Zaman zaman sektörün genel müdürleri “yeni teknolojilerin yaratacağı iş modellerini ancak gençlerin belirleyebileceğini” söylerler. Bu nedenle de, özellikle GSM firmalarının çeşitli staj, eğitim programları ve yarışmalarla gençlere dokunmaya çalıştıklarını görüyoruz.
İşte bugün böyle bir hikaye anlatacağız. Bu hikayenin bir tarafında 28 yaşında pırıl pırıl bir genç iş adamı var. Babasının bayi olarak yer aldığı bu sektöre, boynuz kulağı geçer misali bir adım ileride giriş yapmış ve kendisine iş alanı olarak katma değerli servisler geliştirmeyi seçmiş.
Refik Çağlayan’ın dikkat çeker özelliği, Turkcell’in yeni mobil reklamcılık platformu olan TonlaKazan modelinin fikrini oluşturması. Turkcell- 4play Digital Workshop ortaklığıyla geliştirilen servis, hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz günlerde yapılan Dünya GSM Konferansı’nda ülkemize mobil pazarlama ve reklam alanında birincilik getirmişti. Çağlayan ile şirketini, geliştirdiklerini ve mobil alandaki servislerin durumunu konuştuk:
turk-internet.com : Ülkemizde zengin bir katma değerli servis eko-sistemi var. Size göre neden böyle?
Refik Çağlayan : Katma değerli servisler sadece mobil sektörde değil, genel olarak ülkemiz firmalarının başarılı olduğu konuların başında geliyor. Çünkü “ana değeri” üretmede biraz geriden geliyoruz. Maalesef donanım üretemeyen, büyük yazılımları geliştirme sürecine ayak uyduramayan bir ülkeyiz. Ama mevcut değerler üzerine kendimizden bir şeyler katabilen, kolaylıkla ek yaratabilen bir yapımız olduğunu düşünüyorum.
Mobil tarafta da, yazılım ve donanımlar üzerine inşaa edilen katma değerli servisler, geliştirilmesi kolay olması ve pazarlama-iletişim-sohbet-eğlence gibi başlıklar içermesi nedeniyle bize en uygun alan bana göre.
Turk-internet.com : Siz bu alana nasıl girdiniz?
Refik Çağlayan : Bizim 1996 senesinden beri cep telefonu ve GSM ürünleri satışı yaptığımız bir aile şirketimiz var. O vesileyle sektörün içindeydim. Daha sonra (bilgisayar mühendisliği okurken) Turkcell’de staja başladım. Katma değerli servisler bölümde çalıştım.
O zamanlar Katma değerli servis pazarı dünyada da yeni yeni kuruluyordu. Turkcell’de staj yaptığım bölüm de gayet keyifli bir yerdi. Staj bittikten 2-3 ay sonra, daha henüz 2.sınıfta okurken, şirkette part-time çalışmamı teklif ettiler. Bu dönem 2 yıl sürdü. Benim sektörel araştırma yaptığım bir dönemdi. Bayağı bir bilgi birikimi edindim. Hatta o zamanlar Türkiye’de bu konuları bu kadar yoğun araştıran belki de tek insandım.
2 yılın sonunda mecburen ayrıldım, okulu bitirmek için. Sonra ki dönemde de Turkcell’e mobil içerik sağlamaya başladım. Bizim sektörün en iyi kısmı gelir paylaşımı ile çalışılıyor olmasıdır. Ben de bu sayede sıfır maliyetle sektöre girdim diyebilirim.
O esnada 4play Digital Wokshop’u kurdum. 2007 ile birlikte Turkcell ile ilk temasım TonlaKazan projesi ile oldu.
Turk-internet.com : Bu fikir nasıl çıktı? Daha doğrusu uzun zamandır birileri, reklam dinleme karşılığı telefon dakikasından bahsediyor ama bir türlü uygulanamadı. Burada farklı olan nedir?
Refik Çağlayan : RingBackTone’u (Türkiye’de ki adıyla ÇalarkenDinlet) reklam mecrası olarak kullanma fikri aslında 2001’den beri bütün dünyada konuşulan bir konuydu. Ama nasıl yapılacağı, ya da nasıl kullanılacağı bir muammaydı. Arayan kişinin profilini tespit edene kadar geçecek sürede reklamın kime ve nasıl dinletileceği gibi çözülemeyen sorunlar vardı. Sonuçta tüm bu işlemlerin gerçek zamanlı olması lazım. Malum; arayan kişinin profiline göre bir reklam dinletmek gerekiyor
Bizim yaptığımız ise bunların tersi oldu… Arayan kişinin profili önemli ama bize göre aranan kişinin profili daha önemli. Aranan kişi ile arayan kişi hemen hemen aynı demografik özelliklere ve beğenilere sahip. Mesela gözlemlerimize göre arayanla aranan arasında lokasyon benzerliği % 90 ve üzerinde, eğitim % 75, ve yaş da aynı bunun gibi. Yani aranan kişinin profilini bilirsek, reklamı dinleyecek kişinin de profilini bilmiş oluyoruz. Aynı sosyal ağlarda var olan kişiler benzer özelliklere sahip oluyorlar.
Yani biz servisi –herkesin düşündüğünün aksine– arayana değil, aranan kişiye göre tasarladık.
Aslında bu fikri şöyle özetleyebiliriz; Müşterilerimiz sevdikleri markaların tanıtımlarını, kendi sosyal çevrelerine yapan mikro medyalarımız oluyorlar veya başka bir deyişle “bireysel medyacılık”.
Turk-internet.com: Özetle, farklılık mobil reklamcılığa yaklaşım şekli oldu.
Refik Çağlayan : Evet, aslında yaptığımız yenilik işin teknolojisinden çok felsefesi ile ilgili bir yenilik.
Burada “Markalar sosyal topluluklar içersine kendi temsilcilerini sokmuş” oluyorlar.. Buradaki reklamlar arkadaşınızın tavsiyesi gibi. TV’da öyle değil. Örneğin; TV reklamı bana özel yayınlanmıyor. Ama burada dinletilen müzik yakın bir arkadaşımın yada tanıdığın tercihi…Yani tam olarak ben seçiyor oluyorum.
Röportajın devamını Çağlayan : TonlaKazan’da Müşteri Şikayetleri ‘Bana Reklam Kalmamış’ Şeklinde Oluyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 