2009 yılı Türkiye’deki telekom sektörü açısından ilginç bir yıl oluyor/olacak. Mayıs 2009 itibariyle Elektronik Haberleşme Yasası (EHY)’nin yürürlülüğe girdiği, 3G lisanslarının ağustos itibariyle çalışır hale geleceği, sektörün düzenlemeleri ile ilgili pek çok uygulamanın tamamlandığı düşünülürse, rekabetin kızıştığı ve daha da kızışacağı bir yıl olarak göreceğiz. Turkcell’in Genel Müdürü Süreyya Ciliv ile “bunları konuştuk :
turk-internet.com: Süreyya Bey Turkcell’in çizgisine baktığımızda Konjoktürel mi olduğu yoksa tesadüfen mi oldu bilmiyorum belli noktalarda dönüşüm geçirdiğini görüyoruz. Mesela sizin gelişinizle birlikte teknolojiye, teknoloji şirketine dönüş telaffuz edilmeye başlandı. Bize Turkcell’in hangi çizgileri takip ettiğini ve bugünkü Turkcell’i anlatabilir misiniz?
Süreyya Ciliv: Bence son 15 yıla bakarsanız Turkcell’de çok ciddi bir değişiklik yok. Turkcell 15 senede sıfırdan başlayıp dünyada en başarılı teknoloji şirketleri arasına girdi. Teknolojiye tutku seviyesinde odaklı olmasının çok büyük bir rolü olduğunu düşünüyorum.
Son 2.5 yılda da teknolojinin hızla değişeceğini gördük ve işimizin sadece ses yani GSM işi olmadığını, iletişim ve teknoloji şirketi olduğumuzu, olacağımızı ve mobil dünyanın da hızla değişeceğini söyledik.
turk-internet.com: Turkcell’de sizin kaptanlığınızla birlikte organizasyonlarda birtakım değişiklikler görüyoruz. Halkla ilişkilere bakışta, tanıtımda birtakım farklılıklar görüyoruz. Yurtdışı yatırımlara ve ortaklarına bakışınız, bütün bunları bize tanımlar mısınız?
Süreyya Ciliv: Turkcell çok güçlü bir takım. Ben de bu takımın bir parçasıyım. Fakat bir takımda aslan gibi gizli kahramanlar da olur. Turkcell takımı da değişen şartlara, değişen teknolojilere hızla adaptasyon sağlıyor. Biz de yenilikçi bir firmayız. Hızlı hareket eden bir firma olmak istiyoruz. Bu yüzden şartlar değiştiği zaman Turkcell, hızla değişiyor. Karşımıza engeller çıktığı zaman bu engelleri en yaratıcı, en doğru şekilde aşarız, bunlara çözüm üretiriz diye düşünerek ekiplerimiz çalışıyor.
turk-internet.com: Geçtiğimiz günlerde Vodafone’un Dünya Başkanı sizin Turkcell olarak Türkiye pazarında “yenilmez” bir lider olduğunuzu İngiltere’de 2009 sonuçlarını açıklarken söyledi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Süreyya Ciliv : Birkaç tane yorumum var; Birincisi Turkcell kurulduğundan bu yana, gerçekten çok başarılı bir çizgi çizdi. Biraz evvel de bahsettiğim gibi sıfırdan başlıyor, Türkiye’nin en değerli firması oluyor, Türkiye’nin en değerli markası oluyor, Türkiye’nin en beğenilen şirketi oluyor. Herkesin çalışmak istediği, liderlerin çalışmak istediği bir firma oluyor.
New York Borsası’ndaki ilk ve tek Türk firması ve dünyada en başarılı teknoloji şirketleri arasında.
Geçen hafta açıkladık, Businessweek Infotech’de bütün dünyada, bütün alanlardaki teknoloji şirketleri arasında dünyada 35’inci sırada yer aldık. Bütün dünyadaki telekomünikasyon firmaları arasında ilk 10’a girdik. Avrupa’daki teknolojileri firmaları arasında 5. olduk. Gerçekten başarılı bir firma Turkcell.
Bu başarı da çok şükür hala devam ediyor. Birinci çeyrekte belki bir abone kaybımız oldu ama burada pazarın küçülmesi de var. Bazı kişilerin 2-3 tane sim kartı vardı. Bu ekonomik ortamda büyük bir ihtimalle tek kartı kullanma şeklinde bir eğilim var. Tabi numara taşınabilirliğinin de buna bir etkisi var.
Fakat birinci çeyrekte bakarsanız en başarılı finansal performansı gösteren firma Turkcell oldu. O yüzden çok başarılı bir çeyrek geçirdiğimizi düşünüyorum.
turk-internet.com: Global kriz sizi nasıl etkiledi, telekom sektörünü nasıl etkiledi, şu anda sizce nereye gidiyor?
Süreyya Ciliv: Ben Başbakanımıza katılıyorum. Global kriz Türkiye’yi daha az etkiledi. Bunun sebebi de bu kriz, daha çok Batı dünyasında, bilhassa Amerika’da bankacılık ve finans sektöründeki problemler yüzünden ortaya çıktı. Tabi bankacılık çok çekirdek bir sektör olduğu için, diğer sektörleri de etkilediği için krizin boyutu çok yüksek oldu.
Fakat Türkiye’de 2001 krizi yüzünden bankacılık ve finans sektörü çok güçlü bir şekilde denetlendiği için, bu güne kadar bu kriz ortamında tek bir bankamızda bir tekleme olmadı. Bu bir şans bu yüzden de krizi diğer ülkelere nazaran daha hafif geçirdik ve bu krizden daha hızlı çıkacağımızı ümit ediyorum. Gerçekten son gördüğüm bu gelişmeler beni umutlandırıyor.
Röportajın ikinci bölümünü Ciliv : Bazı Verimsiz Firmaları Korumak, Tüketiciyi Cezalandırmak Oluyor – 2 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Röportajın videosunu Ciliv : Milli Piyango İhalesi Anlayamadığımız Bir Şekilde Gelişti – 4 başlığını taşıyan son bölümde seyredebilirsiniz.

Kaynak : 