Röportajın ilk bölümünü Refik Çağlayan : Tonla Kazan ile Markalar Sosyal Networkler içine Kendi Temsilcilerini Sokmuş Oluyor – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
2005’li yıllarla birlikte sözü daha fazla edilmeye başlanan “Katma değerli servisler” içinde bulunduğumuz yıllardan sonrası için, mobili ya da sabiti ile telekom sektörünün kurtarıcısı olarak görülüyor. Çünkü ses gelirleri öylesine düştü ki.
Mobil bankacılık, mobil pazarlama, mobil reklamcılılık ise mobil taraftaki en popüler sözcükler. Bu nedenle Turkcell’e Tonla Kazan ile dünya ödülünü getiren uygulamayı, fikri oluşturan Refik Çağlayan ile konuşmayı sürdürüyoruz.
turk-internet.com : İşin teknolojisini kim geliştirdi?
Refik Çağlayan : Bu projede 4play olarak biz, servisin altyapı tarafında Kokteyl ile çalıştık. Kokteyl, web ve mobil servislerin altyapıları konusunda gerçekten uzman ve büyük bir firma… Yaklaşık 1 senemiz servisi geliştirmekle geçti. Ama asıl zorluğu mayıstaki lansman sonrası yaşadık.
Turk-internet.com : Ne zorluğu? Teknolojisiyle mi ilgili? Firmalar arasında işbirliğinde mi zorluk oldu?
Refik Çağlayan: Açıkçası bu yeni reklam modelini markalara anlatmak biraz zor oldu. Ama bu zorlu süreci çabuk atlattık diyebilirim. Şu ana kadar 70’den fazla markayla çalışma fırsatı yakaladık
İş birliği konusunda şunu söylemek isterim: Turkcell’de bu işe 5 farklı bölüm dahil oldu. Toplamda 4 farklı firma, sanki tek bir bölüm, tek bir firmaymış gibi çalıştık. Herkes işin içindeydi ve genel bakış açısı “biz bu işi nasıl yaparız” idi. Sonuçta bu bir Turkcell servisi, ama satarken, geliştirirken de birlikte çalıştık. Ödül de bu şekilde yani alttan yukarıya doğru beslenen bir çalışmanın sonucunda geldi.
Genel bir yargı vardır, büyük firmalar hantal olur diye. Turkcell hantal değil. O dev yapının içinde yer alan çalışanlar da heyecanlandıklarında, en az sizin kadar, birlikte çalışıp bir şeyler üretmek istiyorlar.
Turk-internet.com : Peki buradaki gelir modeli nedir?
Refik Çağlayan : Beraber yorulmak ve beraber kazanmak yani (kazan-kazan) gelir paylaşımına dayalı bir iş modelimiz var .
Aslında bu iş modeli, Turkcell ve sektörde ki nerdeyse tüm firmalar tarafından benimsenmiş bir model.
Örneğin Turkcell’in 20 kadar mobil pazarlama ajansı var. Bunlar çok başarılı ajanslar, Türkiye’deki hemen hemen tüm markalara dokunuyorlar. Mobil pazarlama ve reklam envanterini markalara tanıtıyorlar, satıyorlar. IVR, mobil çekiliş, yolla kazan gibi. Bu servis de bunlardan birisi.
Turk-internet.com : TonlaKazanda ne kadar abone var ve bu servisten markaların ya da müşterilerin şikayeti gibi bir şey oluyor mu? Müşteri şikayetleri ile kim ilgileniyor?
Refik Çağlayan : Şu an 400.000 abonemiz var. Bu 400.000 kişi reklamlarımızı ayda 10-12 milyon tekil kişiye ulaştırıyor.500 milyon saniye sürelik bir mecra yaratıyor.
Her serviste olduğu gibi bu serviste de müşteri şikayetleri oluyor. En çok özen gösterdiğimiz konu müşteri memnuniyetini arttırmak. Çünkü burada müşteri dediğimiz kişiler, bize mecrasını kiralayan kişiler. Yani müşteriden ziyade iş ortaklarımız. TonlaKazan, bugün 400.000 tane iş ortağı olan ve iş ortaklarıyla gelir paylaşımı yapan bir platform diyebiliriz.
Aboneler doğrudan temasa geçip şikayetlerini veya önerilerini bildirebiliyorlar. Hem doğrudan hem de Turkcell Çağrı Merkezi üzerinden bizimle iletişime geçebiliyorlar.
Müşterilerin tek sıkıntısı genelde “bana reklam kalmamış”, “başkaları benim istediğim reklamı almış” gibi şikayetler oluyor. Reklam sayısı arttıkça bu tarz çağrılar da azalıcaktır.
Bu serviste biz reklamvereni, reklam dinletimi başına ücretlendiriyoruz. Bunun da adına CPL (cost per listening) diyoruz. Fakat CPL kavramının detayları var. Örneğin bir reklam 5 saniyenin altında bir süre dinletilmişse reklamveren buna para ödemiyor. Ancak 5 saniyenin üzerindeyse ücret ödüyor.
Ama reklamı dinleten abonelerin bu süreyle bir ilgileri yok. Onların kontör kazanmaları için yapmaları gereken tek şey, gelen çağrılara cevap vermek. İsterlerse 2. saniyede açsınlar, isterlerse 30. saniyede.
Yani bu serviste kullanıcının davranış şekli ile markanın ücretlendirme politikası farklı. Kritik bir mecra. Zaplama yok. İşin doğal sürecini bozarsak herşey bozulur. Önemli olan mevcut kullanıcı alışkanlıklarını etkilemeden, araya tavsiye niteliğinde ki bu reklamları koyabilmek.
Turk-internet.com: Müşteri ne kazandığını nasıl kontrol ediyor?
Refik Çağlayan : TonlaKazan ve diğer mobil reklam modelleri genelde hem markanın, hem de müşterinin yararına yani fayda sağlamalarına yönelik işliyor.
Eğer ki müşteri tarafında bir gelir, fayda söz konusuysa bu verileri kendileri ile şeffaf bir şekilde paylaşmanız gerekiyor.
Müşteri kendi hesabını Web ya da Wap’tan seçiyor ve kontrol ediyor. Kaç kontör kazanmış, hangi kampanyadan kazanmış hepsini görebiliyor. SMS ile de tüm bu işlemleri yapması mümkün. Hangisi kolayına geliyorsa onu kullanıyor.
Röportajın devamını 4play, Mobil ve İnternet’in Kesişimine Odaklandı ama İşin Teknolojisiyle Değil Felsefesiyle Uğraşıyoruz başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 