iPhone gelecek hafta piyasaya çıkıyor. Çok heyecan verici bir cihaz olan bu telefonun meraklıları şimdiden bayram ediyorlar ama 3G teknolojisi olmadan bu telefonun özelliklerinden tam anlamıyla yararlanmak mümkün değil.
3G ihalesi ise, geçen yıl yapılmış, ancak sadece Turkcell girdiği, Avea ve Vodafone “numara taşınabilirliği”ni neden göstererek girmedikleri için iptal edilmişti. Bakanlar Kurulu 1 eylül tarihinde yeni ihalenin önünü açacak olan yetkilendirme kararını aldı. Önümüzdeki 6 ay içinde 3G ihalesi yenilenecek.
Bu 2 konuda, yani numara taşınabilirliği ve 3G teknolojisine ilişkin şartları sağlamasıyla ilgili son gelişmeler konusunda Turkcell Katma Değerli Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Serdar ile görüştük ;
turk-internet.com; Ulaştırma Bakanlığı’nın, 3G teknolojisine ilişkin şartları sağlamasıyla ilgili son gelişmeler neler? Turkcell cephesinde ne gibi gelişmeler, hazırlıklar yaşanıyor? Kısaca bilgi verebilir misiniz?
Cenk Serdar; Ulaştırma Bakanlığı’nın tüm operatörlere verdiği yatırım hedefi doğrultusunda Turkcell olarak çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Turkcell olarak, kurulduğumuz günden bu yana yaptığımız lisans bedeli hariç 7,8 milyar dolarlık yatırımla en yaygın kapsama ağını kurduk ve Türkiye nüfusunun %98,38’ini kapsama altına aldık. Tüm Türkiye’ye yayılan 14 bini aşkın baz istasyonumuzla, Temmuz ayı itibariyle 2000 ve üzerinde nüfusu olan 2.455 yerleşimin %100’ünü kapsayan Türkiye’deki tek GSM operatörü konumunda bulunuyoruz.
2007 yılı Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre, 2.263 beldenin 2.259 adedinde, yani %99,82’sinde Turkcell kapsaması bulunuyor. Turkcell olarak, Türkiye’deki toplam 33.849 köyün 28.076 adedini, yani tüm köylerin %82,94’ünü de kapsıyoruz. Nüfusu 2.000’in altında olan 29.097 yerleşim yerinde Turkcell’in kapsaması bulunuyor.
Yaptığımız yatırımlarla Türkiye’nin her köşesine hizmet götürmek üzere çalışıyoruz. Bu yıl içinde nüfusu 1000 ve üzerinde olan tüm yerleşim yerlerinde Turkcell hizmet veriyor olacak. Nüfusu 1000 ile 500 arasında olan yerleşimler için de tüm yatırım planlarımızı yaptık.
Turkcell olarak 3. Nesil (3G) iletişim teknolojisiyle ilgili hazırlıklarımızı 4 yıldır sürdürüyoruz. Lisansların dağıtımının ardından en kısa sürede 3G’yi hayata geçirmek için altyapı çalışmalarının yanı sıra, yeni uygulamalar ve hizmetleri de Turkcell müşterilerine sunmak üzere hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.
Lisans ihalesinin, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım ve Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Sayın Tayfun Acarer’in de belirttiği gibi bu yılın sonuna kadar yapılmasını öngörüyoruz. İhale sürecinin başlaması için Bakanlar Kurulu’nun yetkilendirme kararını bekliyoruz.
turk-internet.com; Türkiye’de uygulanacak olan mobil geniş bant hızı ne olacak? Bu bütün operatörlerde standart mı olacak?
Cenk Serdar; 3G teknolojisindeki gelişmelerle, bugün şebeke tarafında 14,4 Mbps’a kadar olan hızlara ulaşmak mümkün. Kısa bir süre sonra 28,8’i, hatta birkaç yıl sonra 100 Mbps’ları göreceğiz. Mobil telefonlar ve data kartları da 7,2 Mbps hızına ulaşmış durumda. Bugün 7,2 Mbps hızıyla bir örnek verirsek, 700 MB bir DivX sinema filmini, EDGE hızıyla yaklaşık 6,5 saatte indirirken, 7,2 Mbit HSDPA ile yaklaşık 13 dakikada indirebileceğiz.
Dünya örneklerinde 3G’yi destekleyen operatörlerin şebekelerinde farklı hızları desteklediklerini görüyoruz. Turkcell olarak 3G’de de müşterilerimize en iyi deneyimi yaşatacak, en kaliteli ürün ve servisleri sunma hedefiyle hazırlıklarımızı yapıyoruz.
turk-internet.com; Bu teknoloji Türkiye’nin her yerini kapsayacak mı?
Cenk Serdar; Türkiye’de nüfusun yüzde 98,38’ini kapsama alanına alan 2G yani GSM altyapımızın tümü 3G uyumlu. 3G için sıfırdan bir yatırım yapmamız gerekmeyecek. Var olan 2. nesil yani GSM şebekesi üzerine yapılacak eklemelerle 3G şebekesi kurulabiliyor. Turkcell olarak lisansların dağıtımının ardından en kısa sürede 3G’yi hayata geçirmek için hazırlıklarımızı yaptık, ihale şartnamesindeki şartları da dikkate alarak belli bir yayılım planı dahilinde 3G kapsamasını sağlayacağız.
turk-internet.com; 3G ihalesini geciktiren temel faktörler nelerdi? Bunlar tamamıyla ortadan kalktı mı?
Cenk Serdar; 7 Eylül 2007 tarihinde yapılan ihale, yeterli rekabet ortamının oluşmaması nedeniyle iptal edilmişti. Ulaştırma Bakanlığı’nın, 3G’nin Türkiye’de uygulamaya girmesi için numara taşınabilirliğinin başlatılması ve kapsama alanının genişletilmesi hedefleri doğrultusunda bu iki alanda yoğunlaşıldı.
Numara taşınabilirliğiyle ilgili tüm operatörler hazırlıklarını sürdürüyor. Turkcell olarak biz de numara taşınabilirliği ile ilgili çalışmalarımıza zaman planına uygun olarak devam ediyoruz. Uygulama, 9 Kasım 2008 günü hayata geçecek.
Kapsamayla ilgili olarak Ulaştırma Bakanlığı’nın istediği tüm yükümlülükleri yerine getiriyoruz. Temmuz ayı itibariyle, 2000 ve üzerinde nüfusu olan 2. 455 yerleşim yerinin yüzde 100’ünü kapsama alanımıza dahil ettik. 2008 yılı içinde nüfusu 1000 ve üzerinde olan tüm yerleşim yerlerinde hizmet veriyor olacağız. Nüfusu 500 ile 1000 arasında olan yerleşim yerleri için de, geleceğe yönelik tüm yatırım planlarımızı yaptık.
Biz, 3G ihalesinin gerçekleşmesi için hedeflenen tüm şartları yerine getirdiğimize inanıyoruz. Bu noktadan sonra bu hedeflere ulaşmada gecikme yaşayan operatör varsa, ülkemiz şartlarının da bu teknolojiye hazır olduğunu dikkate alarak, 3G teknolojisine daha fazla gecikmeden geçileceğine inanıyoruz. İhale sürecinin başlaması için Bakanlar Kurulu’nun yetkilendirme kararını bekliyoruz.
turk-internet.com; Numara taşınabilirliğinde gelinen nokta nedir? Turkcell, teknik olarak hazırlıklarını tamamladı mı?
Cenk Serdar; Veri tabanı ve teknik altyapıyla ilgili hazırlıklarımız zaman planına uygun olarak devam ediyor. Başından beri söylediğimiz gibi, burada en önemli nokta, tüketicilerin herhangi bir mağduriyet yaşamaması için uygulamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesidir.
Numara Taşınabilirliği’ne yönelik tüm iş süreçlerinin Turkcell altyapısına olan entegrasyonu Turkcell Teknoloji tarafından hazırlandı.
turk-internet.com; 3G teknolojisinin Türkiye’ye maliyeti nedir? Bu teknolojinin Türkiye’ye maddi olarak sağlayacağı getiri tahminen nedir?
Cenk Serdar; 3G teknolojisinin getireceği hızlı mobil internetin Türkiye’nin geleceğe açılan kapılarından biri olduğunu düşünüyoruz. Çünkü mobil internette ulaşacağımız bu hızla birlikte müşterilerimiz daha gelişmiş ürün ve hizmetleri hareket halindeyken de kullanma olanağı yakalayacak. Hızlı mobil internet ile başta sağlık, eğitim ve e-devlet hizmetleri olmak üzere, üretim ve hizmet sektörlerinin tümünü etkileyecek uygulamalar devreye girebilecek. 3G, Türk ekonomisine de bilgi birikimi, teknoloji kullanımı, ihracat, istihdam ve nitelikli işgücü açısından büyük katkı sağlayacak. Hızlı mobil internetin gelmesi, telekomünikasyon sektöründe belli bir hareket yaratmakla kalmayıp yerli yazılım ve altyapı sektörünü büyütecek, içerik üreten yerli şirketler ise yepyeni bir pazara kavuşacak.
3G teknolojisinin maliyetini ve getirisini rakamsal olarak bugünden hesaplayabilmek mümkün olmasa da, Avrupa’da yapılan çalışmalarda GSM abone sayısında oluşacak yüzde 10’luk artışın, gelişmekte olan ekonomilerde gayri safi milli hasılayı ortalama yüzde 1,2 oranında artırdığı görülüyor.
3G ile, kapasite açısından 2G’ye yapılan aynı yatırımla daha fazla kapasite elde etmek de mümkün. Bu nedenle 3G genişbant teknolojisinin daha verimli olduğunu söyleyebiliriz. Biz 3G teknolojisini, tüketiciye özellikle hızlı mobil internet başta olmak üzere hızlı veri akışı ile desteklenen birçok katma değerli hizmetler sağlayacak, uzun vadeli bir teknoloji yatırımı olarak görüyoruz. Üstelik 3G teknolojisinin sağladığı verimlilik sayesinde tüketicinin bu hizmetlerden daha uygun şartlarla yararlanmasını bekleyebiliriz.
3G verimlilik açısından avantajlı, ancak burada asıl yükü, mobil iletişimdeki vergiler oluşturuyor. Türkiye’de mobil iletişim üzerindeki ağır vergi yükü, lokomotif görevi gören ve önemli bir büyüme trendinde olan iletişim sektörünün önünde ciddi bir sorun. Özellikle sabit internet erişim hizmetlerinde %15 olan Özel İletişim Vergisinin 3G ile birlikte yaygınlaşacak mobil internet erişim hizmetlerinde %25 düzeyinde olması tüketicinin aleyhine bir durum oluşturmaktadır. Mobil internet erişiminde, sabit internette hiç olmayan Hazine Payı da maliyet farkı yaratan ikinci bir kalem olarak karşımıza çıkıyor. Bu bakımdan öncelikli olarak mobil ve sabit sektörler arasında vergi eşitliği sağlanması çok önemli.. Bu ilave imkanın fiyatlara yansıması, mobil internet erişiminin ülkemizde daha da yaygınlaşarak internet penetrasyonunun artmasında, dolayısıyla bilgi toplumu olma yönündeki hedeflerimize ulaşmada önemli katkısı olacaktır. Hızlı mobil internet ve vergideki indirimi, kayıtlı ekonominin büyümesine de katkı sağlayacaktır. Bu iki önemli etken, Mobil Ödeme gibi servislerin kullanımını yaygınlaştırarak ekonominin kayıt altına alınmasını da teşvik edecektir.



Kaynak : 