Bilişim Kurultayı’nda, “Geleneksel gazeteciliğin sonu mu geliyor” sorusuna cevap arandı. İnternet gazeteciliğinin Türkiye’de her hangi bir yasal dayanağının olmadığını hatırlatan Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan Ercan İpekçi, buna karşılık internette yapılan her türlü yayıncılığın, iş cezalandırmaya geldiğinde basın ve yayın faaliyeti olarak değerlendirildiğini ifade etti.
Basındaki dönüşüm, 27’nci Ulusal Bilişim Kurultayı’nda ele alınan konulardan bir diğeriydi. Katılımcılar, “Geleneksel gazeteciliğin sonu mu geliyor” sorusuna cevap aradılar.
Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Haluk Geray’ın yöneticiliğini yaptığı oturuma; T24 haber sitesinden Doğan Akın, Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Türker Alkan, Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan Ercan İpekçi, Cumhuriyet Gazetesi’nden Dr. Hakan Kara katıldılar. Katılımcıların değerlendirmelerini şu şekilde sıralandırabiliriz;
Cumhuriyet Gazetesi’nden Dr. Hakan Kara, geleceğin okuyucularının güvenilir yayınları tercih edeceğine vurgu yaptı. Kara’nın sözleri özetle şunlardı :
Gazetelerin geleceği tehlike de mi? Gelişen teknolojilere bağlı olarak basılı gazeteler yerlerini internetteki yayınlara bırakıyor. Ama, kağıda basılı yayınların tamamen ne zaman sona ereceği bilinmiyor. Yayıncılar, etkileşimi nasıl daha artırabileceklerinin arayışını sürdürüyorlar. İnternetin getirdiği yeni olanaklar arasında kişisel web sayfa yada blog oluşturabilme yer alıyor. Gazeteciliğin geleceğinde geleneksel yöntemleri tamamiyle değiştirmek / terk etmek söz konusu değil. Geleceğin okuru güvenilir yayınları tercih ederek seçimini ortaya koyacaktır.
T24 Haber Sitesinden Doğan Akın, bilişimin gazeteciliğe getirdiği hıza vurgu yaparken, Türkiye’deki rakamlardan hareketle, internet alanında Amerika’lıların verdiği erişim rakamları konusundaki şüphelerini dile getirdi:
Eskiden gazeteciler, olay yerine gider, fotoğraf çeker, haberi yazar ve filmi banyo ederlerdi. Şimdi ise bilişime paralel olarak gazetecilik aciliyet kazanmış durumda. Gazetecilik eskiden daha tek yönlü bir şeyken yaklaşık 10 yıldır 2 yönlü bir hale geldi. Bir taraftan da “vatandaş gazeteciliği” diyebileceğimiz bir anlayış gelişiyor. Gelinen noktada gazetecilik, her kese mal olmuş bir olgu halini alıyor. Profesyonel standartların çok daha yüksek tutulması gereken bir ortam gelişiyor.
Seviyeye bakıldığında internet medyasında ciddi problemlerin olduğu görülüyor. Gazetelerin internet tiraj ve trafiğe ilişkin verdikleri bilgilere bakıldığında ya Amerikalılar yalan söylüyor ya da başka bir şey var. Türkiye’deki açıklanan rakamlara bakınca insan haliyle şaşırıyor. Bizim, 10 ila 11 binlik tekil ziyaretçimiz var, fakat 1 yıldır biz haber kanallarının en çok konuk ettiği gazeteyiz. Bu şaşırtıcı unsuru da sizinle paylaşmak istiyorum.
Türkiye Gazeteciler Sendikası’ndan Ercan İpekçi, internet yayıncılığının ancak ceza vermeye sıra gelince hatırlandığını söyledi :
Hem gazeteci, hem de bir meslek örgütü olarak daha gelenekçi yapıyı gazetecilik olarak görüyoruz. Kişinin esas işinin bu olması esas alınan kriterlerden biri. “Yurttaş gazeteciliği” yapan bloggerlar da gerçek bilgiye ulaşarak ve toplumsal sorumluluğa hizmet ederek gazetecilik yapabilirler. İnternet gazeteciliğinin Türkiye’de yasal bir dayanağı yok, ama internette yapılan her türlü yayıncılık iş her hangi bir cezalandırmaya geldiğinde basın ve yayın faaliyeti olarak değerlendiriliyor.
İnternet yayıncılığı için koruyucu bir düzenlemenin yapılmaması, olayın ikinci bir boyutunu oluşturuyor. Sanıyorum devlet, bireylerin korunmasını daha geri planda tutuyor. Burada birlikte hareket etme zorunluluğu ortaya çıkıyor. “Türkiye’dei gazetecilere özgürlük” kampanyası var. Bu, internet ortamı kullanılarak yaygınlaşıyor. Halen, cezaevlerinde yatmakta olan 46 gazeteci var. İnternet gazeteleri ile geleneksel gazetelerin bu konuda birbirlerine destek vermeleri gerekiyor.
Kanunlar, yazılı basın üzerinden yürüyor. İnternet haberciliği yapanları koruyabilmek için;
1. Özel radyo-tv’ler gibi özel bir kanunla çalışanlara özlük haklarının verilmesi, ya da
2. 5953 sayılı gazeteci tanımı değiştirilerek internette çalışanların da buraya eklenmeleri sağlanabilir. Bazı internet yayınları, çalışanlarının özlük haklarını koruyabilmek için ajanslar kurdu. Bu bir yöntem olarak değerlendirilebilir.
Tiraj kaybı yaşayan gazeteler gelir kaybını önleyebilmek için bu mecraya yöneliyorlar. Geleneksel yayınlar, tüm kötü özelliklerini internetin sağladığı avantajları da kullanarak sürdürüyorlar.

Kaynak : 