Röportajın ilk bölümünü Cahit Paksoy : Datateknik, Exper ile Masaüstü üretiminde Türkiye Birincisi – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Sırası gelmişken, Türkiye’deki Bilişim sektörüne nasıl bakıyorsunuz? Sizce ne durumda?
Cahit Paksoy : Türkiye’de, Telekom hariç sadece IT sektörünün bu yılki cirosunun 7 ila 7.5 milyar dolar olması bekleniyor ki, bunun büyükçe bir bölümü donanımdan oluşuyor. Yüzde 60’ı donanım. Bu oran Avrupa’da ise tam tersi bir yönde. Orada yüzde 60 yazılım ve servisten oluşuyor. ABD’de ise donanım yüzde 20 civarında.
Buna karşılık; kişi başına yapılan harcamayla ABD dünyada bir numara. Avrupa onun yüzde 25’i kadar, biz ise Avrupa’nın 5’te 1’i kadarız. Aramızda böyle bir kopukluk, dolayısıyla büyüme potansiyeli var. Bu sektör şimdi çift haneli büyüyor. Çünkü dediğimiz gibi gelişmek potansiyeli olan pazarlardan biri.
Büyüyen iş kollarında IT tarafından son 5 yuılda yapılan büyük yatırıma karşın, evlerde bilgisayarlaşma oranı hala yüzde 30’lar civarında. Bugün internete bağlı insanların sayısına bakarak bunu anlayabiliriz.
Ama hükümet çok olumlu bir şey yaptı. Bilgisayarları okullara götürdüler. Çocuk okulda görüyor. Eve gidip istiyorum diyor. Son dönemde fiyatlar da çok aşağıya çekildi. PC fiyatları 300 dolardan başlıyor. Günümüzde insanlar çok daha rahat bilgisayar sahibi olabiliyorlar.
turk-internet.com : Bu görüntünün Datateknik açısından değerlendirilebileceğini düşünüyor musunuz?
Cahit Paksoy : Gelişmekte olan ülkelerin teknoloji açlığı üst düzeyde. Son 2 yıldır bilgisayar satışları hızlandı. Fiyatlarda görülen düşme ve hızlı internetin devreye girmiş olması bunu etkiliyor. Türkiye’de her sene 2 ila 2.5 milyon adet bilgisayar satılıyor. Bunların yenilenme sürelerine 3 yıl derseniz, Bugün Türkiye’de yaklaşık 7 milyon bilgisayar olduğunu hesaplarsınız. Bunu Türkiye’nin nüfusuyla karşılaştırırsanız, daha doyuma ulaşmasına çok var. Daha gidilecek çok yolumuz var.
Bunu sağlayacak 2 iyi koşul var. Bir tanesi, bence hükümetin politikası iyi. Dediğim gibi okullardan başlayarak bilgisayarlaşmayı destekliyorlar. 2ci durum ise fiyatların çok düşmüş olması.
Ancak biz ülke olarak, bilgisayar için ihtiyaç tanımını çok doğru yapamıyoruz. İhtiyacımızdan ziyade moda olan şeyleri tercih ediyoruz. Ve bu nedenle de kullanmadığımız bir çok özellik için de bir dünya para ödüyoruz. Bugün, her ne kadar fiyatlar aşağıya doğru seyretse de, taşınabilir bilgisayarlar daha pahalı.
Biz, Datateknik olarak ürettiğimiz PC’lerle, bilgisayarlaşma için en uygun modeli geliştiriyoruz. Bu yıl 250 bin adet Exper üretmeyi planlıyoruz. Hedefimiz üretimimizi 300 bin adete çıkarmak.
turk-internet.com : Bu PC’leri dağıtımınız nasıl oluyor?
Cahit Paksoy : Dağıtım yapılan, 2000 bayilik bir kanal var. Bu sayıya göre kendi bayilerimizin sayısı daha az. Bizim, kendi bayilerimizi artırmaktan ziyade nitelik ve niceliklerini artırmak gibi bir niyetimiz var.
turk-internet.com : Üretimin yüzde kaçı yerli / yabancı?
Cahit Paksoy : Biz işlemci gibi parçaları alıyoruz. Burada ilave üretim malzemelerini koyuyoruz. Kalite konusunda kurulduğundan beri çok titiz bir marka Exper. Kullanıcılar ve bilgisayar konusunda fikir önderi olan tüm insanlar bilir, Exper yüksek kalitede, sorunsuz bilgiyarlar üretir. Kasasından klavyesine, tüm donanımından, satış sonrası hizmetlerine kadar her alanda kalitedir Exper.
Bu arada başka bir şey daha yapıyoruz; vatandaşın ihtiyacına uyan en iyi tarifi yapıyoruz. Yani bu bir yemek tadı gibi. Biz, müşterilere “daha uygun” bilgisayarlar üretiyoruz. Ve biz şuna da inanıyoruz ki, şayet içeride üretim olmasa bu kadar üst düzey teknolojiler Türkiye’ye gelmez. Mesela bakarsanız Intel’in en son 9300-9500 chip setlerini kullanıyoruz.
turk-internet.com : Arap ülkeleri, Bulgaristan gibi Ülker’in mal sattığı ülkelerde bu sinerjiyi kullanarak bir takım çalışmalar gerçekleştirmeyi planlıyor musunuz?
Cahit Paksoy : Hedefimizde, önce kendi coğrafyamızda köklerimizi güçlendirmek var. Önümüzdeki 5 yıl içerisinde pazarın yüzde 25 ila 35’lik bölümünü kontrol etmek istiyoruz. Bunu Datateknik’in çalıştığı tüm alanlarda gerçekleştirmek istiyoruz.
Diğer yandan, Yıldız Holding’in bahsettiğiniz bölge ülkelerinde bir etki alanı var. Biz bu sinerjilerden faydalanmaya çalışıyoruz, ama neticede ayrı bir iş yapıyoruz. Ülker gıdada 1940’lı yıllardan bu günlere gelmiş, biz bilişim grubunu 15-20 yıllık yeni bir mazimiz var. Onun için önce kendi bölgemizde güçlü olarak ilerlemek istiyoruz.
Röportajın devamını Cahit Paksoy : Satın Alma ve Birleşmeler Üzerinde Çalışıyoruz – 3 başlığı altında okuyabilirsiniz.

Kaynak : 