Bu makalenin ilk bölümünde Tanımlar ve Giriş konusunu buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
II.DİJİTAL OYUNLARIN HUKUKİ AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
A.Fikri Hukuk Bakımından Dijital Eserlerin Korunması
1.1 Klasik Eser Tanımı
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) madde 1/B (a)’da belirtildiği üzere eser; “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini” ifade etmektedir. Bu tanıma bağlı olarak, bir fikir ve sanat eserinin FSEK kapsamında eser olarak nitelendirilebilmesi için;
- sahibinin hususiyetini taşıması (sübjektif unsur),
- sahibinin hususiyetini taşıyacak düzeyde şekillenmiş olması,
- FSEK’te sayılmış eser çeşitlerinden biri olması (objektif unsur),
- fikri bir çabanın sonucu ortaya çıkması,
gereklidir[9]. Fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri ise ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri ve sinema eserleri olmak üzere dört ana başlıkta değerlendirilmektedir. Tarafı olduğumuz Bern Sözleşmesi’nin 2. maddesinin 1. fıkrasına göre;
“Edebiyat ve Sanat Eserleri” deyimi, ifade şekli ne olursa olsun, edebiyat, bilim ve sanat alanındaki kitaplar, dergiler ve diğer yazılar; konferanslar, nutuklar, vaazlar ve benzer nitelikteki diğer eserler; dramatik eserler veya dramatik-müzik eserleri; koreografik eserler ve pandomima gösterileri; sözlü veya sözsüz müzikal kompozisyonları, sinema tekniğine benzer bir yöntemle ifade edilen sinematografik eserler; çizim, sulu ve yağlı boya resim, mimarlık, heykeltıraşlık, oymacılık ve taş basma eserler, fotoğraf tekniğine benzer bir yöntemle ifade edilen fotoğraf eserleri; uygulamalı sanat eserleri; resimlendirmeler, haritalar, planlar, krokiler ve coğrafya, topografya, mimari veya bilimsel üç̧ boyutlu eserler gibi bütün ürünleri içerecektir.”
WIPO Anlaşması’nda ise Bern Sözleşmesi’nin 2. maddesine atıfta bulunularak, eser tanımı aynı şekilde anlaşma hükümlerinde uygulanmıştır. Evrensel Fikri Haklar Sözleşmesi Madde 1’de ise;
“…yazılı eserler, müzikaller, tiyatro ve sinematografik eserler ile resimler, oymalar ve heykeller”
olmak üzere eser türleri sıralanmıştır. Her ne kadar tarafı olduğumuz Bern Sözleşmesi ve bu sözleşmeye atıfta bulunan WIPO Anlaşmasında eser tanımı FSEK’e ve Evrensel Fikri Haklar Sözleşmesi’ne göre daha geniş kapsamlı yapılmış olsa da, bu durum eserlerin korunmasını sınırlayıcı şekilde yorumlanmamalıdır[10]. Zira, teknolojinin durmaksızın gelişimi ve internetin hayatımıza girmesi ile birlikte eserlerin niceliği gözle görülür bir biçimde artmış, nitelikleri ise ciddi ölçüde değiştirmiştir.
1.2 Dijital Alanda Fikir ve Sanat Eserlerinin Korunması
İnternetin fikri mülkiyet üzerindeki etkileri hakkında doktrinde farklı görüşler bulunmaktadır. Bir yandan fikri mülkiyet haklarının, bireylerin yaşadığımız bilgi toplumunda yaratma ve serbestçe dolaşım olanaklarını kısıtladığı savunulmakta[11], diğer yandan ise yeni medya iletişim araçlarının klasik fikri mülkiyet kavramının duvarlarını tamamen yıktığı kabul edilmektedir[12]. Bu bakımdan elektronik ortam ile eserler, uluslararası kimliklerini güçlendirmiştir. Dijitalleşen yaşam, ticari çalışmalarda geleneksel ve sınırlayıcı iletim sağlayan anlaşmaları da neredeyse işlevsiz hale getirmiştir. Bu gelişmelere ve ihtiyaca rağmen, eser, eser sahibi ve telif hakları tanımlarının yapılmasında gelişme bulunmakla birlikte, global ortamda yeknesak bir sistem tam anlamıyla oluşturulabilmiş değildir[13].
Bahsi geçen gelişmelere paralel olarak, İnternet ortamında eserlerin çoğaltılması, dağıtılması ve hatta işlenmesi çok kolay hale gelmiştir. İnternet bulutu içinde herhangi bir eser, çok kısa bir süre içerisinde milyonlarca kişi tarafından kopyalanabilmektedir. Eserlerin sayısal ortamda paylaşılıyor olması da kopyalamayı kolaylaştırmıştır. Kopyalama işleminin dijital ortamda gerçekleşmesi sebebiyle eserin aslı ile kopyası arasında ise neredeyse hiçbir fark bulunmamaktadır[14].
Bunların yanında, İnternet üzerinden yapılan hak tecavüzlerinde, tecavüzü yapanın tespiti ve bu ihlalin önlenmesi, İnternetin çok geniş bir mecra olması ve kullanıcıların kolaylıkla anonim hale gelebilmelerinden ötürü zorlaşmaktadır[15].
1.3 Genel Olarak Multimedya Eserlerin ve Dijital Oyunların FSEK Kapsamında Değerlendirilmesi
a.Multimedya Yaratımların Eser Olarak Değerlendirilmesi Sorunu
Çokluortam olarak da nitelendirilen multimedya eserlerin hukuki niteliği doktrinde farklı görüşlerle açıklanmıştır. Konu, hali hazırda FSEK’de düzenlenmemiş olup, düzenlenmesinin gerekip gerekmediği de tartışma konusudur.
Multimedya, bilgilerin ve verilerin üretimine, işlenmesine, şekillendirilmesine, renklendirilmesine, seslendirilmesine ve iletilmesine ilişkin bir tekniktir[16]. Bu bağlamda, “Multimedya yaratım” başlığı altında incelediğimiz üzere; ses, müzik, video, fotoğraf, üç boyutlu grafikler ve animasyon gibi zaten eser niteliğinde olan unsurlar, internet üzerinden, herhangi bir bilgisayar programı aracılığıyla veya dijital araçlar kullanılarak sayısal düzende sunuluyorsa, multimedya eserin oluştuğunu söylemek gerekecektir.
Doktrinde multimedya eserlerin niteliği tartışma konusudur. Öztan’a göre multimedya ürünler, yeni bir eser türü yaratmamakta olup, yalnızca bir kısmı işlenme eser niteliği taşımaktadır. Çoğaltma, dağıtma ve iletme meseleleri ise, yeni bir kanuni lisans ile çözümlenmelidir[17].
Kaplan’ın görüşüne göreyse “multimedya eserleri, her şeyden önce korunmaya değer nitelikte özellikleri olan birer eser türü olarak düzenlenmelidir.”[18] Suluk/Orhan da, bu görüşe paralel olarak, multimedya ürünlerin, fikir ve sanat eseri olarak korunması gerektiğini söylemektedirler[19].
Bu görüşü tam olarak karşılamamakla birlikte, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu Tasarısı’nda, 5846 sy. yasanın 5. maddesinde düzenlenmiş olan sinema eserleri tanımı genişletilerek, “görsel ve işitsel eserler” ifadesi kullanılmış, bu tanımla bir bakıma kurgu, animasyon vb. yaratımlar da multimedya eserler kapsamına dahil edilmiştir. Bu noktada, taslak tasarıda multimedya (çokluortam) yaratımların ayrıca bir eser olarak tanımlanmadan, eser korumasının sağlandığı düşünülebilir.[20] Bizim de katıldığımız ve doktrinde hakim olan diğer görüşe göre ise, sayısal ortamda bilinen eser türlerinin dağıtılması herhangi bir yenilik oluşturmamaktadır. Tekinalp’in belirttiği üzere; “bilgisayar destekli ürünlerin de FSEK 1/B (a) hükmü anlamında eser sayılması gerektiği”[21], bu nedenle klasik anlamda eser tanımından uzaklaşılmasına gerek olmadığı kanaatindeyiz.
Bu itibarla, klasik eser türlerinin, birer multimedya yaratım olan İnternet ortamına kolayca aktarılabildiği düşünüldüğünde, İnternet siteleri veya sayfalarının tümden yeni bir eser olarak kabul edilebileceği yönündeki görüşe katılmak mümkün değildir. İnternet sitelerinin belli bir program dili kullanılarak oluşturulduğu ve grafik, animasyon, arayüz vb. unsurları içermesi sebebiyle düşünsel birer yaratım oldukları göz ardı edilemez. Ne var ki, bu özellikleri ve düşünsel bir yaratım sürecinin sonunda ortaya çıkmış olmaları, İnternet sitesinin Türk hukukunda yeni bir eser türü olarak değerlendirilmesi sonucunu doğurmaz.[22] Bu durumda, bir İnternet sitesindeki görsel unsurlar ayrı olarak incelenmeli, muhtevaya ilişkin unsurlar da işleme, derleme, bilgisayar programı veya veri tabanı koruması kapsamında değerlendirilmeli, bunlar dışında İnternet siteleri bağımsız ve yeni bir eser olarak ele alınmamalıdır.
Bu makalenin devamında “Dijital Oyunları Eser Olarak Değerlendirilmesi” konusunu buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.
[9] TEKİNALP, s. 97 vd.; KILIÇOĞLU, Ahmet, Sınai Haklarla Karşılaştırmalı Fikri Haklar, Ankara, 2006, s. 113 vd.
[10] ATEŞ, s.49.
[11] WITTGENSTEIN, Philipp, Über die negativen Auswirkungen einer Verstärkung des Urheberrechts auf die Entwicklung des Internet, UFITA 2000, s. 39 vd.
[12] KAPLAN, Yavuz, İnternet Ortamında Fikri Hakların Korunmasına Uygulanacak Hukuk, 2004, s.61
[13] Haftke, Mark (1999-2000), A practitioner’s Guide to the Regulation of the Internet, City & Financial Publication, s.35.
[14] KÖSEOĞLU, EMİNE N., İnternet Ortamındaki Yayınlarda Telif Hakları, Gayrimenkul Değerler A.Ş., 2001, s.5.
[15] TÜRKEKUL, Erdem, İnternet ve Fikri Haklar İhlalleri, İnternet ve Hukuk Konferansı, 20/01/2001, s.10.
[16] SULUK, Cahit / ORHAN, Ali, Uygulamalı Fikri Mülkiyet Hukuku, C. II, Genel Esaslar, Fikir ve Sanat Eserleri, İstanbul, 2005, s. 31.
[17] ÖZTAN, Fırat, Fikir ve Sanat Eserleri Hukuku, Ankara, 2008, s. 155.
[18] KAPLAN, s. 61.
[19] SULUK/ORHAN, s. 31.
[20] TEVETOĞLU, Mete, İstanbul Barosu Fikri Mülkiyet Sempozyumu, 27/04/2013.
[21] TEKİNALP, s. 121.
[22] AYHAN İZMİRLİ, Lale, Avrupa Birliği ve Türk Hukuklarına Göre İnternet Ortamında Fikri Mülkiyet Haklarının İhlali ve Korunması, 2012, s.127-129.



Kaynak : 