Söyleşinin ilk bölümünü Doğan Ufuk Güneş; Türk Yazılım Sektörü Kamuda Yerli Yazılımın Arttırılmasını Bekliyor – 1 ve ilk bölümünü Doğan Ufuk Güneş : Kamuda Yerli Yazılım için Pozitif Ayrımcılık İstiyoruz – 2 başlıkları altında okuyabilirsiniz..
Yazılım Sanayicileri Derneği YASAD sektörün önünü açmaya çalışıyor. Kamu ihalelerinde pozitif ayrımcılık ya da eşit konum isteyen derneğin, yaptığı çalışmaları Yasad Başkanı Doğan Ufuk Güneş ile kaldığımız yerden konuşmaya devam ediyoruz (bu söyleşinin videosu son bölümde yayınlanacak)..
turk-internet.com : Bir de öbür tarafa bakalım. Yani özel sektör tarafına. Özel sektör ve bankacılık tarafına. Bunlar büyük sanayi kuruluşları ve finansman kuruluşları, yazılım seçerken nasıl davranıyorlar? Yerli yazılımdan yana bir öncelikleri var mı? Ya da tam tersi mi oluyor?
Doğan Ufuk Güneş : Şunu söyleyeyim. Mobil yazılımda biz ciddi anlamda Avrupa’nın önündeyiz. Özellikle mobilin banka finans tarafında ve finansman yazılımlarında genel anlamda çok ciddi bir şekilde Avrupa’dan da öndeyiz. Hatta Amerika’dan da bile bir çok konuda önde olduğumuzu söyleyebilirim.
Örnek şirketlerimizin öyle ürünleri var ki yani bu şirketlerimizin bu ürünlerini daha geçen Almanya’da bile yapmış olduğumuz ihracat gezisinde anlattığımız zaman oralarda bu ürünlerin daha muadirlerinin bile yapılamadığını hatta bu ürünlerin yaptıklarının çoğunun bile düşünülmediğini neredeyse gördük.
Dolayısıyla orada artık ciddi anlamda yerli yazılım tercih edildiğini görüyoruz. Yerli yazılım desteklerini de görüyoruz. Yani özelde artık yerliye doğru bir pozitif yaklaşım, bir pozitif ayrımcılık var. Yani o anlamda, evet gönlümüz biraz daha rahat. Ama asla unutmamak lazım ki ne kadar olursa olsun ülkemizde ana problem sermaye azlığıdır. Yani sermaye birikimimiz şirketlerimizde fazla değil. Esas güç kamuda olduğu için kamudan alacağımız hibe sektörü daha da hareketlendirecektir.
Kamunun desteğinin olması demek yerli özel sektördeki desteğin artacağına garanti demektir diye bakıyoruz olaya. Dolayısıyla biz hani Yasad olarak özel tarafta zaten kendi içimizde o ilişkileri kurarak dertlerimizi anlatabiliyoruz.
Ana sorunumuzsa tekrar demin sölediğim gibi kamuda yazılımın, yerli yazılımın pozitif bir ayrımcılıkla gitmesi. Bakın pozitif ayrımcılık derken bunu bir düzeltelim. Yani biz pozitif ayrımcılıkla şunu söylemiyoruz. Sınırları kapatalım sadece yerli yazılım kullanın, işte yabancı yazılım kullanmayın. Hayır. Buradaki bakış açımızı ve felsefemizi çok net söylemek, bunu çok net belirtmek için biraz açmak istiyorum. Biz diyoruz ki rekabet şartları eşit olsun. Biz eşit şartlarda rekabet edelim.
turk-internet.com : Yani ihale sözleşmesinde yabancı firmanın yazılımını işaret edecek, mesela “Avrupa’da 10 milyon $’lık proje yapmış olması gibi” şartlar konulmasın diyorsunuz.
Doğan Ufuk Güneş : Öyle. Bu tarz kısıtlar koyduğunuz anda yazılım, yerli yazılımın geride kalma ihtimallerini ortaya çıkarıyorsunuz. Ama esas konu şu olmalı: yazılım kalitesi ve mühendislik gücü. Bu ikisi anlamında biz eğer yarışta yarışabilme şansına sahip olursak çok net bir şekilde söylüyorum ki asla ve asla yabancılardan geri kalır bir yanımız yok.
turk-internet.com : Peki, Doğan Bey, zaman zaman bazı kamu ihaleleriyle ilgili olarak bazı kamu yöneticileriyle konuştuğumuzda, bize Türk firmalarının iki gün sonra ortadan kaybolabildiğini veya kalitesinin bilmem daha düşük olduğunu veya bu projelerin çok uzayabildiğini filan söylüyorlar. Siz demin birazcık iştirak ettiniz gibi. Buradaki yanlışlık nedir? Yani sizce Türk firmaları iki gün sonra kayboluyor mu? Veya Türk firmalarının kalitesi diğer firmalarla kıyaslandığında yeterli mi? Ya da şunu mu söylüyorsunuz? Bizim kalitemiz yabancı firmaların yazılımları kadar kaliteli olmasalar da katlanılması lazım, katlanılırsa biz daha kaliteli hale dönüşürüz mü demek istiyorsunuz?
Doğan Ufuk Güneş : Öncelikle şunu söyleyeyim Füsun Hanım, katlanmak diye bir şey pek demiyoruz. Çok net, asla da böyle bir talebimiz yok. Biz diyoruz ki eşit şartlarda ihale sürecine girelim ve eşitsek bizi tercih edin. Eşit isek bizi tercih edin. Asla bize katlanın diye bir şey kesinlikle talep etmiyoruz. Bu bir kere ekonominin genel kurallarına aykırı. Böyle bir talebimiz asla yok. Yani pozitifi kastettiğimiz ayrımcılığı burada istiyoruz sadece.
Tersi, şunu söyleyelim. Türk firmalarının kaybolması gibi bir şey. Bakın eğer öyle olsa Yasad olamazdı. Yasad 92’de kurulmuş bir STK. Yani 20. Yılını kutluyor bu yıl. Ve 308 tane çok ciddi yazılım firmasını temsil ediyor şu anda. Bu sayı artarak devam ediyor. Bu firmaların hepsi en az yirmi yıllık firmalar. En az yirmi yıllık firmaların kurduğu bir stk’dan bahsediyorum. Hatta stk’dan eski firmalar da var içerisinde. Yani 83’lü 84’lü 85’li yıllarda kurulmuş üyelerimiz var. Yani böyle bir bakış açısını maalesef doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum.
turk-internet.com : Bu bir bahane galiba.
Doğan Ufuk Güneş : Bilemiyorum, bilemiyorum. Ama bu bence, buna böyle bakmamaız gerektiğini söylemek istiyorum. Esas yapmamız gereken şeyler ise farklı. Onları da az evvel farkındaysanız dile getirdik. Bakın ben size Türk mühendislik kalitemizin nerede olduğunu istatistikle göstereyim. Biz bunu Almanya’da Almanlara anlattık ve Almanlar bile bunu
turk-internet.com Ben zaten o konuyu da sormak istiyorum. Şu Almanya ziyaretinizi. İlginç bir geziydi değil mi?
Doğan Ufuk Güneş : Çok ilginç. Çok ilginç. İnanın bakın orada gerçek gücümüzü, inanın biliyorduk ama, bir kere daha gördük. Şimdi bakın ben size şurada çok net bir istatistik göstereyim. Size buradan göstereyim. Bakın bu “I am the World”’ün araştırması. Bu Türk araştırması da değil yani bu bizim kendi kendimize yaptığımız bir yerli araştırmamız da değil. Yabancıların bizim hakkımızdaki araştırması. Yabancıların sektör hakkındaki araştırması. Bakın burada diyor ki mühendislik kalitesi 2011 yılında; Türkiye 2.sırada.
turk-internet.com : Birinci sırada kim var?
Doğan Ufuk Güneş :
Birinci sırada şu anda Tayvan görünüyor 8.47 ile. Biz 7.68 ile ikinci sıradayız. Bakın, bu çok ciddi bir araştırma. Şimdi bunu YASAD olarak söylüyoruz, bunu Almanlara da gösterdik. Bu 2011 araştırması. Geçmiş çok eski bir araştırmadan bahsetmiyoruz. Bu tarz bir gücümüz var. Yani mühendislik gücümüz çok güçlü. Bakın şöyle söylüyoruz, çok şükür neden bizim mühendislik gücümüzün çok güçlü olduğunu bir de yeterli gerekçesi var. Çok şükür halen daha üniversite sınavlarında ilk 1000 tercihi yapan mühendislik tercih ediyor bizde ve o 1000 tercihinin de %99’ u ya bilgisayar mühendisliği ya da elektrik-elektronik mühendisliğini tercih ediyor.
Dolayısıyla bizim buradan gelen çok ciddi bir mühendislik gücümüz var. Bir de geçmişten gelen bir mühendislik gücümüz var. Sizde çok iyi bilirsiniz ki, yazılım işi aynı zamanda bir usta çırak ilişkisidir. Yani bizim ustalarla çıraklar yoğurularak sürekli ileri gidiyor ve bugün Amerika’da bu ilk 1000 ise ya tıbbı tercih ediyor ya hukuku tercih ediyor ve mühendislik tercihleri de biliyorsunuz aynı seviyede değil.
O yüzden de bizden çok ciddi bir beyin göçü de Amerika’da ki Silikon Vadilerine gidiyor. Google’da ya da Microsoft’ta ya da diğer şirketlerde çok ciddi çalışan bir de yerli mühendisimiz var. Şimdi, biz bütün bu mühendisliklerimizi bu artık Hinterland’da, bu sanayi için çalıştırttığımız takdirde ve onlara da eşit şartlarda yarışma fırsatı verdiğimiz taktirde bu şirketlere, ben çok net inanıyorum ki Yasad olarak, bizim sektörümüz kat ve kat büyüyecektir, pazarımız kat ve kat büyüyecektir. Yanı sıra ihracatta bunları yapma fırsatı bulduğumuz zaman kat ve kat büyüyecektir.
Bu söyleşinin devamını Doğan Ufuk Güneş : 1220 Bilişime Yönelik Liseden 385 Bin Mezun Oluyor ama Biz Ara Eleman Bulamıyoruz – 4 başlığı altında okuyabilirsiniz.




Kaynak : 