İçişleri Bakanlığı’na bağlı olan Nüfus ve Vatandaşlık Birimi, son dönmede bilişim teknolojilerini etkin kullanan kamu kuruluşları arasında yer alıyor. Birimin, teknolojiyi ne şekilde değerlendirdiğini en yetkili kişi olan T.C İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürü Dr. Ahmet Sarıcan’dan alıyoruz.
Nüfus hizmetinin, devletin vatandaşına sunduğu en temel hizmetlerden birisi olduğunu ifade eden Sarıcan, kurumun hizmetlerini 2002 yılı sonundan bu yana elektronik ortamda gerçekleştirdiğini söylüyor:
“Nüfus hizmeti, kişinin dünyaya gelmesiyle beraber başlayan, ölümüyle devam eden hatta ölümünden sonra bile bu kayıtlar üzerinden işlem yapılan bir dizi kayıtların tutulduğu ve bunlara bağlı olarak hizmetlerin sunulduğu bir alanı oluşturuyor. Bu bağlamda bu hizmetleri elektronik ortama ilk aktaran ve bu alandaki tüm hizmetlerini elektronik ortamda sunan ilk kurumlardan biriyiz. 2000’li yılların başında ilk elektronik e-devlet projesinin hayata geçmesinin ardından, 2002 sonundan itibaren de bu alanda bahsettiğim hizmetlerin tamamı elektronik ortamda sunulmaktadır.”
turk-internet.com’un “Bu çerçevede bilgisayar okur yazarlığı ne derece önem arz ediyor? sorusuna Ahmet Sarıcan şöyle cevap verdi :
“Eğer bir IT altyapısından, elektronik ortamda bir hizmet sunumundan bahsediyorsanız o zaman sizin en temel unsurunuz bu teknolojiyi kullanmaktır. Kullanma anlamında da sizin bilgisayar okur yazarlığı olarak tanımladığınız kavram ortaya çıkıyor. Gerek kullanıcı anlamında gerekse bu hizmetlerden yararlanan vatandaş kitlesi anlamında bilgisayar okur yazarlığı büyük önem arz ediyor. Siz ona ne kadar hakimseniz, bu alanda yeterli kültüre, birikime ve alt yapıya sahipseniz o hizmetlerden de o ölçüde verim elde etme imkanınız doğar.
Bu noktada, okurlarımızdan bilmeyenler için Sarıcan’dan kısaca Mernis, KPS ve adres kayıt sistemi ile buralarda yaşanan son gelişmeleri anlatmasını istedik;
Mernis dediğimiz bizim “Merkezi Nüfus İdaresi Projesi” şeklinde açıkladığımız bir proje. 2002 yılı sonunda hayata geçen proje bağlamında 1904’ten itibaren tutulan, tüm nüfus kütüklerinde yer alan kimlik bilgileri ve nüfus onay bilgileri elektronik ortama aktarıldı. Türkiye genelindeki ilçe nüfus müdürlükleri arasında bir network ve merkezi veri tabanıyla birlikte çalışma ortamı imkanı sağlandı.
Daha önce kişi nüfusa kayıtlı olduğu yere gidip veya oraya bir şekilde ulaşıp oradan bir nüfus hizmeti alma durumuyla karşı karşıyayken bu Mernis’le birlikte ortadan kalktı. Vatandaşlar artık coğrafi herhangi bir kısıtlama yaşamıyor.
2005’ten sonra bu verileri kimlik paylaşım sistemiyle de diğer kurum ve kuruluşların paylaşımına açtık. Bu da çok önemli ve üzerinde ciddiyetle durduğumuz bir proje. Artık bütün kurum ve kuruluşlarımız kimlik bilgilerine güncel olarak ve anlık online olarak ulaşabilir hale geldi.
Takdir edersiniz ki nüfus bilgileri dinamik bir bilgidir. Yani olay bilgilerine göre değişebilir. İsim değişikleri olabiliyor, kişinin medeni halinde değişiklikler olabiliyor, hayatıyla alakalı değişimler olabiliyor. Bugün sağken yarım saat sonra ölmüş olabiliyor. Bu sebeple kayıtların sağlıklılığı, doğruluğu ve güncelliği büyük önem arz ediyor. Bu bağlamda kimlik paylaşım sisteminde bu altyapıyı oluşturduk.
Adres kayıt sistemine gelecek olursak, 2007 yılı itibariyle kişilerin yerleşim yeri adreslerini de veri tabanında ayrı bir alan olarak tutmaya başladık ve şu anda vatandaşlarımızın tamamının yerleşim yeri adreslerini güncel olarak elektronik ortamda tutuyoruz.
Özellikle kurumlarımız hizmet sunumlarında yine KPS üzerinden bu verilere anlık olarak ulaşabiliyorlar. Buradaki önemli nokta, adresi bir şekilde tutmaktan ziyade bunun güvenliliğini sağlamak.
Çünkü, Türkiye açısından baktığımız zaman sık sık adres değişikliğinin, yer değişikliğinin, iç göçün yoğun yaşandığı bir ülkeyiz. Bu sebeple önemli olan bu adresi bir defa tespit etmekten ziyade bunun güncelliğini sağlamak. Bu bağlamda vatandaşlarımıza da ciddi anlamda sorumluluklar yükledik. Vatandaşlar, herhangi bir adres değişikliği olduğu takdirde 20 iş günü içerisinde ilçe nüfus müdürlüklerine, hizmet aldıkları su idaresi gibi birimlere ve ya elektronik imzaya sahiplerse elektronik ortamdan bile bunların tescilini, merkezi veri tabanına doğrudan yapabiliyor.
İş sürekliliği ekseninde Nüfus ve Vatandaşlık İşleri olarak ne gibi ihtiyaç ve gerekliliklerle karşılaştıklarını sorumuza ise Sarıcan şöyle cevap verdi :
Kimlik paylaşım sisteminin tesis edilmesinden sonra sunmuş olduğumuz hizmetin kesintiye tahammülü kalmadı. Özellikle diğer kurum ve kuruluşlar açısından anlık kesintinin bile ciddi bir maliyeti söz konusu.
Biz aslında 2005 yılında bir Felaket Kurtarma Merkezi (FKM) merkezi oluşturduk ama bu asenkron bir yapıda. Belli bir süre dahilinde bir kesinti olduğu zaman öbür taraftaki FKM merkezinin de ayağa kaldırılması zamana ihtiyaç duyan bir altyapıyı ifade ediyordu.
Mernis bağlamında baktığımızda bu bir şekilde tolere edilebiliyordu. Ama kimlik paylaşım sistemiyle birlikte kurum ve kuruluşların da bütün iş süreçlerini kimlik paylaşım sistemiyle ilintilendirmeleri ve kimlik paylaşım sistemi üzerinde uygulamalarını geliştirmeleri sebebiyle yeni bir strateji geliştirdik.
Yıl sonu itibariyle de FKM merkezini iş sürekliliği merkezine dönüştürüyoruz. Bu merkez, hem Ankara’daki olası bir sıkıntı anında kesintisiz olarak diğer merkez üzerinden hizmet vermemizi sağlayacak hem de daha az maliyetle kesintisiz hizmet vermemizin alt yapısını oluşturacak.
Son olarak, vatandaşlardan ne gibi sorular, talepler geldiğini öğrenmek istedik :
Bizim hedef kitlemiz doğrudan vatandaşın kendisi ve doğrudan vatandaşlarla alakalı bilgileri tuttuğumuz için çok farklı alanlarda farklı boyutlara sahip sorularla karşılaşıyoruz. Bu nüfus onay bilgileriyle alakalı olabiliyor, adres bilgileriyle alakalı olabiliyor ve ya soy ağacı dediğimiz hane listesinde kişilerin biraz da geçmişe yönelik bilgi talepleriyle bağlantılı olabiliyor. Yani vatandaşlarımızın geçmişe ilişkin bilgilerine nasıl ulaşabilecekleri ile alakalı talepleri var. Nüfus hizmetlerinin boyutları çerçevesinde düşündüğümüz zaman farklılık arz eden farklı alanlarda talep ve sorularla karşılaşabiliyoruz.

Kaynak : 