Önceki 3 bölümü
- Paul Doany; TT Yönetimi İyi İş Yapmış – 1
- Paul Doany; TT’nin Son Anlaşmalarında Sorun Yok – 2
- Doany; Oger Bölgesel Yönetimi İstanbul’a Taşıyacak – 3
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
turk-internet.com : Yeni telekom yasası hakkında ne düşünüyorsunuz?
Dr.Paul Doany; ”Yönetmeliklerin”, regülasyondan farklı olmasının önemini vurgulayarak başlamak isteriz.
Geniş anlamda bakarsanız, bu sektör için kesinlikle gerekli. İlgili tarafları da kurallar konusunda bilgilendiriyor. Regülatör de bu kuralların uygulanmasından sorumlu olacak ve ilgili tarafların yaptığı uygulamalara da yol gösterecektir.
Yeni kanun bu tür ayrımları yapıyor. Biz de, tüm diğer ilgili taraflar gibi katılımcı olacağız. Uygun kural ve düzenlemelerin olduğu yerde, görüşlerimiz ve uygulamalarımızla da katkıda bulunacağız.
turk-internet.com : CDMA 2000 hala tartışma konusu olmaya devam ediyor. Size bir avantaj verildiği düşünülüyor. Öyle miydi?
Dr.Paul Doany : Bize ya da ihaleye katılan başkalarına, özel bir avantaj verildiği doğru değil. CDMA 2000 (3G)’nin TK tarafından Türk Telekom’a önerildiği de doğru değil.
Öncelikle, şunu açıklığa kavuşturmamız lazım; Türk Telekom’un CDMA teknolojisi spektrum kullanım hakları için başvuruda bulunmuş olduğu, Özelleştirme İdaresinin sağladığı veri odası döneminde (data room) ihalenin tüm katılımcılarına Türk Telekom tarafından açıklanmıştı.
Yine TDMA ya da CDMA gibi çeşitli teknolojileri kullanan “Sabit Kablosuz Erişim” (Fixed Wireless Access ya da Wireless Local Loop – WLL) servislerinin de 1999’dan bu yana pazarda verilebildiği de açıklanmıştı (Türk Telekom’un web sitesinde sabit kablosuz konusu, servisin başladığı tarihi de gösterecek bir şekilde mevcut)
CDMA teknolojisinin yeni spektrumunun kullanımı Türk Telekom tarafından, servis verilemeyen, bakır kabloların olmadığı, teknik olarak da götürülemediği, nispeten düşük nüfuslu bölgelerdeki erişimi canlandırmak için istenmişti. Bu yolla, TT’nin gelişen alanlardaki erişimi, mesela kablo networkün yayılmasını da sağlaması bekleniyordu. Eski WLL sistemlerin (ya da dar bant sistemler) veri kapasiteleri yetersiz. Ancak müşteriler açısında bu kritik bir ihtiyaç. Bu tür müşterilerin kablo erişimi alamama dezavantajına sahip olmaları da haksızlık.
TK ise, Türk Telekom’un talebine karşın, CDMA 2000 ya da 3G değil, 1900 bandında CDMA kullanım olanağı önerdi (başka bir deyişle, teknoloji geniş bantın 3.nesli değil) Daha da ilerisi, TK alan sınırlamaları getirdi. Maalesef TK, Türk Telekom’un Kabul edemeyeceği başka koşullar da ileri sürdü. Bu nedenle de uygulama bu seferlik askıya alındı.
Kablo sistemlerin olmadığı alanlar için ses ve veri servislerini temin edecek uygun spektrumları talep etmek Türk Telekom’un yetki hakları içinde. TK’nın bu tür talepleri inceleyip, uygun kararları vermesi gerekir. Bu koşullar altında Türk telekom’un yeni bir anlaşma yapmayacağı açık.
Diğer ilgili tarafların haklarına dokunmadan, Türk Telekom’a, kablosuz servisler sunabileceği uygun spektrumların verilmesi halkın da istediği bir şey olmalıydı.
Yine maalesef, % 55 blok satış konusu, negatif değerlendirildi. Ancak biz CDMa konusunun mahkemelerdeki davalarda incenerek, temize çıkacağını düşünüyoruz.
Röportajın devamını
Doany; Türk Telekom Kanunlara Saygılı Olacaktır-5 başlığı altında okuyabilirsiniz.



Kaynak : 