BTK’nın 18 temmuz 2013’de aldığı karar çerçevesinde, firmalardan Ankara’ya tüm konuşmaları dinleme altyapısı kurmalarını istediğini belirtmiştik[1]. O dönem operatörler bu karara, hem yapılması istenen yatırımın (kendi sistemlerinin aynısını Ankara’ya kurmak) büyüklüğü, hem de bu kararın müşterilerin bireysel ve ticari gizliliği açısından ortaya çıkacak olan hukuki sorunlar nedeniyle karşı çıktılardı.
Ancak BTK bu konuda ısrarlı. Aralık 2013’den başlayarak, bugüne kadar gelen “n” tane torba kanunla 5651’e ilave çabası gösterdiler. Bu konunun hukuki yönü –yani STH’ların itiraz nedenlerinden birisi– torba kanunların içine konulan maddelerle aşılmaya çalışıldı. Anayasa Mahkemesinden gelen iptallere karşı maddeler, yeni, diğer yeni torba kanunların içine konuldular.
Ama BTK olayın diğer tarafını yani yapılacak yatırım nedeniyle gelen itirazları da karşılamaya yönelik çaba içinde. Bu nedenle 30 aralık 2014’de 2 yönetmelik çıkarıldı (Bkz : 2015’e Girerken, 5 Adımda – Türkiye’de Hükümetin Vatandaşlarını Takip İsteği Yükseliyor).
Bu yönetmeliklerden birisi, yetkilendirme yönetmeliğinde lisans iptali değişikliğini getiriyor. Diğeri ise bu firmalara sermaye şartı altsınırı olarak 1 milyon TL tanımı yapıyor. Sektörün uzmanları bu 2 yönetmelikten sermaye altsınırı için “dinleme sistemini Ankara’ya taşımanın getireceği yatırım büyüklüğü” itirazına karşı konulduğunu ve bu madde ile bazı firmaların kolaylıkla sistemden atılacağını belirtiyorlar. Diğer madde zaten bu sistemden atılmaya cevaz veriyor.
TİB 30 aralık 2014 tarihinde “Yetkilendirme Yönetmeliği”nde yapılan değişiklikle STH işletmecileri için 1 Milyon TL sermaye şartı getirerek 3 ay süre vermişti. Ayrıca TİB ile ilgili teknik altyapının kurulması için 2 ay süre vermişti. Bu şartları yerine getirmeyen 184 STH işletmecisinin yetkilendirmesi mart ayı sonunda iptal edildi. Lisansı iptal edilen firmaları burayı tıklayarak BTK : Yetkilendirme adresinden görebilirsiniz.
Hukuki Durum – Kanunla Getirilen, Yönetmelikle Götürülebilir mi?
Konuyu hukuki açıdan sorduk. Çünkü 2008 yılında yürürlülüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Yasası, yetkilendirmeyi AB normlarına uyumlu hale getirmişti[2].
Kanunun 9 maddesi ile 406 sayılı Kanunda yer alan, ruhsat ya da genel izin alınması için şart koşulan katı hükümler yumuşatılmış ve Avrupa Birliği uygulamalarına yaklaştırılmıştır.
Şimdi ise bu kanundaki yetkilendirme düzenlemesi bir yönetmelik yoluyla ortadan kaldırılıyor. Hukukçular son zamanlarda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve BTK tarafından ortaya konulan hukuki düzenlemelerde –kanun ya da yönetmelik– büyük usul hataları yaptıkları düşüncesinde. Bu konuda görüştüğümüz bir uzman şunu söyledi;
Kanun bir konuyu düzenler. Yönetmelik ise onun detayını, nasıl uygulanacağını açıklar. Yani bir yönetmelik ilgili kanunun tersi işlem yapamaz. Ama bu yönetmelik açıkça bunu yapıyor.
İlaveten bu yönetmelik geriye dönük uygulanıyor. Bu da hukuk açısından aykırı bir durum. Kazanılmış haklar geri döndürülemez. 5809 içindeki yetkilendirmede böyle bir sınırlama getirileceği bilgisi yok.
“Bu durumda 184 STH operatörün dava açma hakkı var mıdır?” diye sorduğumuzda ise, dava açılırsa, lisansın geri alınabileceği ve ayrıca tazminat hakkı kazanılabileceği yorumu yapıldı. Kanun ortalıkta durduğu için oldukça net bir durum olduğu ifade edildi. Bizden söylemesi.
[1] BTK’dan Mahkeme Kararı Olmadan Dinleme Yapmaya Yönelik Karar (18 Temmuz ve 401 Sayılı Karar)
[2] 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunun Getirdiği Yenilikler – 3



Kaynak : 