Sağlık Bakanlığı’nın yaz aylarında aldığı veri paylaşım kararı tartışma yaratmaya devam ediyor. CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Sağlık Bakanlığı’nın Türk halkının hastalıkları ve kullandığı ilaç bilgilerini 72 milyon TL karşılığında sattığını ileri sürdü. Atıcı ayrıca bu meblağın daha sonra daha detay bilgiler karşılığında 500 milyon liraya kadar çıkabileceğini söylemekte. Aytuğ Atıcı, “Sağlık Net 2” sistemi ile kişisel sağlık verilerinin vatandaştan zorla toplandığını ve şimdi bunun nedeninin anlaşıldığını belirtiyor.
Sağlık konusunda ülkemizde enteresan gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. E-Reçete hizmeti önceki gün itibarıyla uygulanmaya başlandı ve kamu kurumlarındaki doktorlar artık elle reçete yazmıyorlar. Bir başka gelişme ise, Sağlık Bakanlığı’nın SGK veri tabanındaki bilgileri paylaşıma açması oldu. Yaz aylarında Genel Sağlık Sigortası Verilerinin Güvenliği ve Paylaşımına İlişkin Yönetmelik hazırlanması ile başlayan bu süreçte, DataMed Bilgi Yönetimi şirketi ile bir sözleşme yapıldığı söyleniyor. Ancak uygulamanın nasıl olacağı kafa karıştırıcı bir durum zira ilgili yönetmelikte veri paylaşımını kısıtlayan önemli maddeler olmasına karşın, uygulamada bu maddelerin çiğnenebileceği endişesi hakim.
11 Temmuz 2012 Tarihli ve 28350 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası Verilerinin Güvenliği ve Paylaşımına İlişkin Yönetmelik’te kişisel ve ticari sır niteliğindeki verilerin korunmasının yanı sıra paylaşılmayacak veriler de listelenmekte. İlgili maddelerde şu ibareler yer alıyor:
“MADDE 5 – (1) Genel sağlık sigortalısına ve sağlık hizmet sunucularına ait verilerin gizliliği esastır. Bu verilerin paylaşımında uluslararası sözleşmeler, Anayasa, kanunlar ve diğer mevzuatta yer alan özel hayatın gizliliğine ve ticari sır niteliğindeki verilerin korunmasına ilişkin hükümler esas alınır.
Ayrıca; paylaşılması ulusal güvenliği tehdit edebilecek nitelikte olan bilgiler, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı personeli ile bakmakla yükümlü oldukları kişilere ait her türlü veriler, Genel sağlık sigortalısına ait kişisel bilgileri içeren veriler, Rekabet hukuku ilkelerine aykırılık teşkil eden firma, ürün, marka ve ilgili diğer bilgileri içeren veriler de paylaşılamayacak veriler arasında listeleniyor. Buna rağmen, Sağlık Bakanlığı’na bağlı İl Sağlık Müdürlükleri tarafından, bütün yurtta muayenehanelere, özel sağlık kuruluşlarına ve odalara ‘Sağlık Net 2 Veri Gönderimi” konulu yazılar gönderilmesi ve hastalara ilişkin son derece detaylı bilgilerin veritabanına işlenmesinin istenmesi tartışma yaratmakta.
Konuyla ilgili bir tepki de CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’dan geldi. TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen Atıcı, yapılan düzenlemeyi ve Sağlık Bakanlığı’nı eleştirdi. Atıcı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün sizlerle ve kamuoyuyla mahrem olan kişisel sağlık bilgilerimizin AKP Hükümeti tarafından nasıl ve hangi amaçlarla satıldığını paylaşacağım.
Sosyal Güvenlik Kurumu halkımızın hastalıklarının neler olduğunu ve hangi ilaçları kullandığını bir firmaya şimdilik 72 milyon liraya satmıştır. Bu rakamın daha sonra daha detay bilgiler karşılığında 500 milyon liraya kadar çıkabileceği ileri sürülmektedir. Bu asla kabul edilemez bir durum olduğu gibi AKP’nin 10 yıldır uyguladığı Sağlıkta Dönüşüm Programı ile halkın sağlığını ve bilgilerini nasıl satabileceğini göstermiştir.
Bilgileri satın alan şirket de bilgileri işledikten sonra istediği başka firmalara satabilecektir. Böylece mahrem olan sağlık bilgilerimiz üzerinden birçok firma ciddi kâr elde etmiş olacaktır.
Şimdi Sağlık Bakanlığı’nın “Sağlık Net 2″ sistemi ile kişisel sağlık verilerimizi neden zorla topladığı anlaşılmaktadır. Sağlık Bakanlığı, kamu ve özel tüm sağlık kuruluşlarına başvuranların kişisel bilgi ve verilen hizmete ilişkin bilgileri tek merkezde toplamaya başlamıştır.
Kamu ve özel bütün sağlık kuruluşlarının vatandaştan toplayıp, merkezi sisteme elektronik ortama göndermekle yükümlü bilgiler içinde; Bütün kimlik, adres, iletişim bilgileri. Hamilelik testleri, Sağlık geçmişi, özürlülük durumu, Medeni hal, Alkol-madde-sigara kullanımı, İş, meslek, öğrenim durumu, gelir durumu, Hastalık şikâyetleri, hastanın öyküsü (anemnezi), Bütün tetkik sonuçları, 15-49 yaş arası kadınların, doğum ve düşük sayıları, Kadın sağlığı işlemleri, kullanılan aile planlaması yöntemi, Gebelik testi sonuçları, Son adet tarihi, Babanın kan grubu gibi Teşhis ve tedavi işlemleri ve daha pek çok bilgi yer almaktadır.
Uluslararası ilaç tekelleri, pazarlama şirketleri, sigorta şirketleri avuçlarını ovuşturarak bilgilerin toplanmasını beklemektedir çünkü bu bilgiler sigorta ve ilaç firmaları için altın değerindedir. Ülkemizde kişisel bilgileri ve verileri koruma kanunu yoktur. Bilgilerimiz güvencede değildir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı gibi Sağlık Bakanı da bütün mahrem bilgilerimizi yarın bir firmaya satabilir. AKP zihniyeti mahrem olan ilaç ve hastalık bilgilerimizi satarak yine mahrem olan diğer sağlık bilgilerimizi de satacağının işaretini vermiştir.
AKP Hükümeti sağlık bilgilerimizin satış işlemini mevzuata uydurmayı da ihmal etmemiştir. Bir yönetmelik çıkararak sağlıkla ilgili verilerin özel kişi ve kuruluşlarla sözleşme karşılığı paylaşılabileceği konusunu düzenlenmiştir. Yönetmelikte talep eden herkesle sözleşme karşılığı bu verilerin paylaşılacağı belirtilmiştir.
Sağlık Bakanlığı kişisel bilgilerin korunması konusunda sabıkalıdır. Hatta acizdir. Aile Hekimliği Bilgi Sistemi’ndeki bilgilerin çalınması hakkında 23.08.2011 tarihinde sorduğum sorulara Sağlık Bakanı cevap verememiştir. AKP Hükümeti halkımızın mahrem bilgilerini korumak yerine satmayı tercih etmiştir. Bu durum özel hayata müdahaledir ve asla kabul edilemez!
AKP’nin Sağlıkta Dönüşüm adıyla çürüttüğü sağlık sistemimizde Hükümet sadece kâr etmekten başka bir şeyi düşünemez hale gelmiş ve bu uğurda her şeyi satabileceğini göstermiştir. Bu durum sağlık gibi asla satılamayacak bir konuda AKP’nin sağlık politikalarının 10 yılın sonunda iflas ettiğini göstermektedir. Bu iflas, halkımıza şimdilik kızamık, sıtma verem gibi bulaşıcı hastalıklar ve 49 yıla kadar hastane kira borçlanması şeklinde yansımıştır.
Sağlık Bakanı halkımıza daha fazla zarar vermeden derhal istifa etmeli veya görevden alınmalıdır. AKP Hükümeti de halkımızın mahrem bilgilerinden elini çekmeli ve yaptığı etik olmayan davranışlardan dolayı halkımızdan özür dilemelidir.”
Bu konuyla ilgili olarak çeşitli kurum ve kuruluşlardan bilgi talebinde bulunduk. Önümüzdeki günlerde çok daha detaylı bir biçimde hukuki ve sağlık açısından ve turk-internet.com farkıyla konuyu inceliyor olacağız.

Kaynak : 