Bu röportajın ilk 2 bölümünü
- Didem Uçar : Çoğu Kişi NW’ü ilk İnternet Cafelerde Gördü – 1
- Didem Uçar : Basın Sadece Problemli Cafeleri Haber Yapıyor – 2
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Bir yandan da polisler terör yuvası diyor. Hatta Dink suikastında yer alan kişilerin bir internet kafenin müdavimleri oldukları söylendi. Bir internet kafe müdavimi olmakla, teröre bulaşmak kolaylaşıyor mu acaba?
Didem Uçar : Benim şahsi kanaatimce “normal bir vatandaşımızın” teröre bulaşması için internet kafelerin değil başka yerlerin müdavimi olması gerekir.
8 yıldır bu işi yapıyorum ilk kez böyle bir şey duydum. Bakın internet kafeler umuma açık istirahat yerleri kapsamında faaliyet gösteriyorlar. Yani herkese açık mekanlar bunlar. Teröristlerin haberleşme için interneti kullandığı tüm dünyada bilinen bir gerçek ama haberleşme için interneti kullanan sadece teröristler mi? Bunu herkes kullanıyor. Bizler işletmeci olarak yasak ve zararlı içeriği engellemekle mükellefiz. Zaten bunu yerine getirmeyen işletmeler önce ceza alır sonra kapanır.
Bence münferit olayların tüm internet kafelere mal edilmeye çalışılması son derece yanlış üstelik de insafsızca bir davranış. Ayrıca bu insanların internet kafeye gidiyor olmaları orada sadece terörist faaliyet için bulunduklarını göstermez.
Benzer bir başka yargıda daha bulunulmuştu. O da internet kafede oyun oynadıkları bu oyunların etkisinde kaldıkları ve bu etki ile adam öldürmeyi oyun gibi gördükleri söylenmişti. Elbette ki şiddet içerikli oyunların çocuk üzerinde kötü etkisi olabileceği bir gerçektir ve belli bir yaş sınırlaması olmalıdır ki aslında vardır da. Ama her internet kafeye gidenin terörist faaliyette bulunacağının ya da cinayet işleyeceğinin de düşünülmemesi gerekir.
turk-internet.com : Basının siz internet cafecilere yaklaşımını nasıl yorumluyorsunuz ?
Didem Uçar : Basının internet kafecilerle bir alıp veremediği yok aslında. Ben bu tür haberleri yapanların sadece yeterince tarafsız olamadıklarını ve genelleme yapılmasına ortam hazırladıklarını düşünüyorum. Bu da sanırım işin işleyişi ve düzenlemeler ile ilgili olarak tıpkı bir dönem denetimleri yapanlar gibi yeterince bilgi sahibi olmamalarından kaynaklanıyor. Bence son dönemde basının internet kafelerle ilgili bu kadar çok haber yapmasının sebebi dikkatlerin özellikle kafelerin üstüne çekilmesidir.
turk-internet.com : Son donem internet kafelerin bir araya gelmeleri ve oda kurmaları söz konusu olmaya başladı. Bu konuda bilgi alabilir miyiz?
Didem Uçar : Kanun gereği her işletme sahibi işyerini açarken bir meslek odasına üye olmak zorunda zaten. Internet Kafe Işletmeciliği yeni bir meslek dalı olduğundan kendine ait odası yoktu nereye dahil edelim derken derken ruhsat bakımından “umuma açık içkisiz istirahat yerleri” olduklarından birçok yerde kahvehaneciler odasına üye yapıldılar.
Istanbul’da birçok kafe Plakçılar Kasetçiler Odası’na üye idi mesela. Bursa’da ise hala elektronikçiler odasına üyeler. Oysa internet kafecilik başlı başına ve apayrı bir alan dolayısı ile meslektaşlarımızın sıkıntıları konuşmak, sorunları tespit etmek, çözüm yolları araştırmak, doğru bilgilendirilmek ve gerekli düzenlemelerin yapmak gibi pek çok ihtiyaç için kendi meslek odalarına ihtiyaçları var. Tabii ki bir odanın kurulması zaman alıyor Ancak her şeyin çok daha güzel olması için bir odamızın olması şart.
turk-internet.com : Bu işi yapanlara tavsiyeleriniz nedir? Zorluklar ya da avantajı nedir?
Didem Uçar : Bu işi yapanlara ilk tavsiyem örgütlenmeleri. Eğer bunu meslek olarak kabul ettiler ise ve hayatlarının geri kalanında bu işi yapacaklar ise gerçekten sahiplensinler. Internet gibi müthiş bir iletişim aracı ve bilgi kaynağı ile sürekli çalışma durumundalar. Bu büyük bir avantaj meslekleri ile ilgili gelişmeleri ve mevzuatı çok rahat takip edebilirler. Çözüm önerileri sunabilirler. Her türlü fikri paylaşımda bulunabilirler.

Kaynak : 