web analytics
Cumartesi, Temmuz 18, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa BİLİŞİM Yazılım Sektörü Haberleri

Bul Beni Bebek.. (bölüm 3)

Bebek rahimden çıkıp, Internette sefil bir Rava maili olarak dolaşıp kendi bilincini oluşturacak nöronları tohumlarken, en ufak bir yapay zekadan bile yoksundu. Her bulduğu yere bir nöron bırakıp yoluna devam ediyordu. Bu konuda ben dahil hemen, hemen herkes aynı görüşte. İlk evrimleşme süreci başarıyla tamamlandığında, tahminime göre Bebek rahimden çıkalı yaklaşık olarak iki yıl olmuştu.

Mehmet Emin Arı-Mehmet Emin Arı
19 Mart 2003
- Yazılım Sektörü Haberleri
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Hikayenin önceki 2 bölümünü Bul Beni Bebek.. ve Bul Beni Bebek..(bölüm 2) başlıkları altında okuyabilirsiniz.

İki yıl sonra yeteri kadar nöron oluşunca, (sanırım sayısı elli milyon kadardı) bunlar birbiriyle haberleşmeye başladı. Bu noktadan sonra Bebeğin yapay zekası emeklemeye başladı.

Emekleme aşamasında –ki bence en ilginç ve bilinmez aşamadır- Bebek (yani nöron topluluğu), bir mail olmaktan birdenbire vazgeçti çünkü mailler bir yere takılıyor, tıkanıyor ya da silinebiliyordu. Ayrıca kişisel kullanıcılar her zaman Internete bağlanmıyordu, malum telefon faturaları. O yüzden uygun ortam saydığı bilgisayar ağlarına göz dikti. Yirmi dört saat açık olan, kaynakları zengin ve sürekli İnternete bağlı ağları buldu. Bu kıstaslara uyan ağlar da tabi ki üniversitelerin ve büyük bankaların bilgi işlem merkezleri gibi yerlerdi. Buralar onun gelişmesi için çok uygundu, biyolojik deyimle ifade edersek buraları onun için uygun habitat oluşturuyordu.

İşin en garip tarafı, bu, Bebeğin oluşan bilincinin ilk seçimiydi. Ama daha çok mutfağın yerini öğrenmiş bir yavru kedi gibi davranmıştı, yani sadece koku almıştı.

Yuvalanma işlemi içinse bildik virüs taktiklerini kullandı ama bu süreçte, hiçbir zaman yuvalandığı sisteme en ufak bir zarar vermedi. Sadece nöron oluşturmak için kaynaklarını kullandı ama misafir olduğu yere zarar vermedi. Sistem eksilen kaynaktan dolayı elbette ki biraz yavaşlıyordu ama hiçbir şekilde çökmüyordu. Ve tabi insanlardan ve koruma programlarından çok iyi saklanıyordu.

Yaklaşık dört yıl süren ikinci safhada Bebek bulduğu zengin kaynakları kullanarak hızla akıllanmaya başladı. Nöron sayısı hızla arttı. Bazen Japonya’daki bir üniversitenin bilgisayar merkezinde laboratuarında, bazen de Güney Amerika bulunan bir bankanın bilgi işlem merkezinde epey bir serseri hayat sürdü. Sürekli nöron tohumluyordu. Çünkü ne kadar çok nöronu olursa o kadar akıllı olacaktı. Tabi sessiz ve derinden gidiyordu.

Bu süreç boyunca tam bir bilinçten yoksundu. Zararsız bir virüs gibi yaşıyordu ve tabi ki Anneden ve onun kulağına fısıldadığı kutsal görevden habersizdi.

Bebeğin bu evrimsel süreçte bir bilince sahip olması bu gün bile hala açıklanamamış bir şeydir. Tıpkı günümüzdeki biyologların ve evrim bilimcilerin insanı zihninin ve bilincinin evrimsel oluşumu hakkındaki çaresizliğine benzer bir açmaz içindeyiz.

Herkesin cevabını merak ettiği soruyu ben tekrar sorayım: Bebek nasıl akıllandı?

Kendi görüşüme göre benzer mekanizmalar benzer sonuçları üretir. Bir beyin hücresi bilinçten yoksun biyolojik bir mikro birimdir ama bu birimlerin oluşturduğu beyin bilinci oluşturur. Benzer şekilde bebeğin İnternette her yere dağılmış milyonlarca yapay nöronu bir şekilde bebeğin zihnini oluşturdu. Bunların her biri bilinçten yoksun ufak program parçalarıydı ama tümü Bebeğin zihnini oluşturuyordu. Tıpkı Termit kolonileri gibi. Binlerce karınca feromenlerle iletişime geçip ortak bir zeka oluşturuyordu. Sistem aynıydı.

Bebeğin birkaç kalıntısı üzerinde yapılan incelemeler bize hiçbir şey vermedi çünkü zihni tek yerde değildi. Bulduğumuz ölü aslında sadece bir tür girdi/çıktı (input/output) programıydı. Asıl zihinse Internette her yerdeydi, belki de oğlumun bilgisayarında bile vardı.

Bebek yaklaşık olarak bir buçuk yaşındaki bir çocuğun zekasına ve en önemlisi tarihte ilk görüldüğü şekilde bir yapay zeka bilincine sahip olduktan hemen sonra birdenbire “Annesini özlediğini” fark etti. Anne sevgisi bir başka tabi ki…

Bir şeyin altını çizmek istiyorum. Bebek zekası ve bilinciyle 18 aylık bir bebekten farklı değildi ama kendi doğal ortamında yani Internette, değme hacker onun eline su dökemezdi. Bebek kaynak kullanmak ya da nöron tohumlamak için bir sisteme girmekte hiç zorlanmıyordu. Bir balık için su neyse, Bebek için de bilgisayar ortamı ve Internet oydu. Bir sisteme girmek için düşünmüyordu, sadece su içindeki balık gibi o sisteme akıveriyordu.

Hikayenin tamamını

  • Bul Beni Bebek.. (2.bölüm)
  • Bul Beni Bebek.. (2.bölüm)
  • Bul Beni Bebek.. (3.bölüm)
  • Bul Beni Bebek.. (4.bölüm)
  • Bul Beni Bebek.. (5.bölüm)
  • Bul Beni Bebek.. (6.bölüm)
  • Bul Beni Bebek.. (7.bölüm)
  • Bul Beni Bebek.. (8.bölüm)

başlıkları altında okuyabilirsiniz.

Etiketler: Yazar
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Mehmet Emin Arı

Mehmet Emin Arı

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Çin’deki Bir Üniversitede “Yapay Zekayı Yanıltma” Sınavı Yapıldı
  • CarbonNature, Yapay Zekâ ve Uydu Verileriyle Doğanın Karbon Değerini Gelire Dönüştürüyor
  • Nato’nun Ankara’daki Zirvesinin “Siber Savunma” Boyutu
  • Palantir’in Siyasi Yaklaşımı, Müşteriler, Yetenekler ve Uzun Vadeli Büyüme Konusunda Endişelere Yol Açıyor
  • Yapay Zeka Halka Arz Patlaması, SBF Döneminden Sonra “Effective Altruism”e İkinci Bir Hayat Verebilir

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.