web analytics
Perşembe, Haziran 4, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa Günlük Haberler Enerji

Doğalgaz Keşfi Paris Anlaşması Taahhüdünü Yerine Getirebilir

turk-internet.com Basin-turk-internet.com Basin
27 Ağustos 2020
-ARAŞTIRMA, Çevre, Enerji
0
Doğalgaz Keşfi Paris Anlaşması Taahhüdünü Yerine Getirebilir

Doğalgaz Keşfi Paris Anlaşması Taahhüdünü Yerine Getirebilir

Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Karadeniz’deki doğalgaz keşfi ile iklim değişikliği üzerinde olumlu etkisinin olabileceğini belirten Doç. Dr. Canan Acar, Türkiye’nin Paris anlaşması çerçevesinde 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %21 oranında azaltma taahhüdünü, kömür ve petrol yerine doğalgaz enerjisi kullanarak gerçekleştirebileceğini söyledi.

Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğalgaz keşfi büyük yankı uyandırırken, doğalgazın iklim değişikliği üzerindeki en büyük etkisi artan sera gazı emisyonlarını azaltma potansiyeli olarak görülüyor. Kömür ve petrole oranla doğalgaz daha temiz bir seçenek olarak görülürken, keşfin Türkiye’ye iklim değişikliği konusunda da fayda sağlayabileceği belirtilmekte. 2018 yılındaki enerji kaynakları kullanım verilerine değinen Bahçeşehir Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Canan Acar, doğalgaz keşfinin iklim üzerindeki olası etkisini şöyle değerlendirdi;

“O sene kömür ve petrol yerine sadece doğalgaz kullanılsaydı emisyonlar, yaklaşık olarak 101 milyon ton azaltılabilecekti”

“%24 ORANINDA AZALTABİLİR”

Türkiye’nin enerji kaynağı kullanım ve sera gazı emisyonu verilerinin ciddi boyutlarda olduğunu belirten Canan Acar, şöyle konuştu;

“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine göre, 2018 senesinde Türkiye’nin birincil enerji kaynak kullanımı şu şekilde dağılım göstermiştir; petrol %29,2, doğal gaz %28,6, kömür %28,4. Yine 2018 sera gazı emisyonlarına baktığımızda görüyoruz ki bu emisyonların 169,19 milyon tonu kömürden, 116,92 milyon tonu petrolden ve 96,07 milyon tonu doğal gazdan gelmiştir.

Bu yakıtların aynı birim enerjiyi vermek için saldıkları emisyonlara bakarsak 1 GJ enerji vermek için doğalgaz yaklaşık 56 kg karbondioksit salarken bu miktar petrol için 73 ve kömür için de ortalama 100 kg karbondioksittir. Yani, 2018 verileriyle incelersek, o sene kömür ve petrol yerine sadece doğal gaz kullanılsaydı emisyonlar toplam olarak yaklaşık 101 milyon ton azaltılabilecekti. Bu da emisyonlarımızı neredeyse %24 oranında azaltmamız anlamına gelirdi. Türkiye’nin Paris Anlaşması çerçevesinde sera gazı emisyonlarını 2030’a kadar %21 azaltacağı taahhüdü göz önüne alındığında, petrol ve kömür yerine bulunan doğalgazın kullanılmasının ne kadar etki yapabileceği görülebilir.”

TEK ÇARE SERA GAZI EMİSYONLARINI DÜŞÜRMEK

Artan sera gazı emisyonlarının iklim değişikliği üzerinde ciddi oranda etkisi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Canan Acar, Amerikan Meteoroloji Derneği’nin yayınlamış olduğu raporu da değerlendirerek şunları söyledi;

“60’tan fazla ülkeden 520 bilim insanı tarafından derlenen ve geçtiğimiz günlerde Amerikan Meteoroloji Derneği Bülteni’nde yayınlanan rapor, iklim krizinin gezegeni ve insan yaşamını nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. Bu rapora göre, 2019 senesinde, okyanus sıcaklığı tarihteki en yüksek 2. seviyedeydi. Deniz seviyesi 8,64 cm yükseldi, sera gazları ise son 800.000 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Kutuplar kayıtlardaki en sıcak 2. seneyi yaşadı. Pek çok ülke sellerle boğuştu ve Avustralya, Amazon ve Sibirya’da büyük orman yangınları yaşandı. Tüm bu veriler, küresel iklimin hızla değişmeye devam ettiğini ve bizlerin acilen önlemler alması gerektiğini göstermektedir. Bu önlem de sera gazı emisyonlarımızı acilen düşürmeye başlamak olmalıdır.”

“GAZ ÇED RAPORLARI IŞIĞINDA YÜZEYE ÇIKARILMALI”

Doç. Dr. Canan Acar, doğalgazın her ne kadar sera gazı emisyonu açısından kömür ve petrole kıyasla daha temiz bir seçenek olsa da, deniz altından doğalgaz çıkarmanın getirebileceği çevresel riskler de olabileceğini söyledi. Acar, şu ifadeleri kullandı;

“Deniz altı kaynaklarından doğal gaz rezervlerinin çıkarılması ayrıntılı ÇED raporları ışığında titizlikle yapılmalıdır. Deniz tabanındaki doğal gazın çıkarılması sırasında, deniz ortamına gaz sızıntısı olması kaçınılmazdır. Bu gaz, kaynaktan, boru hatlarından, tankerlerden ve depolama tanklarından sızabilir veya patlamalara dahi neden olabilir. Sondaj ekipmanı arızası, boru hatlarının aşınması, insan hatası, depremler, fırtınalar, nakliye kazaları vb. nedeniyle de sızıntı ve patlamalar meydana gelebilir. Doğalgazın denize salınmasının çevresel sonuçları, özellikle kıyıya yakın yerlerde, sığ sularda veya su sirkülasyonunun yavaş olduğu bölgelerde meydana geldiğinde şiddetlidir.
En tehlikeli durumlar arasında, deniz yüzeyinde hızla buharlaşan gazın tetiklediği gaz bulutları oluşumunu ve bu gaz birikintisinin yanarak veya patlayarak 400 kilometreye kadar olan alanda yaşayan her şeyi yok edebilme potansiyelini sayabiliriz. Pek çok insan, deniz altından sızan doğal gazın sadece yüzeye çıkıp hızla buharlaşacağını düşünür, ancak aslında önemli bir kısmı suda çözünür ve deniz yaşamı için oldukça zehirlidir. Gaz balıkların vücuduna hızla nüfuz ederek solungaçlara, deriye, ve gözlere doğrudan zarar verebilir ve gaz kesesini doldurarak balığın nefes alma ve yüzmesine engel olabilir. Denizde metan gazı 0,02 – 0,05 miligram/Litre konsantrasyonlarına ulaştığında, bu gaz balıklar tarafından algılanacak ve balıklar o bölgeden uzaklaşacaktır.
Bununla birlikte, balıklar 1 miligram/Litre’nin üzerindeki konsantrasyonlara maruz kalırsa, bu gaza maruz kaldıktan birkaç saniye sonra yön duygularını kaybeder ve sızıntı bölgesinden kaçamazlar. 15 – 20 dakika bu tür konsantrasyonlara maruz kalan balıklar akut zehirlenme belirtileri gösterir ve maruz kaldıktan sonra 1-2 gün içinde ölürler. Kabuklu deniz hayvanları da gaza maruz kaldığında ölmektedir. Tüm bu istenmeyen ve zararlı etkilerden korunmak için deniz altı sondaj çalışmaları sırasında detaylı ÇED analizleri yapılmalı ve bu bilgiler ışığında rezervden çıkan doğal gazın çıkarma, taşıma ve işlenmesi sırasında sızıntı, paslanma ve aşınmayı en aza indirecek önlemler alınmalıdır. Deprem ve fırtına gibi risklere karşı dayanıklı yapılar kurulmalı, ekipmanlar sürekli kontrol edilmeli ve tüm çalışanların doğal gaz konusunda eğitimlerinin sürekli yapılarak insan hatasının da en aza indirilmesi gerekir.
Etiketler: AmazonAvustralyaCanan AcarÇED RaporuÇevreDoğalgazEnerjiİklim DeğişikliğiParis AnlaşmasıSibirya

Türk İnternet'ten buna benzer yazılar için bildirim almak ister misiniz?

ABONELİKTEN ÇIK
turk-internet.com Basin

turk-internet.com Basin

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

GÜNLÜK BÜLTEN ABONELİĞİ

Aboneliğinizi onaylamak için gelen veya istenmeyen posta kutunuzu kontrol edin.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Mobil Sektör Yeniden Şekilleniyor; 2030’a Kadar Akıllı Telefonların Yaklaşık Yarısı Doğrudan Uydulara Bağlanacak
  • İran, ABD’ye Çok Uçak Kaybettirmiş ve Amerikalılar Çin ile Gelecekteki Savaş Konusunda Endişeli
  • Papa Leo XIV, Yapay Zeka Hakkında Çığır Açan Bir Genelge Yayınladı ve İnsanlığı “Dijital Tekel’e” Karşı Uyardı
  • Tunçmatik’ten Elektrikli Araç Kullanıcılarının “Menzil Kaygısını” Bitirecek Çözüm
  • Online Toplantılarda Yapay Zekâ Devrimi: Türk Mühendislerin Başarısı Edisyn

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile KarşılaştırmakKaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Bildirimler

Turk-internet.com masaüstü bildirimlerini almak için lütfen buraya tıklayın

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]

Türk İnternet'ten ilginize çekecek yazılar için bildirim almak ister misiniz?

Abone Ol

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.