Yoğun iş hayatının beraberinde getirdiği stres, kişilerin iş hayatını olduğu kadar aileleri ve sosyal çevreleriyle olan ilişkilerini de en üst düzeyde etkiliyor. İşten ayrılma sebepleri arasında da birinci sırada yer alan iş stresi, özellikle de mükemmeliyetçi ve hırslı kişilik yapılarını kendine hedef seçiyor. Doğru stres yönetimiyle iş stresinden en az düzeyde etkilenmenin mümkün olduğunu belirten Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, konuyla ilgili görüş bildiriyor.
İş stresi, zaman doğru kullanmaya başlanıldığında etkisini yitiriyor
Günümüzde erkekler kadar kadınlar da yoğun bir iş temposuna sahipler. Bu durum kişilerin zaman zaman aileleriyle olan ilişkilerini koparma noktasına getirebiliyor. Bu durum; toplumda her geçen sayısı artan mutsuz anneler, şiddet eğilimli babalar, içine kapanık çocuklarla sonuçlanabiliyor.
İş stresiyle baş etmede, zamanı doğru kullanmaya başlamanın ilk adım olması gerektiğini belirten Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, çalışan kadın ve erkeklerin kendilerine daha çok zaman ayırmaları gerektiğini, sevdikleriyle zaman geçirmeye ve kendine zaman ayırmaya özen göstermenin stres yönetiminde önemli olduğunu belirtiyor. Knudsen’e göre, iş ve aileye ayrılan zaman doğru yönetildiğinde, iş stresi kişilerin psikolojilerini bozacak ölçüde etkili olmuyor. Baş ağrısı, kas ağrıları, memnuniyetsizlik, kalp çarpıntıları gibi belirtilerle fiziksel olarak da kendini gösteren iş stresinin önüne geçmede, doğru zaman yönetimi hayat kurtarıcı olabiliyor.
İş stresine karşı direnç kazanmak için altın öğütler
Yoğun strese maruz kalan kişiler, psikolojik ve fizyolojik açıdan zarar görmeye başlıyorlar. Günümüz şartlarında, çalışmanın ekonomik özgürlük anlamında vazgeçilemez olması, iş stresinin daha yoğun yaşanmasına ve kişilerin, üzerlerindeki baskıyı daha fazla hissetmelerine neden olabiliyor. Kendine ve ailesine zaman ayıramayan kişiler, hayatlarını bir rutin haline gelmekten kurtaramıyorlar. Omuzlarında iş yükünü atmak için kendilerine fırsat veremeyecek hale gelen bu kişiler, giderek daha çaresiz hissediyor ve kronik mutsuzluğa sürüklenebiliyorlar.
Psikolog Ayşe Yanık Knudsen, iş stresine karşı direnç kazanmak için bazı önemli önerilerde bulunuyor:
“Yoğun iş temposuna sahip ve stresli bir iş ortamına sahip kişiler, zamanı iyi organize ederek ve fiziksel sağlıklarına daha fazla özen göstererek, vücutlarının ve psikolojilerinin stresten daha az etkilenmesini sağlayabilirler. Dengeli beslenme, akşamları yatmadan önce ılık bir duş alma, sevdiklerine ve kendilerine daha çok zaman ayırma, mutluluk hormonu olan serotonin artışına yardımcı olan sporu ihmal etmeme gibi basit ama önemli bazı önerilere kulak vererek, iş stresini hayattan uzak tutmak mümkün olabilmektedir.”
İş stresinin önlenmesinde psikolojinin olduğu kadar fiziksel vücut direncinin de önemli olduğunu vurgulayan Ayşe Yanık Knudsen’in de belirttiği gibi, iş stresi yönetilebilir ve bu konuda daha fazla direnç kazanmak bizim elimizdedir.



Kaynak : 