Bu söyleşinin ilk bölümünü Coşkun Şahin: Kuluçka Merkezimizde Yenilikçi Fikirlerin Gelişmesi ve Ticari Hale Gelebilmesini Sağlıyoruz – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin ile olan söyleşimizi kaldığımız yerden sürdürüyoruz. Şahin, Türkiye’de Ar-Ge konusunun özellikle mobil operatörlük sektöründe farklılaşma ve dünyada ilk olma üzerine yoğunlaştığını söylüyor ve Avea’nın da bu alana önem verdiğini belirtiyor. Coşkun Şahin çok satan ürünlerin benzerini yapmanın Ar-Ge açısından önemi olmadığını açıklamakta.
Coşkun Şahin: Ar-Ge faaliyetlerimizi ve kuluçka merkezimizi anlatırken, burada şunu da belirtmemiz lazım, kuluçka merkezimizdeki faaliyetlerimiz yerinde Ar-Ge kapsamındaki kanun tarafından desteklenmiyor. Oradaki tüm projeler ve çalışmalar bizim kendi iş modelimiz tarafından destekleniyor. Ancak umuyoruz ki 5746 kapsamında da bu işin nasıl çalıştığı ve ne kadar önemli bir değer yarattığı görülerek desteklere dahil edilecektir.
Çünkü açıkçası ben meslek hayatıma başladığım 1980’den beri Ar-Ge ve tasarımla uğraşan bir insanım ve Türkiye’de hep teknik olarak başarıya ulaşılır ancak ticari olarak başarıya ulaşmanın önünde bir çok engel ortaya çıkar. Avea’nın kurduğu bu iş modeli aslında ticari olarak başarıya ulaşmanın önünü açmış oluyor. Dolayısıyla bu kanun kapsamında desteklenen yerlerde, bu firmaların ağabeylik yaparak kendi sektörlerinde yenilikçi firmaların önlerini açmalarına destek verilmeli.
turk-internet.com: Peki bu noktada şunu sormak isterim: Üretim yapan firmaların Ar-Ge yapmaları çok normal bir şeydir zira sürekli kendilerini geliştirmek isterler. Ama GSM operatörü böyle bir şey değil çünkü katma değerli hizmet sunuyor. Klasik üretim yapan firmalara göre çok farklı bir durum var. Buradaki Ar-Ge, diğer Ar-Ge faaliyetlerine göre nasıl bir ayrışma gösteriyor?
Coşkun Şahin: Aslında Ar-Ge’nin ruhunda bir ayrışma yok, sadece iş modelleri farklı. Bir imalatçı sonuçta Ar-Ge’de ürettiği ürünü veya tasarımını satın aldığı ürünü imal eder. Dolayısıyla kendi Ar-Ge’sine sahip olmak zaten olmazsa olmaz bir noktada konumlanır. Ancak sanayi devrimi yapılalı 150 yıla yakın bir zaman olduktan sonra imalat sanayinin dünyada geldiği nokta oldukça dar bir kar marjı sağlayan %5’lerdeki karlılıklara sıkışmış bir durumda.
Coşkun Şahin / Avea Teknolojiden Sorumlu GMY – turk-internet
Tabi ki imalat sektörü çok önemli ve çok stratejik bir konumda, dolayısıyla önemini es geçtiğimi düşünmeyin ancak hizmet sektörü çok daha yüksek getiri ve kar marjı üretebiliyor. Bunu da örneğin kullandığımız bilgi ve iletişim teknolojileri ürünlerinde görmek mümkün. Biz bilgiyi 1 kez üretiyoruz ve onu sonsuz kez çoğaltmanın maliyeti son derece az. Burada ise çok çok önemli olan şey; dünyada ilk olmak, tüm benzerlerinden farklı olmak ve son kullanıcının istediği bir yeniliği yapmış olmak. Eğer bunu yakalayabiliyorsanız oldukça öne çıkabiliyorsunuz. Dolayısıyla operatördeki Ar-Ge’nin alanı hizmet sektöründeki Ar-Ge olduğundan ana konusu farklılaşmak üzerine kurulu.
Yani “bu tür ürün ve hizmetlerden çok satılıyor ben de benzerini yapayım ben de bunlardan üreteyim” yaklaşımının Ar-Ge’sinin çok önemi yok açıkçası bizim açımızdan çünkü o hizmetleri gerekirse biz de satın alıp kullanırız. Al- Sat çok daha kolay olur burada. Ancak farklılaşmak tam bir gereksinim ve farklılaşma halinde üretilen değer de çok yüksek. Dolayısıyla biz dünyada ilk olmaya yoğunlaşarak ve dünyadaki en iyilerle iş birliği yaparak farklılaşıyoruz. MIT gibi UCLA gibi üniversitelerle veya AB projelerindeki iş ortaklarımız gibi, veya Türkiye’deki çok önemli üniversitelerle iş birliklerimiz gibi programlar sayesinde dünyadaki en iyilerle işbirlikleri kurarak Ar-Ge yapmak durumundayız. Ortalama bir Ar-Ge faaliyeti bizim amaçlarımıza ulaşmamızı sağlamıyor.




Kaynak : 