Botech uydu alıcılarının, Türksat uydusundaki TGRT EU frekansından gönderdiği “kontrol kelimeleri” ile sağladığı uydudan kart sharing yöntemi ile para vererek izlenebilen şifreli yayınları bedava göstermesi üzerine, Digitürk mahkemeye başvurdu. Yapılan teknik tespit üzerine mahkeme TGRT’nin FM radyo ve EU televizyon kanallarının yayınının durdurulmasına karar verdi ve bunu Türksat’a bir yazı ile bildirdi.
Olaydan zarar gördüğünü bildiren firmalar, şifreleri uydu frekansından gönderen ve uydu alıcılarında yayınların şifresiz izlenmesini sağlayan sorumlu firmalar aleyhinde tazminat davası açtılar. Konuyla ilgili bilgi aldığımız bir yetkili şunları söyledi :
Bu haksızlık sadece lisans ve ticari hakları ihlal edilen firmalara değil, yanısıra bu kriz ortamında, kanuna yakırı davranmayan, şifreli porno maç ve filim kanallarını kırmaya çalışmayan tüm uydu alıcı üreticilerine de yapılıyor. Kanuna uygun davrananlar, bu korsanlığa yeltenen firmalar ile rekabet edemeyip batıyor, işçilerinin maaşlarını ödeyemiyor.
Verilen bilgiye göre Botech üzerinden şifresiz yayın yapılan başka kanallar da var. Bunlardan Irdeto ve Hellas Platformu da mahkemeye gitmiş durumda.
TGRT EU’nun konuyla ilgili olarak Türksat’a başvurduğu bildiriliyor. Ancak Botech uydu alıcısı satın alan kişiler bu durumda, alıcıyı satın alma amaçlarını yerine getirememiş olacaklar ve onların da tüketici heyet ya da mahkemelerine gitme hakkı doğacak.
TGRT EU Bundan Sonra Ne Yapacak?
Telif haklarına aykırı böyle bir işlem için TGRT EU gibi bir yayına ait frekansın kullanılması, böyle büyük bir kanalın olayın tarafı olması hayli ilginç bulundu. Uzmanlar kontrol kelimelerinin uydu yayın frekansı üzerinden takibinin kolay olduğunu belirtiyorlar. Nitekim, mahkeme kararının Türksat’a elden tebliğini takiben Türksat yetkililerinin gerekçesini de belirterek TGRT EU’ya sinyalin kesilmesini gerektiren bir mahkeme kararı aldıklarını ilettikleri ve hemen arkasından kısa bir sürede Botech cihazlarının şifre çözemez hale geldikleri ve TGRT EU frekansından “kontrol kelime” paylaşımının durduğu belirtiliyor.
İşte bu işlemlerin tek bir noktadan yapılıyormuşcasına ve herhangi bir kavga-görültü yaratmadan, “Sen mi yaptın, ben mi yaptım, kim yaptı, nerden yaptı, nasıl durdurulacak, kim durduracak” gibi soruların konuşulmadığının görülmesi, örneğin “ sharing yayınını nerden biliyorsun da, durdurdun” sorusuna muhatap olmamak için kimsenin el sürmeyip, polis vs çağırması ve yayının durdurulmasının talep edilmesi gibi gelişmeler olmaması akıllarda soru işareti yaratıyor.
Diğer yandan şalterin indirilmesi de konunun sonucu anlamına gelmiyor. İhtiyati tedbir kararının uygulanmasının durdurulması için şikayetçi firmaların Türksat’a uygulamanın durdurulmasından vazgeçtiklerine dair yazılı bir belge veya aksi mahkeme kararı sunulması gerekiyor.
Türksat’in bu durumda, yayın sinyalini uydudan indirmeden önce makul bir süre beklemesi gerekiyor. Bu süre içinde de ilgili mahkeme kararını değiştiren bir gelişme olmamışsa, yayın uydudan indirilecek çünkü Türksat da yasal bir sorumluluk altına giriyor.
Paralı Yayın Neden Yapılıyor?
Bugün tüm dünyada TV kanalları 2 türlü para kazanıyorlar. Bunlardan birisi reklam ve sponsorluk, diğeri ise özel yaratılmış içerikleri paralı olarak sunulması.
Paralı sunulan özel içerik olarak, yurtdışında güncel olan diziler, güncel sinema filmleri, uydu ile iletilen yayınlardan bazıları, özel çekilmiş içerikler ve tabi ki maçlar geliyor.
Spor Kulüpleri bilindiği gibi, maçlara gelen seyircilerden para kazanır. TV’dan maçların sunulması doğal olarak stadlara giden kişi sayısını azaltır. İşte maçların paralı sunulmasının esprisi de budur. Maçların TV hakları, spor kulüplerine gelir sağlaması amacıyla Futbol federasyonu tarafından ihale ile belli sürelerde satılıyor.
Bu ihaleden gelen gelir ise, milyon $’lı transfer paralarının uçuştuğu futbol endüstrisi için gerçekten önemli meblağlara ulaşıyor.
İhalelere giren yayıncılık firmaları da içeriği şifreli yani para ödeyen müşterilerine özel olarak sunuyorlar. Digitürk bu firmalardan birisi. Sadece spora yönelik bir paket uygulaması var. Diğer yandan Dsmart firması maçları ücretsiz sunduğu iddiasında ama kontör aldığı için aslında ücret alıyor.
Ancak paralı içeriklerin bedava seyredilmesi talebi her zaman hayatımızın gerçeği. Bu duruma ise, açıkgöz firma sahipleri cevap oluyor. Ancak tabi işin ucunda herzaman risk var. Bu risk hem şikayetçi firmaların talep edecekleri tazminat, hem de para ödeyen tüketicilerin aldıkları ürüne dair tüketici heyet ve mahkemelerine gitme hakları oluşudur.



Kaynak : 