Bu röportajın ilk 2 bölümünü
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Galiba bir de medyadan sikayetiniz var.
Göktürk Kadıoğlu : Neden bilinmez ama medya bilişim sektörü için halkı aydınlatıcı yayınlar yapmıyor. Bir ev hanımına, bir işlemciyi anlatmak için bizler bir sürü modelleme ve kıyaslamalar buluruz. Bir kaportacıya araba modellerini kıyaslarız…..
Eğer medya bilişim sektörünün tanıtımında öncü rol oynarsa, daha bilinçli bir alıçı kitlesi ile karşı karşıya olacağımıza inanıyoruz. Böyle bir durumda, bir müşteriye malı anlatabilmek için harcadığımız zaman ve emek % 80 azalacaktır.
Bu arada daha önce bahsettiğim mobilyacılar, servis ağı ve hizmeti olmadığı halde mobilya satarken eskaza yanında senetli bilgisayar da satıyor. Ama iş servise geldiğinde, sorunu olan vatandaşa yardımcı olma aşamasında yeterli desteği veremiyor. Medya ise bu tür olayları yerinde inceleyerek, sektörün sorununu haber haline getirmiyor. Bu olayı bir haber metaryali olarak görmüyor.
Artık herkes bir konuyu anlamak zorundadır. Bilişim sektörü çok spesifik bir sektördür. “Mobilyayı mobilyacıdan, beyaz eşyayı beyaz eşyacıdan, Bilgisayarı ise bilgisayarcıdan almak gerekir”
turk-internet.com : Sonuç olarak sizce ana firma / distribütörlerle, bayilerin çalışma koşulları nasıl olmalıdır?
Göktürk Kadıoğlu : Öncelikle ana firma / distribütörlerin, piyasanın gelişmesi ve büyümesinden kaynaklanan satış artışının aslında emektar ve cefakar bayilerin çalışmaları sonucunda gerçekleştiğini, yeniden hatırlamalarını istiyorum.
Eğer sağlıklı ve temeli sağlam bir büyüme isteniyorsa, o zaman bayilere verdikleri destekleri arttırmaları, bayileri adına, mobilyacıların sattıkları alternatif finans olanaklarını sağlayabilecek finansman firmaları ile anlaşmalar yapmaları ve bayilernin satış imkanlarını artırmalarını desteklemeleri gerekiyor.
Artık Türk halkının kredi kartları limitleri dolmuştur / dolmak üzeredir, yetmemektedir. Nakit ise zaten yoktur. Bu durumda tek tek bayiler olarak, alternatif finans firmaları ile yapacağımız anlaşmaların avantajları ile ana firmaların yapacakları anlaşmaların avantajları çok farklı olacaktır.Biz bayiler de bu avantajlar vasıtası ile diğer senetli satış yapan firmalar ile bir nebze olsun yarışır hale gelebiliriz.
turk-internet.com : Sektörde sizi zorlayan distribütörler hangileri?
Göktürk Kadıoğlu : Aslında her kurumu yönetenler ile kurum çalışanları temsil eder. Ancak kurumu temsil ettiklerini unutup, kendi egolarını temsil etmeye başlayanlar olabiliyor. Bu da bir zamanların en büyük ve popüler kurumlarının, zaman içinde gerilemeye baslamasına neden oluyor. Bu tür olaylar görüyoruz.
Son zamanlarda buna en güzel örnek olarak bir distribütör firmayı vermek istiyorum; İsmini bahsetmeyeyim ama bu firma bayi olarak bizleri kaale almaz. Bir ürünü iade etmek istesek, o zaman hemen şöyle bir cevap verirler “Biz sizden iade alamayız, ama son kullanıcı olsaydınız, alabilirdik” veya başka bir versiyon “Servis kontrol etsin bakarız. Eğer uygun ise ve onay verirlerse alabiliriz.” Ürünün orijinal kutusunda olması. Alımının üzerinden 1 gün geçmiş olması ve ürünün hiç açılmamış olması onlar için hiç bir şey ifade etmez.
Siz ise örneğin markanın büyüklüğüne aldanıp aldığınız ACER marka bir LCD monitor için kara kara düşünürsünüz “ne yapsam acaba…..”
turk-internet.com : Sektörde sizi zorlayan distribütörler hangileri?
Göktürk Kadıoğlu : Aslında her kurumu yönetenler ile kurum çalışanları temsil eder. Ancak kurumu temsil ettiklerini unutup, kendi egolarını temsil etmeye başlayanlar olabiliyor. Bu da bir zamanların en büyük ve popüler kurumlarının, zaman içinde gerilemeye baslamasına neden oluyor. Bu tür olaylar görüyoruz.
Son zamanlarda buna en güzel örnek olarak bir distribütör firmayı vermek istiyorum; İsmini bahsetmeyeyim ama bu firma bayi olarak bizleri kaale almaz. Bir ürünü iade etmek istesek, o zaman hemen şöyle bir cevap verirler “Biz sizden iade alamayız, ama son kullanıcı olsaydınız, alabilirdik” veya başka bir versiyon “Servis kontrol etsin bakarız. Eğer uygun ise ve onay verirlerse alabiliriz.” Ürünün orijinal kutusunda olması. Alımının üzerinden 1 gün geçmiş olması ve ürünün hiç açılmamış olması onlar için hiç bir şey ifade etmez.
Siz ise markanın büyüklüğüne aldanıp aldığınız ACER marka bir LCD monitor için kara kara düşünürsünüz “ne yapsam acaba…..”
Oysa dağıtıcı firmaya başvurduğunuzda, tüketici haklarından bahsetmeniz karşısında gayet rahat bir şekilde “Beni kızdırmanız size bir şey kazandırmaz. İşlemleriniz uzar, işiniz olmaz” diyen bir müşteri temsilcisi ile karşı karşıya kalırsınız. Zira müşteri temsilcisi artık sizi temsil etmemektedir. Onun yerine kendi egosunu temsil etmekle meşgüldür.
Siz ise ürünün markasına güvenir, onların adına satmak için malı alırsınız, parasını ödersiniz. Müşteriye satabilmek için dükkanı açar, masraflarını karşılarsınız. Ama dağıtıcı adına çalışan müşteri temsilcisi müşteri / bayi olarak sizi kaale almaz.
Haa bir de iyi örnek verelim.. Diğer taraftan Penta diye bir ana firma var. O kadar düzenli, o kadar bayi odaklıdır ki, bir ürünü alırsınız, müşteri iptal eder, paketi bile acılmamıştır, internet ortamında bilgi gecersiniz. 30 dakika içinde onayı gelir. Malı kargo ile yollarsınız da hesabınıza iade olur…..
İşte sizi 2 örnek siz olsanız hangisi ile çalışırdınız….
Saygı sevgiyi, sevgi dostluğu, dostluk dürüstlüğü getirir…. Saygı ve sevgi ile kalın….
turk-internet.com : Umarız bu anlatılanlar sektörde bazı firmaların kendilerine çekidüzen vermelerine yardımcı olur.



Kaynak : 