web analytics
Cuma, Haziran 19, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa TELEKOM Operatörler

Darbe Teşebbüsü, İletişimde Tekel’in Ülke Güvenliğine Verebileceği Zararı Gösterdi

Levent Kırca’nın “TV kanalı sayısı arttığı için darbe yapılamadığı”nı anlattığı meşhur skeci, adeta geçerli oldu. Yani darbeciler TRT yayınını kesse de, CNNTurk önemli bir başarıya imza attı. Bunu gören darbeciler oraya gittiler. CNNTurk’u kesmeye uğraştılar. Bu arada TRT internet üzerinden yayına devam etti. Yani hangi kanalı keseceklerini bilemediler. Çünkü o kadar çoktu. Peki neden, aynısını internet erişimi konusunda yapamadık?

Fusun S.Nebil-Fusun S.Nebil
22 Temmuz 2016
-Günlük Haberler, Operatörler, Siber Güvenlik
0
2013 Biterken İnternete Bir Bakış; 3 Yıldır Istanbul’da 1 Metre bile Yasal Kazı Yapılamıyor, Fiber Döşenemiyor – 1
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Güvenlik Uzmanı Mete Yarar darbe girişimi sonrasında, TV’lerde katıldığı programlardan birisinde, darbe girişiminin başarısızlığa uğramasının arkasındaki nedenleri sayarken, önemli olan bir tanesini “Türk Telekom’daki teknisyenlerin eve yollanması” olarak belirtti. Darbeciler teknisyenleri bulamadıkları için, TSK’nın haberleşmesini sağlayan özel networkü kesemediler.

Diğer yandan TV iletişimini toptan kesmek için Türksat’a giden darbeciler ise, oradaki antenlerin hangisinin işe yaradığını öğrenemedikleri için gözlerine kestirdikleri en büyüğünü bombaladılar. (Oysa yıllar içinde teknoloji gelişirken, antenler de küçüldü. Bombaladıkları o büyük anten aslında 15 yıldır kullanılmıyordu).

Bunlar bir takım hareketlerin olduğu, belli bir saatten sonra herkesin bir şeyler duyduğu için bireysel düzeyde bile olsa önlem alınan olaylardı. Ya darbe girişimi önceden planlandığı gibi gece 4’te olsaydı?

Neden İnternet İletişimimiz Çoklu Kanallı Değil?

Bu 2 olaydaki duruma daha yakın bakmamız gerektiğini düşünüyorum; esprili bir dil ile anlatalım. Levent Kırca’nın “TV kanalı sayısı arttığı için darbe yapılamadığı”nı anlattığı meşhur skeci, adeta geçerli oldu. Yani darbeciler Türk Telekom ve Türksat üzerinde –bizlerin şansı– başarısızlığa uğradıkları için, darbe girişimi sırasında internet ve TV iletişimi kesilmedi.

Darbeciler, bunu yapamayınca, fiziksel olarak gidip TRT yayınını kesse de, CNNTurk önemli bir başarıya imza attı. Bunu gören darbeciler bu sefer oraya gittiler. CNNTurk’u kesmeye uğraştılar. Bu arada TRT internet üzerinden yayına devam etti. Yani darbeciler hangi kanalı keseceklerini bilemediler. Çünkü TV kanalı sayısı o kadar çoktu. Sanki lunaparklarda birine vurmaya çalışırken, diğer delikten başka bir kafanın fırlaması gibiydi.

Ama başta belirttiğimiz baskınlar başarılı olsaydı. Medya ve TV iletişimi toptan kesilmiş olacaklardı. Yani bu konuda derin bir “vizyonsuzluk” söz konusu.

Darbeciler iletişimi kesme konusunda ya beceriksizdiler ya da şansları yaver gitmedi. Ya başarsalardı. Türk Telekom – Türksat üzerinden haberleşme ve medya iletişimini bloke etmeleri an meselesiydi.

Çünkü internet erişimimiz bugün % 90+ şekilde (dolaylı ya da doğrudan) Türk Telekom’a bağlı. Bu ise bizi tek noktadan internet yani haberleşme kesilebilir riskine taşıyor. Ve biz bunu ilk defa yazmıyoruz.

TV kanallarının sayısal çokluğuna benzer şekilde; her biri % 2-3 pazar payı olan 10-15 ISS (internet servis sağlayıcı) firmamız olsaydı, iletişim sürekliliğinin sağlanması ve dolayısıyla güvenliğin sağlanması açısından durum daha dengeli olacaktı. Bu vizyonu AKP geçtiğimiz 16 yılda maalesef gösteremedi. Cemaatin dahli var mıydı?

Tekel 2 Nedenle Sorunlu, İletişim ve Veri Güvenliği

Ülkemiz telekom sektöründe 2000’den itibaren özelleştirme ve serbestleştirme konusunda adımlar attı. Önce BTK kuruldu, çeşitli düzenlemeler yapıldı. 2004’de serbestleştirme ilan edildi, bir çok firma çeşitli alt konuda operatör lisansı aldı. 2005’de de Türk Telekom özelleştirildi. Böylece bugüne kadar 16 yıl geçti.

Bütün bu adımlara karşın, bu sürenin sonunda gördüğümüz tek şey, “Tekel” sürüyor. Bu hükümet gelmeden önce, yani 2000 öncesi palazlandığı için 2 büyük GSM firması Turkcell ve Vodafone (eski Telsim) mevcut ama sektörün ne kadar zorluklar içinde olduğu, hem sayıca hem de gelir anlamında ($ bazında) gitgide küçüldüğü ortada.

Şimdi olaya bakarsak; tekelin sürmesi

a. İletişim sürdürülebilirliği açısından bir sorun

İletişimin tekel olması durumunda, içeriden ya da dışarıdan ele geçirilmesi ve de böylece kontrol edilmesi ve hatta kesilmesi çok mümkün. Tekel siz olabilirsiniz, ama ya düşman ele geçirirse !!! Halkın iletişimini keserse, –güncel örnekle anlatalım—meydan’lara getirecek adam bulabilir misiniz? Ya da tedbir alacak / savaşacak yetkililerin haberleşmesi, iletişimi kesilirse? Darbe girişimi nasıl önleyeceksiniz?

b. Veri gizliliğinin korunması açısından daha büyük bir sorun

Diğer bir konu da bu. Turk-internet.com’da devamlı olarak “kişisel verilerin gizliliği” ve “korunmasının önemi” vurgulanıyor. Bunu halktan yani bizlerden kaç kişi anlayabiliyor?

Ya yetkililerden kaç kişi? Acaba bu veriler üzerinden bazı şantaj ya da başka türlü harekete maruz kalan var mıdır?

Bugün olduğu gibi, şebeke ve dolayısıyla kimin ne yaptığına dair bilgiler sadece tekel bir firma üzerinde yer alıyorsa, o zaman bu bilgiler, tekelin yönetimini ele geçiren kişilerin eline geçecek demektir. Bu bilgilerin içinde kimlerle görüştüğünüz, ne görüştüğünüz, giderke mesela politik görüşleriniz olmuş olabilir.

Eğer belli amaçları olan birileri oralarda bir yerlerdeyse; bu bilgilerin kötü amaçla kullanabilir olması çok mümkün. Bugün Türk Telekom, ülkenin trafiğinin önemli bir kısmını yönetiyor ve saklıyor. O zaman bu iletişimimize dair bilgileri, Türk Telekom’u ele geçiren siyasi bir görüş (ki içeride cemaatin yüksek sayıda olduğu dönemler oldu) herşeyi ele geçirip, kullanıyor olabilir.

Dikkati “internet erişimi sağlayan firma sayısı az olmasının güvenlik açısından riski” konusuna çekmek istediğimiz için bu yazıyı kısa tutmak adına, sadece 2 noktayı ortaya koyuyoruz ama burada pek çok başka detay var. Bu büyük şirketlerin gelir kaynakları üzerinden parayı konsolide etmek, kendi taraftarlarına bayilik vs sağlamak, kadro sağlamak vsvs…

Dolayısıyla Tekel, ülkenin basit iletişiminin sürdürülebilirliği ve güvenliği açısından sorun olduğu kadar, ülkenin güvenliğini sağlayacak olan yetkililerin iletişimi açısından da sorun.

Tekel’i siz ele geçirmişseniz belki iyidir ama ya başkaları ele geçirirse ve de iletişimi keserse?

Yarın bunları daha detaylı anlatacağız. Örneğin Obama’nın “bilmiyorum, duymadım” demesi ne kadar mantıklı / doğru, ona değineceğiz. Bu yazı dizisi özel sektör ya da kamudan 7 telekom uzmanı ile tartışılarak oluşturulmuştur. Bunu da kaydedelim.

Güncelleme; okuyucularımızın talebi nedeniyle levent Kırca’nın ilgili videosunu aşağıya ekliyoruz.

Etiketler: 15 TemmuzDarbeOperatörlerTekelTürk TelekomYazar

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
Fusun S.Nebil

Fusun S.Nebil

Detaylı bilgi için aşağıdaki dünya işaretini tıklayınız.

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • St. Petersburg Forumu, Rusya’nın Yeni Teknoloji Stratejisinin Sinyallerini Veriyor: Nadir Toprak Elementleri, Yapay Zeka, Yarı İletkenler ve Teknolojik Egemenlik
  • Türkiye Yapay Zeka Stratejisinde Yeni Dönem: Dijital Egemenlik Merkeze Yerleşti, Peki Bu Yeterli mi?
  • Teknoloji Girişimlerini İlgilendiren Yeni Düzenlemeler Yürürlükte
  • Washington Yapay Zekada Yavaşlatma Yerine Hızlanmayı Seçti: Yeni ABD Yapay Zeka Doktrini ve Riskleri
  • Dijital Dönüşüm ve Gazeteciliğin Küresel Krizi

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.