Çok yakın bir zaman içerisinde doktorunuzun mobil telefonunuza bir kaç uygulama indirmenizi ve sabahları kendisini aramanız gerektiğini söylediğini işitebilirsiniz. Zira, yetkinlikleri her gün biraz daha artan akıllı telefonlar konuşmanın ötesinde misyonlar yüklenmeye hazırlanıyor.
GPS özelliği dolayısıyla başlangıç noktasından varışa ne kadar yol kat ettiğinizi neredeyse milimetrik doğrulukla söyleyen akıllı telefonlar, artık sağlık verilerini belli merkezlere raporlayabiliyor. Bunun sonucunda örneğin kalp atışları düzenli takip edilmesi gereken hastalar devamlı bir sağlık kuruluşuna gitmek yerine bu işlemi mobil telefonları vasıtasıyla yapabiliyor.
Tıpta telemetri uygulamaları, kullanıcıların sağlıkları kadar sigorta kapsamlarının doğru tespit edilmesi için de büyük önem taşıyor. Sağlık sektörü, mobil uygulamaların kapsamlarının bu denli gelişim göstermesinden heyecan duyuyor. Sektör yetkilileri, teknoloji ekseninde sağlık uygulamalarının gerektiği şekilde kurgulanabilmesi ve kullanılabilmesi için öncelikle belli regülasyonların oluşturulmasını öneriyor.
New York eyaleti ve çevresinde 250’den fazla hastanenin bağlı olduğu Greater New York Hospital Association (GNYHA), benzer bir şekilde sağlık alanındaki katmadeğerli uygulamaları bilfiil kullanan bir organizasyon olarak dikkati çekiyor. GNYHA’ya bağlı bir kuruluş olan Happtique, mobil sağlık uygulamaları sunuyor. İlk uygulamasını geçtiğimiz Mayıs ayında kullanıma sunan Happtique, daha çok kronik ve kalp ile ilgili hastalıkların takip edilebilmeleri için uygulama geliştiriyor.
Mobil operatör Turkcell, geçtiğimiz Mart ayında duyurduğu bir teknolojiyle kronik hastaların uzaktan kontrol edilebilmesini hizmetleri arasına dahil etmişti. (1) “SağlıkTakip” adı verilen çözüm ile ilk etapta İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki 500 diyabet hastasının 7/24 doktor kontrolü altında olacağı açıklanmıştı.
Gözlemciler, akıllı telefonlara entegre edilecek sistemler ya da uygulamalar sayesinde tıbbi bakım hizmetlerinin çok daha gerçekçi bir boyut kazanabileceğini belirtiyorlar. Amerikan devletine bağlı hizmet veren sağlık kurumlarından Centers for Disease Control and Prevention, sadece 2007 yılında diyabet hastalarının bakım ve tedavi giderleri için 174 milyar dolar harcandığını açıklıyor. Ülkemiz için durum pek farklı değil. Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı Kronik Hastalıklar Raporu’na göre diyabetin 2010 yılında Türkiye’ye maliyeti 13 milyar TL’yi buluyor.
Regülasyonun ötesinde teknik ve güvenlik sorunlarının aşılabilmesi durumunda mobil teknolojilerin sağlık ekseninde önemli tasarruflar sağlayacakları söylenebilir.
(1) Turkcell Sağlık Takip ile kronik hastalar her an her yerde 7/24 kontrol altında

Kaynak : 