Özelleştirme sonrasında sürekli gündemde olan “imtiyaz sözleşmesindeki şerh”, “gizli ortak”, “bürokratların yönetim kurulu üyeliği” gibi konuları takip eden ve bir süredir çeşitli açıklamalarda bulunan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında,
“Telekom bünyesindeki kamu yetkilerini kötüye kullanarak, organize şekilde çıkar örgütlenmesi içine girme ve kamuyu zarara uğratma”
iddiasıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.
Atilla Kart, aralarında Türk Telekom A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Hariri, Başbakanlık Müsteşarı, Türk Telekom Denetim Kurulu üyesi Efkan Ala, TRT Genel Müdürü ve Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkan Vekili İbrahim Şahin, Türk Telekom Yönetim Kurulu Üyesi Abdullah Tivnikli, Sivil Havacılık Genel Müdürü ve Türk Telekom Yönetim Kurulu üyesi Ali Arıduru’nun da aralarında bulunduğu 11 kişi hakkında yaptığı suç duyurusuyla ilgili olarak TBMM’de bugün bir basın toplantısı düzenledi.
İmtiyaz Sözleşmesindeki Şerh
Atilla Kart, basın toplantısında Türk Telekomünikasyon A.Ş’nin yüzde 55’inin, özelleştirme sonucunda kasım 2005’te Lübnan kökenli Oger Telekomünikasyon A.Ş’ye devredildiğini, daha sonra Türk Telekom ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) arasında imtiyaz sözleşmesi imzalandığını hatırlattı. Kart, Danıştayın bu sözleşmenin 38. maddesini
“Sözleşmenin sona ermesi veya yenilenmemesi halinde, Türk Telekom sisteminin işleyişini etkileyen, tüm teçhizat ve fonksiyonlarıyla ve teçhizatın kurulu bulunduğu taşınmazlarla birlikte kuruma devredilir”
diyerek değiştirdiğini, Oger grubunun sözleşmeyi, şerh koyarak imzaladığını söyledi[1]. Danıştaya açılan daha sonucunda şerhin iptal edildiğine [3] işaret eden Kart, ancak yargı kararı üzerinden 4 yıla aşkın bir süre geçmesine ve Devlet Denetleme Kurulunun 2010 tarihli raporuyla tespit edilmesine rağmen, bu yargı kararının uygulanmadığını belirtti[2].
Telekom sektöründeki mobil ya da sabit telekom operatörleri, devlet ile bir imtiyaz sözleşmesi imzalıyorlar. Bu sözleşmenin en önemli maddelerinden birisi, sözleşme süresi bitiminde tüm altyapı ve taşınmazların devlete (BTK’ya) geri verilmesi. İşte Oger’in şerh koyduğu madde de bu.
İmtiyaz sözleşmesindeki şerh konusu hep tartışıldı. CHP milletvekili Osman Coşkunoğlu da 2007 yılında soru önergesi vermişti[4]. Telekomcular Derneği ise geçen yıl önemli bir açıklama yapmış ve konuyu yeniden gündeme getirmiş ve şerhin getirdiği komplikasyonlara tek tek incelemişlerdi[6].
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun mart 2010’da yayınlanan raporunda ise, Danıştay kararına rağmen, şerh içermeyen bir sözleşme imzalanmadığı ve bu konuda BTK’nın kusurlu olduğu belirtilmişti.
Ancak bu konudaki en önemli gelişme 2005 yılında yaşanmış ve o zaman hazırlanan Elektronik Haberleşme Yasa (EHY) Tasarısına konulacak bir madde ile altyapı ve taşınmazların şirketin kendisine (dolayısıyla Oger’e) hediye edilmesi gündeme geliyordu[5]. Ancak bu madde 2009 yılında, CHP’nin çabalarıyla komisyonda düşürüldü ve EHY bu madde olmadan çıkarıldı.
Gayrimenkuller Satıldı
Telekom’a ait pek çok gayrümenkulün, 10 Ekim 2010’dan bu yana “sahibinden satılık gayrimenkuller” başlığı altındaki ilanlarla satıldığını belirten Kart şunları söyledi :
“Mevcut devir ve imtiyaz sözleşmesi hükümlerinin açık bir şekilde ihlali, kurumun içinin boşaltılmasıyla yaratılan kamu zararı ve bu zararı yaratan suç ilişkilerinin ve yasal gereğinin yapılması talebiyle bu suç duyurusunu yapıyoruz.
Bu konu da çok konuşulanlar arasında. Telekom sektöründe, gayrimenkullerin paraya çevrildiği ve bilançoda görülen karların bir kısmının gayrimenkul satışından geldiği spekülasyonları yapılıypr.
Organize Örgüt mü Var?
Atilla Kart’ın bir iddiası da, Türk Telekom yönetimindeki bazı bürokratları işaret ederek, “Organize Örgüt” iddiası getiriyor. TRT Genel Müdürü Şahin’in, Türk Telekom ve bağlı 5 şirkette Yönetim Kurulu üyesi olmasının, sorgulanması gerektiğini söyleyen Kart şunları söylüyor :
Bir çok konuda Türk Telekom ve TRT’nin çıkarlarının çeliştiği bir sosyo ekonomik yapıda, iki görevin bağdaşması mümkün değildir. Çıkar çelişkisi yaşandığında Şahin, kimin çıkarını üstün tutacaktır?
Gizli Ortak mı Var?
Kart’ın en önemli sorularından birisi, uzun zamandır telekom kulislerinde büyük popularitesi olan bir spekülasyon üzerineydi. Kart :
“Başbakanlık Müsteşarı Ala, niteliği itibarıyla birbiriyle bağdaşmayan böyle bir görevi neden ısrarla sürdürüyor ya da kimlerin talimatıyla böyle bir görevi sürdürmeye razı olmaktadır? Türk Telekom’un gizli ortağı var mı? Bu gizli ortağı ya da ortakları Abdullah Tivnikli’nin temsil ettiği doğru mu?”
sorularını yönelterek şöyle şöyle devam etti :
“Telekom ile ilgili şüphelilere yöneltilen bu iddialar, aslında Hükümete yöneliktir. Ülke ve Hazine çıkarlarını, iletişim güvenliğini böylesine ihlal eden düzenleme, sadece bürokratların ve iş adamlarının kendi başlarına başarabilecekleri bir olay değildir. Siyasi otoritenin ya da otoritelerin işbirliği olmadan böyle bir tablonun oluşması, böyle bir sonucun ortaya çıkması mümkün değildir”.
[2] Türk İnternet | DDK Raporundan TİB ve BTK’ya Uyarı Çıktı
[3] İmtiyaz Sözleşmesindeki Oger Şerhine İptal
[4] Coşkunoğlu’ndan Oger Şerhi Soru Önergesi
[5] EHY Zaten Altyapıyı TT’ye mi Veriyor?
[6] Telekomcular Derneği, Türk Telekom İmtiyaz Şerhi Konusunda Açıklama Yaptı



Kaynak : 