Geçen hafta sonu İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde bir arama konferansı vardı. TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu tarafından düzenlenen etkinlikte, komisyonun davet ettiği 55 özel ve devlet kurumundan sektör sakini sorunları tartıştı.
Konferans sırasında sohbet ettiğimiz CHP Bursa Milletvekili Doç.Dr.Aykan Erdemir’e komisyonu sorduk. Çünkü bu komisyonun raporu, sektörde “acaba internete bir engelleme mi getirecekler” korkusu yarattı.
Milletvekili Aykan, 1974 doğumlu ve Sosyal Antropolog, Öğretim Üyesi. Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitiren Aykan yüksek lisans ve doktorasını Harvard Üniversitesinde tamamlamış.
Türk.İnternet.Com: Aykan bey merhaba, TBMM bilişim ve internet araştırma komisyonu üyelerinden birisiniz, öncelikle kendinizi tanıtmanızı rica edeceğiz.
Doç.Dr.Erdemir : CHP Bursa Miletvekiliyim. Aynı zamanda parti meclis üyesiyim. Türkiye Milet Meclisinde, Avrupa Birliği uyum komisyonu üyesiyim. Avrupa Karma Parlamento komisyonu, bilişim ve internet komisyonu üyeliklerim var. Özel ilgi alanlarım siyasette bir yanda bilgi toplumu olma yolunda gerekli sosyal politikaların tasarlanması, diğer yanda gençlik politikalarının, bütün bunların üzerinde de bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması sayılabilir.
Türk.İnternet.Com: Siz zaten antropologsunuz değil mi?
Doç.Dr.Erdemir : Ben akademik kökenli bir milletvekiliyim. Doktoram sosyal antropoloji alanında. Sosyoloji doçentiyim. Siyasete başlamadan önce, Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yedi yıl görev yaptım.
Türk.İnternet.Com: Aykan bey, bilişim ve internet araştırma komisyonu, doğal olarak internet camiasında bir şüphe yaratıyor. O da şöyle bir şüphe; acaba internet komisyonu, interneti kısıtlayacak sansüre benzer şeyler mi getirecek? Ne diyorsunuz bu konuda ?
Doç.Dr.Erdemir : Bu komisyon birden fazla araştırma önergesinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş bir komisyon. Dolayısıyla dört farklı partinin vizyonunu bir araya getiren melez bir komisyon.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim araştırma önergemizde ağırlıklı sorun Türkiye’de bilişim sektörünün ve bilgi ekonomisine geçişinin araştırılmasıydı. Ama genellikle diğer partilerin araştırma önergelerinde internete yaratabileceği sorunlar ağırlıklı olarak vurgulanmıştı ve örneğin aileye yönelik tehditler, aynı zamanda internet kullanımının psiko sosyal sonuçları, tıbbi sonuçları gibi konular vurgulanmıştı.
Dolayısıyla komisyon tüm bu konuları bir arada ele almak durumunda. Şüphesiz kamuoyu bu konuda şöyle bir algı yarattı; “Bu komisyon internetin zararlarını araştırma komisyonudur”. Fakat gerek komisyonun adında gerek görev tanımında böyle bir kısıtlama yok, aslında pek çok vekilin ağırlıklı değerlendirmesi bu yönde olabilir ama komisyon sosyal bir olgu olarak bilişimi ve interneti araştırmakla yükümlü.
Bu alanda da biz kendi sorumluluğumuzu özellikle Cumhuriyet Halk Partili vekiller olarak şöyle görüyoruz. Bir yanda sürdürülebilir ekonomik büyüme için bilişim sektörünün stratejik rolü ne olmalı onu araştırıyoruz. Diğer yandan da bireyin ve toplumun temel hak ve Özgürlükleri noktasında bilişim ve internet alanında ne gibi çalışmalar yapılmalıyız özelliklere de günümüzde hızla otoriteleşen ve temel hak özgürlüklerin büyük tehdit altında olduğu bir ülkede bilişim ve internetinde bu özgürlükler mücadelesinin temel alanı olduğunu düşünüyoruz.
Türk.İnternet.Com: Biz CHP’yi internet ve bilişim konularında çok görmediğimiz konusunda düşüncesine sahibiz, yanılıyor muyuz?
Doç.Dr.Erdemir : 12 haziran seçimleri öncesinde CHP yönetimi bir kültür platformu olarak, bu alanda bir çalışma yayınladı, aynı zamanda da politika notumuzda yayınlanacak ama sizin de bahsettiğiniz üzere bu alanda yalnızca çalışma yapmak yeterli olmuyor. Bunun tüm paydaşlarını, paylaşımı aynı zamanda da farklı mecralarda iletimi çok önemli.
Bu alanda da tabi CHP’ye büyük görev düşüyor. Çünkü Türkiye’nin nüfusu yarısı 29 yaşından genç ve toplumumuzun eğer yarısı 29 yaşından gençse ve özelikle de bilişimle çok farklı bir ilişki kuruyorsa o zaman sosyal demokratlar olarak bizlerin öncelikle bu kitle olmak üzere toplumun farklı kesimlerine bilişim ve internete ilişkin somut politika örneklerimizi doğrudan ulaştırmamız gerek.
Önemli somut örnek veriyim gençlik ile özel olarak hazırladığımız rapor pdf dosyası olarak üç milyon kere indirildi. Demek ki doğru mecra ve doğru hedefleme ile sosyal demokrat politikaları çok geniş kesimlere yansıtmak mümkün aynısının bilişim ve internet alanının da olabileceğine inanıyorum.
Dolayısıyla size katılıyorum bu alanda yürütmekte olduğunuz çalışmaların ve Türkiye de özgürlüklerin bir partisi olduğumuzu daha etkili bir şekilde duyurmak durumundayız.
Türk.İnternet.Com: Başka eklemek istediğiniz var mıdır?
Doç.Dr.Erdemir : Elbette Türkiye’nin bir hedefi var dünyanın en büyük on ekonomisinden biri olmak Biz CHP olarak bu günkü rotayla gidişatla, bu hedefin ıskalayacağını düşünüyoruz. Türkiye’de gerek ekonominin gerek toplumun gerek siyasetin çok önemli dar boğazlardan geçtiğini düşünüyoruz.
Her şeyden önce mevcut otoriter yaklaşımın temel özel hak ve özgürlükleri ikinci plana atan yaklaşımın, bilişim sektörünü de doğrudan vuracağını, sürdürülebilir ekonomik büyümeyi de doğrudan zedeleyeceğini düşünüyoruz.
Bugün “network kredisi” kavramına baktığımız da yani Türkiye’nin bilişim açısından hazırlık durumuna baktığınızda ne yazık ki ellili sıralardan, atmışlı sıralara düştüğümüzü görüyorsunuz, pek çok diğer uluslararası endekste Türkiye’nin bilişim ve ilgili alanlarda hep arka sıralarda olduğunu gösteriyor.
Tabi bizim için şaşırtıcı değil çünkü bilişimin olmazsa olmazı biliyoruz ki yaratıcı orta sınıflar eğer yaratıcı orta sınıfların nefes alabileceği özgürlüklerini deneyimleyebileceği haklarına sahip olabileceği bir ortam yaratmazsanız mahrumiyete önem vermezseniz kişisel bilgileri korumazsanız interneti filtrelerseniz siz yalnızca dünyadaki bileşim sektörünün ilerlemesi dışında kalmasanız, aynı zamanda da çağdaş bilgi topluluğunun bir parçası olamazsınız.
Bu anlamda sosyal demokratların temel hedefinin bu gün Türkiye de özgürlükçü demokrasi olduğunu düşünüyoruz. Özgürlükçü demokrasinin de bilişim sektöründe de gelişmenin bir ön şartı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü dünyada hiçbir otoriter rejim yok ki bilişim sektöründe önemli atılımlar yapsın ve bunu sürdürülebilir kılsın.



Kaynak : 