18 Ekim 2005’de Atina’da yapılan toplantı INHOPE (AB) ve “International Centre” (ABD) işbirliğiyle düzenlenmişti. INHOPE, Avrupa Birliği’nin internet üzerinde çocuk pornografisiyle mücadelede “Hotline” denilen ağları kurup geliştiren kuruluş. “International Centre” ise kaçırılan ve istismar edilen çocukları korumayı amaçlıyor.
INHOPE Başkanı Ana Luisa Rotta ile “International Centre” Koordinatörü Kelly Burke tarafından yapılan açış konuşmaları ile başlayan toplantının ilk yarısı ülke profili sunumlarına, ikinci yarısı da ortak çözüm yolları geliştirilmesi amacıyla tartışmalara ayrılmıştı. Ülke profili sunumları sırasıyla şu kişiler tarafından yapıldı:
Aynı zamanda Internet ve Hukuk Platformu kurucularından (www.ivhp.org.tr) olan ve toplantıda Türkiye ile ilgili bir sunum yapan Av. Avniye Tansuğ’dan toplantıyı değerlendirmesini istedik…
Turk-Internet.Com : Toplantıda İ vHP değil de “Cyber-Rights.Org”u temsil ediyordunuz. Niçin?
Avniye Tansuğ : Evet, çünkü toplantı çağrısı benim de Türkiye temsilcisi olduğum merkezi Birleşik Krallık’ta bulunan “Cyber-Rights.Org”a yapılmıştı. Bildiğiniz gibi bu kuruluş, aslında yine bizden birisi; Dr. Yaman Akdeniz tarafından 1997’de kuruldu. Kar amacı gütmeyen, bağımsız bir sivil özgürlükler örgütü olarak Internet üzerindeki sivil hakların savunuculuğunu yapıyor o tarihten beri. Ancak Internet üzerinde çocuk pornografisi çok titizlikle izledikleri bir konu.
turk-internet.com : Siz Türkiye’yi anlatırken nasıl bir yaklaşım izlediniz?
Avniye Tansuğ : Türkiye’deki (“ICT”) Bilgi ve İletişim Teknolojileri ve Internet’in yasal düzenlenmesi politikalarından başlayarak “E-Dönüşüm” projesi üzerinde durdum. Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, E-İmza Kanunu gibi bugüne kadar yapılan düzenlemelere ve Türkiye’de çocukların durumu, yasal açıdan nasıl korundukları, çocuk hakları savunucularının çalışmalarına değindim.
turk-internet.com : Türkiye’deki çocuk pornografisi konusunda neler söylediniz?
Avniye Tansuğ : Türkiye’de kültürel geleneklerden kaynaklandığını düşündüğümüz bir ilginç durum var bu konuda. Kayıtlı vaka sayısı az. Emniyet Genel Müdürlüğü adına toplantıya katılan Yusuf Aydın da nitekim bunu doğruladı. Bugüne kadar bu konuda bilinen tek olay, bir ucu Birleşik Kırallıkta çıkan ağın şu Bursa’daki tezahürü. “Pedofili Operasyonu”…
turk-internet.com : Peki bu konuda bizdeki yasal düzenleme ne merkezde?
Avniye Tansuğ : Birleşmiş Milletlerin bu konuda hazırladığı isteğe bağlı protokolün Türkiye tarafından imzalanması ve çocuk pornografisi konusunda 4755 sayılı “Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi ile İlgili İhtiyari Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun” (Resmi Gazete Tarihi 14/05/2002) çıkarılmış olması olumlu bir adım. İç hukukta bu konuyu düzenleyen özel bir kanun henüz yok. Ancak yeni Türk Ceza Kanunu “Müstehcenlik” başlığı altındaki 226. Maddesiyle aslında çocuk pornografisini düzenliyor. Kanun çocuk pornosu denilebilecek türden malzemeyi üreten, dağıtan ve hatta “bulunduran”lara 2 ila 10 yıl arasında hapis cezası öngörüyor. Örneğin “Tanımlar” maddesinde “çocuk yaş sınırı”, “18 ve altı” olarak kabul edilmiş. Yine aynı maddede (6/g) suçların “basın yayın yoluyla” işlenmesi tanımlanırken kullanılan “elektronik kitle iletişim aracı” ibaresinin Internet’i de kapsadığını ileri sürenler çok. O zaman (226/5) suç Internet üzerinden işlendiğinde cezası artıyor (6 ila 10 yıl hapis). TCK 103/1-7’de çocukların cinsel istismarı, 105’de cinsel istismar, 227’de çocuk fuhşu düzenlenmiş. Kısacası gün ışığına çıkarıldığı takdirde Türk iç hukukunda da Internet üzerinden çocuk pornografisi suçunun cezası büyük. Ceza hukukunda suçlar şahsidir bildiğiniz gibi, ama bu suç tüzel kişiler tarafından işlenmişse onlar için dahi özel tedbirler öngörüyor kanun…
turk-internet.com : Ancak bu konuyla ilgili mücadelede Türkiye’de “Hotline” kurulmasına da karşı çıktınız galiba… Niçin?
Avniye Tansuğ : Evet. Cyber-Rights.Org, bu konunun çok “kritik” olduğuna dikkat çekmeye çalışıyor yıllardır, çünkü böyle bir ağın “özel ve kar amacı güden” bünyelerle değil, ya polis tarafından ya da daha iyisi Türk Ceza Adalet sistemi içinde uzmanlaşmış bir kamu birimi tarafından kurulup yönetilmesinden yana. Devletlerin İnternet’in kullanımından veya İnternet üzerinden çocuk pornografisi gibi belli içeriklere erişilebilmesinden dolayı ortaya çıkan bazı “riskleri” dikkatle değerlendirmesi çok önemlidir. Bu öncelik, aynı zamanda politika sürecinin açık, şeffaf ve hesap sorulabilir olmasını, ilgili tüm tarafların görüşlerinin sürece katılmasını da gerektirmektedir. Internet’in yönetiminde çağdaş tutum da budur. Ancak Internet’te neyin “yasadışı” neyin “yasal” olduğuna karar verecek olanın “yargı” makamları, mahkemeler olması gerekir. Özel “hotline” birimlerinin bunu yapması konusunda dünyada da ciddi kuşkular ve itirazlar var. Biz bu işe iyiniyetle de olsa kalkışacak kimi özel kuruluşların -mesela Internet servis sağlayıcıların- yargıç rolü oynamaktansa, kendi meslek ilkelerini, kendi etik kurallarını belirlemelerinden yanayız.
Mamafih, “Hotline” ağlarında çok düzgün çalışan kuruluşlar da var ama bu yine de temel ilkeyi gözardı etmemizi gerektirmiyor. ABD’deki “Cyber Tipline” (http://www.missingkids.com/) bu konuda devrede olması gereken sivil toplum çalışmalarına güzel bir örnek oluşturuyor örneğin.
Sonuç olarak çocuk pornografisinin engellenmesi için Internet’in yasal düzenlenmesinde tek başına etkin olacak bir yöntem ve araç olmadığını vurgulayarak bitirdim ben bizim sunumu. Çözüme, üç alanda yürütülecek uluslararası düzeyde işbirliği ve koordinasyonla ve “birlikte düzenleme”yle ulaşılabilir. Bu alanlardan birincisi yasalar ve çerçeve yasal düzenlemeler, ikincisi kendi kendine yapılan düzenlemeler (örneğin Internet servis sağlayıcıların etik kurallarını belirlemeleri); “öz-düzenleme”, üçüncüsü de hukuka uygunluk ki bunun da özü, ulusal ve uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve yasalara saygıdan geçiyor. Yukarıda da kısaca değindiğim gibi, böylesi bir “birlikte düzenleme”nin açıklık, şeffaflık, tutarlılık ve hesap verilebilirlik ilkelerine sadık kalınarak yapılması, getirilecek tedbirlerin suçla orantılı ve uluslararası diğer düzenlemelerle uyumlu olması önemli.
turk-internet.com : Toplantının ikinci yarısı da ilginç tartışmalara sahne olmuş sanırım
Avniye Tansuğ : İkinci yarıda yasal düzenlemeler ve kanunlar, kanunları uygulamaya koymada karşılaşılan sorunlar, Internet endüstrisinin rolü, çocuk hakları savunucusu kuruluşların rolü tartışıldı ve hareket planları üzerinde duruldu. Balkan ülkelerinin bu konuda ortak hareket etmesinin önemi üzerinde herkes hemfikirdi. Nitekim siz de Turk-Internet.Com’da bunları ayrıntılarıyla özetlemişsiniz…

Kaynak : 