Teknoloji konulu ilk öykü kitabı geçtiğimiz günlerde okurlarıyla buluştu. Kendisi, aynı zamanda Orta Amerika Bilimsel Araştırma ve Eğitim Merkezi(CIFOCICA) Başkan Yardımcısı olan Dr. Fuat Alican’ın yazdığı “Yol”, bilişim ve teknolojinin insanlık için yarattığı değeri ele alan ilk kitap olma özelliğini taşıyor.
Kitapta, bilişim teknolojilerinin gündelik yaşama, insanlığın gelişimine ve ülkelerin kalkınmasına yaptığı etki öyküsel bir dille aktarılıyor. Dr. Fuat Alican’ın, yazımını 1 yılda tamamladığı kitabı, ismiyle de dikkat çekiyor.
Kitaba ‘Yol’ adı vermemin çok derin bir nedeni yok! Biraz tesadüf.
diyen Dr. Alican, açıklamasını şöyle sürdürüyor:
Kitabin ilk yarısında vaka olarak kullandığım Netsis firmasının şoförü Hüseyin’le birkaç toplantıya gittik birlikte. Son derece zeki ve meraklı olan bu genç arkadaşla, yol boyunca sohbetler yaptık. Bilişimden ekonomiye, politikadan Latin Amerika’ya, konuşmadık konu bırakmadık.
Hüseyin’le yaptığımız bu yolculuklar ve diyaloglar, bana kitaptaki öykünün yolda geçmesi ve diyalog halinde olması fikrini verdi. Teknolojinin insani boyutunu da kitap boyunca okuyucuya hatırlatmak amacıyla.
Sonra bu fikir, bilişimin de kalkınmaya giden bir yol olması, benim de hayatımın bir yol olması gibi olgularla birleşti. Ama ana neden biraz tesadüf. Öte yandan, tesadüf de olsa, bu seçimde hep bir insani boyut var sanırım.
turk-internet.com: Sizce, bilişim teknolojilerinin insanlığın gelişimine ne gibi bir katkısı var?
Dr. Fuat Alican: Bence çok güzel bir soru olmasına karşın, yanıt vermek son derece güç. Bilişimin insanlığın gelişimine katkısı, kriterlere göre değişebilir. İnsanlık ne kadar gelişti? Ne açılardan gelişti? Ne açılardan gelişemedi?
Teknolojik açıdan büyük ilerleme olduğunu söyleyebiliriz. Ama insani ya da başka bir deyişle etik açıdan böyle bir gelişme var mı? Geçen yüzyılı bırakın, günümüze, geçen haftaya, hatta bu haftaya, dünyaya, etrafınıza bakın. Olumlu konuşmak aynı derecede kolay değil. Dediğiniz gibi, bilişim teknolojilerine bütün insanların erişimi önemli.
Ancak burada dikkat edilmesi gerekli bir konu var. Olaya ülke olarak bakarsak, bilişimi kullanmak kadar üretmek de gerekli. Ulusal güvenlik, bireysel güvenlik, çevre, enerji, gıda, su gibi bilişimle ilgili ve bilişimden etkilenen birçok konu ve sorun var. Bunlarla baş edebilmek için bilişimi kullanmak yetmiyor. Özelliklerimize göre üretmek de gerekli. Belki de ‘bilinçli bilişim’ gerekli demek daha doğru.
turk-internet.com: Katıldığımız toplantılarda yöneticiler hep, bilişimin GSMH’ya sağladığı reel katkılara vurgu yapıyorlar. Sizce, bilişimin insanlığa katkısı yeterince algılanmış durumda mı?
Dr. Fuat Alican: Bütün ülkelerde, fakat özellikle bizim gibi kaynakları kısıtlı gelişmekte olan ülkelerde, öncelikleri doğru belirlemek için ‘ölçülebilirlik’ önemli. Bu konuya bilhassa ekonomistler haklı olarak ağırlık veriyorlar. Ancak bazı şeyler o kadar kolay ölçülemiyor, hatta anlaşılamıyor. Sadece bilişim değil, genel olarak yüksek teknolojinin etkisi, ne olumlu ne de olumsuz olarak bence yeterince anlaşılabilmiş değil.
Tabii burada suç sadece siyasetçilerindir ya da falancanındır demek de doğru değil. Suçu biraz da bilişim dünyası kendisinde aramalı. Ben ve benim şu ana kadar yazdıklarım da dahil olmak üzere. Sanırım bu konuya yeterince farklı açılardan yaklaşamadık şu ana kadar. Bahsettiğiniz katkıları yeterince iyi anlayamadık ve anlatamadık. Sektör genelinde, farklı paydaşların son yıllarda artan bir diyalogu ve işbirliği var.
Devlet, sivil toplum kuruluşları, öğretim kurumları, basın… Ancak tartışılan konular belki biraz sınırlı kalıyor olabilir. Zaten bu kitabı yazmamın önemli bir nedeni de bu açığı kapamak, bilişimi saran değişik faktörlere ve insani boyuta biraz daha eğilmek.
turk-internet.com: Kitabınızda daha çok ne tür örneklere öncelik verdiniz?
Dr. Fuat Alican: Gerçek hayattan örnekler vermeye çalıştım. Gerçek hayattan örnekler vermek iki işe yarıyor. Birincisi, konunun daha iyi anlaşılması. Şu ana kadar okuyucu olarak da, üniversite hocalığı tecrübelerimde de, örnekten yola çıkmanın konunun daha iyi anlaşılmasını sağladığına defalarca şahit oldum.
Bir de, okuyucu kendini gerçek hayattan örnekle daha rahat özdeşleştiriyor. Olayın insani boyutunu hissetmek kolaylaşıyor. Teknolojiyi insan yapıyor ve insan için yapıyor. Bunu unutmamamız gerekli diye düşünüyorum.
Bazen konunun teknik tarafında kalıyoruz. Öyle olunca, bilişimde kullanıcıların da, üreticilerin de, siyasilerin de kararlarında kullandığı kriterler eksik kalabiliyor. Bilişim, okuyucuya soğuk kalıyor. O yüzden, öncelikle bir insan, Netsis’in kurucusu Murat Ihlamur’un hikayesine, sonra firmanın öyküsüne yer verdim.
Sıfırdan bir bilişim KOBİ’si olarak başlamış, daha sonra başarılı bir uluslararası yazılım firması haline gelmiş olan Netsis, bu açılardan çok yerinde bir örnek diye düşündüm. Daha başka örnekler de var. Birkaç defa örnek gösterdiğim Nasuh Mahruki var. O da, özellikle bilişim dışından olması, herkesin tanıması, sevmesi, güvenmesi nedeniyle önemli bir örnek. Başardıklarıyla, davranışlarıyla, sağlam duruşuyla örnek. Bilişim birçok faktörden etkileniyor, birçok faktörle etkileşim içinde. Sosyal, ekonomik, politik, etik, insani faktörler mesela.
Nasuh Mahruki de, sporcu olarak, dağcı olarak, sivil toplum kuruluşu kurucusu ve başkanı olarak, arama-kurtarmacı olarak, düşünür olarak, yazar olarak, değişik kimlikleri bir arada taşıyabilen bir kişi. O da, çeşitli konularda örnek gösterilebilecek çok değerli bir kişi. Kitapta başka kişiler de var, örnek verdiğim. Hem bilişim sektöründen, hem de sektör dışından. İzin verirseniz özellikle sektör dışından olanlardan daha fazla bahsetmeyeyim ki, okuyuculara sürpriz olsun!
Ülke örnekleri de var. Tabii ki Türkiye var. Nasuh Mahruki gibi bizden bir kişiyle, Netsis gibi bizden bir firmayla okuyucu nasıl özdeşleşiyorsa, Türkiye de örneklerde ağırlıklı olmalı. Ancak, dünyadan da örnekler var. Bir kere bilişimde atılım yapmış Hindistan, İrlanda, İsrail var. Ama sadece onlarla sınırlı kalmadım. Güney Kore’si var, Çin’i var. Hatta kimsenin aklına gelmeyen Mısır’ı, Panama’sı, Kosta Rika’sı var. Bilişimde kimsenin uyumadığını, her seviyede ülkenin bir şeyler yapabileceğini ve yaptığını göstermek için. Biraz da Türkiye’nin elini daha çabuk tutması gerektiğini vurgulamak için sanırım!
Küresel firma örnekleri var. IBM, Microsoft, Google, Apple, Facebook… Bütün bu firmaların zaman içerisinde nasıl geliştikleri, nereden nereye geldikleri, dünyanın aldığı şekli, iş yapma yöntemlerini, hayatımızı nasıl etkiledikleri, bunların hepsi var.
turk-internet.com: Bu kitapla daha çok hangi okuyucuları hedef aldınız?
Dr. Fuat Alican: Üniversite ve lise öğrencileri, hocalar, anne-babalar, bilişimi üreten ve kullanan bireyler ve kuruluşlar, girişimciler, siyasetçiler ve bilişimi merak eden herkes. Çünkü bu kitap bilişimi, bilişimin getirdiği yenilikleri ve hayatımızda yarattığı değişiklikleri sade ve anlaşılır bir dille okuyucuya anlatmak için yazıldı. Sadece bilişimcilere değil, bilişimci olmayanlara da hitap ediyor.
Bilişim herkesi etkiliyor. Her gün etkiliyor. Her an etkiliyor. Hem dolaylı, hem doğrudan etkiliyor. Bireyleri, firmaları, ülkeleri, insanlığı etkiliyor. Bu etkilerin herkesin yararına olması için, hepimizin bu konuda bilinçlenmesi gerekli. Değişime ayak uydurmak yeterli değil. Katkıda bulunmamız gerekli. Olaya ülke açısından bakarsak, ‘ulusa güvenliğimiz için gerekli’ demek bile abartılı değil. Bu yüzden herkese hitap ediyor. Teknolojiyi insan yapıyor ve insan için yapıyor. Bu konu hepimizi ilgilendiriyor.
turk-internet.com: Bilişimin sizin hayatınıza ne gibi katkıları oldu?
Dr. Fuat Alican: Bir kere, bilişim ürün ve hizmetleri sayesinde, Kosta Rika’da yaşamama karşın, Türkiye’den kopmadım. Türkiye ile iş yapabiliyorum, Türkiye ve dünyanın geri kalanında ne olup bittiğini daha yakından izleyebiliyorum. Ailem ve arkadaşlarımla iletişim halindeyim. Anne-babamla kısa da olsa neredeyse her gün, hem de görüntülü olarak konuşabiliyorum. 81 yaşındaki babam, bilgisayarına girebiliyor. Skype’tan beni arıyor, internette güncelleşerek, her konuda benimle konuşuyor. 20 yıl öncekinden çok daha süratli bir şekilde bilgilere ulaşıyorum, daha sağlıklı araştırmalar yapıyorum. Daha verimli çalışıyorum, makalelerimi, kitaplarımı her geçen gün daha kolay ve hızlı bir biçimde yazabiliyorum. Uzaktan röportaj bile yapabiliyorum!
turk-internet.com: Bilişimin insanlık için yarattığı artılar kesin. Ancak, sosyal hayata uzanan belli başlı bir takım olumsuzlukları da yadırganamaz. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Dr. Fuat Alican: Olumsuz yanları, tehditleri, riskleri var. Bunların bize etkisi biraz da bizim bu konuda bilinçlenmemize ve davranışlarımıza bağlı. Bu kitabı yazmamın en büyük nedenlerinden biri de bu. Son birkaç yüzyılda, özellikle de son otuz yılda teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerliyor. İnsanlığın etik olarak gelişmesi için ise aynı şeyi söylemek sanırım pek olası değil.
Sadece geçen yüzyıla baktığımızda büyük acılar, savaşlar, haksızlıklar görüyoruz. Son yıllarda işlerin düzeldiğini söylemek herhalde saflık olur. Teknolojinin insanlığın yararına yapılması ve kullanılması gerekli. Maalesef bir türlü olmuyor. Genetik mühendisliği, sofistike silahlar, bütün gelişmeleri düşününce, biraz ürkmemek mümkün değil.
Yani sadece bilişim değil, daha genel bir biçimde, yüksek teknoloji olarak da bakabiliriz bu konuya. Bu kitaptaki bilişim konusunu da daha genel algılayabiliriz. Etik gelişim mutlaka gerekli. Güvenlik konusunda ciddi çekinceler var. Birey, firma ve ülke boyutunda, farklı biçimlerde. Kişisel bilgilerimiz internette başkalarının elinde dolaşıyor. Yaptığımız alışveriş, arama motorundaki aramamız kaydediliyor. Siyasi tercihlerimiz biliniyor. Çocuklarımız internette değişik risk ve tehditler altında dolaşıyor. Her an kandırılabilirler, kötü yola düşebilirler.
Sabah kalktıktan gece yatana kadar, aşırı derecede çevrimiçi olmamızın yaratacağı sorunlar var. Cep telefonunu aşırı kullanmanın bile, henüz kanıtlanmamış bazı sağlık sorunları yaratabileceği çekinceleri var. Giderek hızlanan ve değişen yaşamlarımız, sosyal ve özel hayatımızda ayrı riskler yaratıyor.
Yaşam tarzlarının değişmesinin aile ve evliliklere etkisi, küçümsenmemesi gereken, önemli bir konu. Bu konularda herkesin bilinçlenmesi, gerekli önlemleri alması gerekli.

Kaynak : 