korsanlık vardı. 2002’de bu rakam çalışmalar sonucunda % 58’lere düştü. Ama kampanya değiştirdik. Yeniden arttı. 2004’de % 66’ya çıktı.
turk-internet.com : Yani neden arttı?
Tolunya Tomruk : 2002’ye kadar BSA daha sert bir tondaydı. Ancak piyasadan çok tepki alınca söylemi biraz değiştirdik. Yasayı öne çıkardık ve farklı bir kampanya yürüttük. Bilinçlendirmeye yönelik bir çalışma oldu. 2 konuda bilinçlendirme yaptık;
1. Bilgisayar ve yazılım ayrı ürünlerdir ve ayrı alınmalıdır.
2. Yasa nedir? Kime yükümlülük getirir?
Ancak bilinçlendirme kampanyası, yani sert kampanya olmaması, korsanlığı yeniden arttırdı. 4 yıl geriye gittik. Şu anda % 66’ya vardı.
turk-internet.com : 2001’deki ekonomik kriz sırasında çok uluslu bilgisayar firmaları satış koşullarındaki esnekliği kaldırdı. Bu da yerli bilgisayar yapımcılarına bir fırsat sağladı. Hatırladığım kadarıyla BKB kampanyasında da Microsoft yerli PC yapımcıları ile ters düşmüştü. Yerli üreticiler PC’lerine kopya yazılım koyuyor düye düşünülüyordu. Sizce yazılım korsanlığının artışında böyle bir neden var mı?
Ayrıca sormak istediğim bir husus daha var. Bu % 66 ya da 58 gibi rakamları nerden buluyorsunuz? Bunlar gerçek rakamlar mı? Yoksa çokuluslu araştırma firmalarının başka ülkelerle benchmark (karşılaştırma) yaparak oluşturduklarını analizler mi bunlar?
Tolunay Tomruk : IDC’nin araştırmasının sonuçları. 70’i aşkın ülke için yapılıyor. Kaç bilgisayar satılmış, buna karşın kaç yazılım faturalanmış araştırılıyor. Türkiye için bir rasyo var. Bu 4,2. Ona göre oranlama yapılıyor. İçinde bulunduğumuz bölge yani EMEA’da oran % 58 ve mesela Mısır, Katar, Umman, Suudi Arabistan’da durum bizden iyi.
Yapabileceğimiz önemli şeyler var. Korsanlık 10 puan düşse bilişim sektörü % 120 büyüyecek.
Röportajın devamını BSA; Neden Basılan Mağdur? Ya Yazılım Firması Mağdur Değil mi?-2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Yorumlarınızı aşağıya ya da kimliğinizi bırakmak istemiyorsanız turk-internet.com Blog’una bırakabilirsiniz.



Kaynak : 