Sektörel Dernekler Federasyonu’nun (SEDEFED) “Yılın En Rekabetçi Şirketi”ni belirlemek amacıyla gerçekleştirdiği organizasyon sonuçları itibariyle dikkat çekiyor. Konunun odağındaki isimlerden biri olan Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dilek Çetindamar ile organizasyon ve geçtiğimiz yılın rakamlarını konuşuyoruz. SEDEFED’in, 12 sektör derneğinin birleşimiyle oluşan bir organizasyon olduğunu ifade eden Çetindamar, bu seçimin, Sabancı Üniversitesi’nde bulunan ve TÜSİAD tarafından desteklenen Rekabet Forumu aracılığıyla yapıldığını söylüyor.
turk-internet.com: Şirketler ne şekilde başvuru yapabiliyor?
Dilek Çetindamar: Şirketlerin başvuruları Haziran ayı gibi tamamlanıyor. 10 farklı alanda kaydettikleri başarılara göre bir ön eleme yapılıyor. Örneğin, burada şirketlerin sahip oldukları altyapı büyük önem arz ediyor. Buna ek olarak, şirketlerin gerçekleştirdileri ihracatın hacmine, elde ettikleri karlılığa, yıllar içinde kaydettikleri gelişmeye dikkat ediyoruz. 400 puanın altında değerlendirilen şirketler eleniyor.
turk-internet.com: Ön elemeyi geçen şirketlere nasıl bir prosedür uygulanıyor?
Dilek Çetindamar: Ön elemeyi geçen şirketlere kalite kontrolü gibi çeşitli süreçlerde görev almış, değerlendirici pozisyonundaki kişileri gönderiyoruz. Bunlar, verilerin uyumluluğunun kontrolü babında çeşitli sorular soruyorlar; bizzat gözlemliyorlar.
Diğer yandan da şirketlerin, insan kaynağı gibi bir değer yaratmış olup olmadıklarına bakıyoruz. Dolayısıyla, ekosistem çerçevesinde her şirketin rekabetçiliğini puanlıyoruz. Kurduğumuz sistem dolayısıyla elemelere, üretimden gıdaya kadar bir çok şirketi dahil edebiliyoruz.
Bir taraftan rekabete dikkat çekmek maksadıyla “Yılın En Rekabetçi Şirketi” ödülünü veriyoruz, diğer yandan da makro ölçekte Dünya Ekonomik Forumu’nun Türkiye verilerini topluyoruz. Sabancı Üniversitesi olarak Türkiye’yi diğer ülkelerle karşılaştırıyoruz.
turk-internet.com: Türkiye rekabetçilik konusunda şu anda nerede?
Dilek Çetindamar: Bu seneki rakamlara baktığımızda pozitif bir tablo görüyoruz. Türkiye, 140 ülke içerisinde 49’ncu sırada bulunuyor. Bir önceki yıl 61’nci olan Türkiye’nin 1 yıl içerisinde 12 basamak atlaması mutluluğa neden oldu, ancak bunun altına bakmakta fayda var. Dünya rekabetçilik forumunun kabul ettiği 12 bileşene baktığımızda bunların bazılarında çok ciddi eşitsizliklerin olduğunu görüyoruz. Örneğin, “emek verimliliği” kategorisine baktığımızda dünya genelinde 125’nci sırada yer alıyoruz. Dolayısıyla biz iş gücünü verimli bir şekilde kullanamayan bir ülkeyiz. İnovasyon manasında da dünya ortalamasının oldukça altında bir yerdeyiz.
turk-internet.com: Türkiye’nin açıklanan 2023 hedefleriyle bugününü kıyaslarsak…
Dilek Çetindamar: Evet. Toplam Milli Hasıla açısından baktığımızda Türkiye 15’nci ülke. Ancak, rekabetçiliğe baktığımızda 49’ncu sıradayız. 2023’te ilk 10’a girebilmemiz için rekabetçilik endeksinde sağlamamız gerekenler var. Bu çerçevede, inovasyon, emek üretkenliği, eğitim gibi alanlarda uzun dönemde etki yapabilecek politikalar üretmeliyiz. Diğer yandan, bu aşamaları geçebilmek için eğitim, sağlık gibi temel bir takım unsurlarda ileri ülkeleri yakalamamız gerekiyor. Dolayısıyla yapılması gereken çok şey var.
turk-internet.com: Sizce Türkiye nerede olmalı?
Dilek Çetindamar: Nerede olmamız gerektiğini değerlendirecek olursak: Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve kimi zaman hızlı kalkınmakta olan ülkeler arasına Güney Afrika’yı da katabiliyorlar. Bu ülkelere baktığımızda da bir sıçramanın olduğunu görüyoruz. Zira, uzun vadeli yatırımlara kaynak ayırıyorlar Dolayısıyla, büyüme ekseninde bu ülkeleri izleyebiliriz.
Organizasyona ilişkin diğer bazı bilgileri paylaşmak gerekirse, bu kategorideki ödül, iş modeli, büyümesi ve yönetim kalitesi ile rekabette sektöründeki diğer şirketler ile farklılaşarak birinci sınıf sonuçlar alan, gerçek ve sürdürülebilir büyüme yolundaki en seçkin şirkete verilecek.
Kazanan firmalar belirlenirken faydalanılan kıstaslara gelince:
- Şirketin rekabette sektöründe nasıl farklılaştığı,
- Şirketin nasıl yeni ve kaliteli iş yarattığı ve çalışanlarını geliştirdiği,
- Şirketin iş modeli ve stratejisinin ayırt edici ve inovatif yanları, teknolojiyi kullanımı ve uluslararası yaklaşımı,
- Müşteriyi çekme, yönetme ve elinde tutmadaki üstün başarısı ölçüt kabul ediliyor.
Ödül başvuruları değerlendirilirken firmaların kaynakları, bu kaynaklara erişmek için kullanılan yapısal ve entellektüel altyapı ile sonuç göstergeleri esas alınacak.

Kaynak : 