Bir okuyucumuzun gönderdiği mailde, Diyanet İşleri Başkanlığına “dini soru” sormak için kimlik bilgilerini vermek gerekliliği ortaya çıktı. Aşağıda resmini göreceğiniz “soru süreci” için TC Kimlik no, ad, soyad, doğum tarihi, telefon, e-mail adresi gibi bilgilerin girilmesi bekleniyor. Yanısıra sayfaya bakıldığında[1], önceki soruların ve cevaplarının da saklandığı görülüyor.
Gerçi e-devlet ile ilgili tüm uygulamalarda, bu şekilde TC kimlik başta olmak üzere, çeşitli kimlik bilgileri soruluyor ve bir açıdan bu kolaylık (sahtekarlığa ya da oyun oynayanlara karşı) gibi görülse de, diğer açıdan bakıldığında “fişleme” olarak yorumlanabilir. Çünkü “din” konusu bir hayli hassas ve kişisel. Zaman, mekan ya da yerine göre önyargılara neden olabiliyor.
Bu açıdan da, % 90+ Müslüman olan ülkemizde, önceki yıllarda nüfus cüzdanlarında yer alması sorun gibi görülmeyen “din” hanesi, yakında isteğe bağlı olacak. Çünkü henüz içeriğini göremediğimiz ama Bakanlar Kurulu’nda imzaya açıldığını öğrendiğimiz “Kişisel Verilerin Korunması” kanunun[2] geçen yıl hazırlanan taslağında din bölümünün yazılması isteğe bağlıydı.
Bunun nedeni için örneğin 1966 tarihli Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi’nin 18. maddesine bakarsak;
İstihdam alanında, 9. madde özellikle kısıtlanmış görünmektedir. Örneğin, bir Devlet kamu görevlisi adaylarının sahip olacağı değerleri ve inançları belirlemeye çalışabilir veya bu görevlileri, görevleriyle bağdaşmayan görüşlere sahip oldukları nedeniyle işten çıkartabilir. Gerçekten de “Devlet, dini inançların uygulanmasında tarafsız ve adil bir düzenleme makamı rolünü yerine getirmek için, egemenlik yetkisinin bir kısmını kullanması gerekecek olan mevcut veya müstakbel memurlarına, [dini akımların faaliyetlerinde] yer almaktan kaçınma ödevi yüklemeye karar verebilir.”
diyor. Burada bahsedilen 9cu madde ise Avrupa İnsan Hakları Beyannamesinde yer alan “Düşünce, Din ve Vicdan Özgürlüğü” maddesidir. Eğer İnsan Hakları Mahkemesinin el kitaplarından bu konudakinin 13cü sayfasına bakılırsa[3].
9. maddede kutsallaştırılan düşünce, vicdan ve din özgürlüğü, Sözleşme’nin anlamı dahilinde “demokratik bir toplumun” temellerinden birini oluşturmaktadır. Bu özgürlük, dini boyutu açısından, müminlerin kimliğini ve hayat algılarını oluşturan en hayati nitelikteki unsurlardan biridir, ancak ateistler, agnostikler, septikler ve kayıtsızlar açısından da son derece değerli bir anlamı bulunmaktadır. Demokratik bir toplumun olmazsa olmaz unsurlarından ve yüzyıllar içerisinde çok büyük bedeller ödenerek kazanılan bir değer olan çoğulculuk bu özgürlüğe dayanmaktadır.
şeklinde açıkladığı görülüyor. Hatta devamında 31ci sayfada da şunlar belirtiliyor :
Bu gibi değerler, devlet makamlarının inananların dini inançlarını ifade yoluyla gerçekleştirilebilecek hakaretamiz saldırılara karşı korunmasını haklı olarak gerekli görebileceği kanaati de uyandırabilir (aşağıda ele alınan Otto-Preminger-Insitut davasında olduğu gibi).93 9. madde ayrıca, bir kargaşa tehdidinin, devlet müdahalesini gerektiren bir kamu düzeni hali yaratan şeyin bizzat çoğulculuğun kendisi olması halinde dahi, çoğulculuğu baltalayan değil, teşvik eden yöntemlerle ele alınmasını gerektirmektedir.
Dolayısıyla bu konuyu okuyucumuz yadırgamış. Biz de yadırgadık. Bu nedenle de Diyanet İşleri Başkanlığı Hukuk Bölümüne bir mail ile sorduk :
Diyanet Başkanlığı Hukuk Bölümünden Cevap Yok
Aşağıda resmi bulunan, “soru sormak için kişisel bilgilerin istendiği” form konusunda Diyanet İşleri Başkanlığının Hukuk Bölümüne 28 ocak 2014 günü şöyle bir soru gönderdik :
Sitenize dini soru sormak için başvurmak isteyen bir kişi, sitede TC Kimlik no, ad, soyad gibi kişisel bilgilerin alınıyor olmasını ve daha önce sorulan soruların kayıt edilmesini doğru bulmadığını bildirerek haber yapmamız için bize iletti.
Sorduğumuz hukukçular, din gibi özel bir konuda bu tür bilgilerin istenmesi, bir nevi fişleme özelliği taşıyabilir dediler. Henüz “kişisel verilerin korunması” kanunumuz olmamakla birlikte, “din özgürlüğü” hem kendi anayasamız, hem de İnsan Hakları Beyannamesi açısından korunuyor. Kişinin din konusundaki düşüncelerini açıklama ya da açıklamama hakkı varken, size soru sorması için bu bilgilerin istenmesinin nedenini anlatabilir misiniz?
Ancak bu sorumuzun alınmış olduğu ya da cevaplanacağına dair bir geri dönüş alamadık. Bu nedenle de haberimizi yayınlamaya karar verdik. Umarız Diyanet İşleri Başkanlığı, bu haberle birlikte konunun hassaslığını farkedip, özen gösterir ve kişisel veriler sorunu olan bu konuyu çözerler.

[1] Dini Soruları Cevaplandırma Platformu
[3] İnsan Hakları Mahkemesi El Kitapları : Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü

Kaynak : 