Bu soruyu kaçıncı defadır yayınlıyoruz[1] ama hala bir kesin mutabakat yok. Yine de, Dünya Sağlık Örgütü (WHO), yeni yayınladığı bir basın bülteninde, kloroform ve motor egzoz dumanlarının yanısıra, cep telefonlarının yaydığı radyasyonun da kanser nedeni olabileceğini açıkladı[2].
14 ülkeden 31 bilim adamının cep telefonları konusundaki araştırmaları tek tek incelemelerinin arkasından varılan sonuçtan sonra WHO tarafından açıklamanın yapıldığı belirtiliyor. Ekibin, “insanlara kanserojen etki yapabilir” sonucuna varmak için yeterli delil bulduğu açıklandı.
Ne tür deliller bulundu derseniz, beyin tümörlerinde ya da beyin kanserlerinde artış olduğuna dair delillerden bahsediliyor. Ama diğer çeşit kanserlerle ilgili bulgu yok. Yine de uzmanlar, çevresel sonuçların ancak bir kaç 10 yılda görülebileceğini ve bu konuda karara varmak için henüz yeterli sayıda örnek oluşmadığını hatırlatıyorlar.
Araştırmalar içinde en geniş olanı 2010 yılında açıklandı. Bu araştırma, 10 yıldan uzun süre cep telefonu kullanıldığında, beyin tümör oranının 2 katına çıktığı sonuçlarını veriyor.
Gerçi bilim adamları cep telefonlarından gelen radyasyonun iyonizasyon yapmayan radyasyon cinsi olması nedeniyle kanser yapmayacağını iddia ediyorlar[3]. Bu radyasyon daha çok mikrodalga fırınların yaydığı radyasyona benzetiliyor ama bu tür radyasyonun da aynen yiyeceklerin piştiği gibi, beyni pişirebileceği iddiası var.
Tabi kablosuz endüstri konuya hemen tepki gösterdi ve WHO araştırmacılarının yeni bir araştırma yapmadıklarını ve ellerindekileri gözden geçirerek yorum yaptıklarını hatırlattılar.
Ama uzmanlar bu konuda kesin bir bulgu olmasa da, halkı uyarmak gerektiği düşüncesindeler.
Bu konuda American Cancer Society:
“IARC çalışması henüz tamamlamadı ve kesin bir veri yok. Mevcut bulunan cep telefonu ve elektromanyetik alanlar için uluslararası önlemler hala geçerli. Cep telefonlarının kanserle ilişkisi için yeterli kanıt yok”
açıklamasında bulunurken, Uluslararası Kablosuz İletişim Birliği:
“Kansorejen maddeler arasında, cep telefonları yanında turşu ve kahve de yer alıyor.”
dedi. GSMA Enerji ve Sürdürülebilirlik Birimi Direktörü Jack Rowley ise şöyle konuştu :
“Cep telefonlarının kanser ile ilişkilendirilebilmesi için yeterli kanıt yok. Bu kapsamlı araştırma kapsamlı öneriler sunuyor ancak hayvanlar ve hücreler üzerinde yapılan bir çalışmadan istikrarlı destek sağlamıyor. Geçtiğimiz 10 yılda bağımsız uzmanların dünya çapında yaptığı bilimsel incelemeler (Dünya Sağlık Örgütü de dahil) şu sonuca vardı ki; Cep telefonları ve baz istasyonları için geçerli mevcut güvenlik standartları, yerleşik sağlık problemlerine karşı insanları koruyor.”
İngiltere Kanser Araştırma Cemiyeti’nin Sağlık Bilgileri Başkanı Ed Young:
“DSÖ bildirisinin endişeye mahal vermeyen bir açıklama. Bence insanlar endişe etmemeli çünkü değişen ya da farklı olan bir şey yok. Ayrıca hiç kimse açıkçası cep telefonlarından yayılan radyasyonun kanser riskini nasıl etkilediğine dair açık bir fikri yok.
Ülkemizde ise Teknoloji Bilgilendirme Platformu Başkanı Serhat Özeren, Dünya Sağlık Örgütü’nün cep telefonlarıyla ilgili açıklamaları üzerine yaptığı değerlendirmede, mobil teknolojilerin başta afet, sağlık ve diğer acil konularda sağladığı erişim imkanıyla günlük hayatımızın en önemli unsurlarından biri olduğunu söyledi. Özeren,
“Her yeni teknolojide olduğu gibi mobil teknolojilerin hayatımıza kattığı değeri iyi anlamak, verimli ve doğru kullanmak gerekir. Cep telefonları birçok kez hayat kurtaran bir unsurdur. Ama her konuda olduğu gibi doğru kullanım alışkanlıkları edinmek, bu kapsamda bilinçlendirme çalışmaları yapmak son derece önemlidir. Örneğin kulaklık kullanmak gibi… Bilim adamlarının cep telefonuyla uzun konuşulması gerektiği durumlarda kulaklık kullanılması öneriliyor”
dedi*. Dünya Sağlık Örgütü Kanser Araştırmaları Kurumu’nun cep telefonlarıyla ilgili yaptığı sınıflandırmanın kanser riski ile cep telefonu arasındaki ilişkinin yakından izlenmesi gerektiği anlamına geldiğini belirten Özeren, aynı sınıflamada “turşu ve kahve”nin de bulunduğunu hatırlattı.
[1] Cep Telefonu Kanser Nedeni mi, Değil mi? Tartışmalar Sürüyor
[2] IARC CLASSIFIES RADIOFREQUENCY ELECTROMAGNETIC FIELDS AS POSSIBLY CARCINOGENIC TO HUMAN

Kaynak : 