Röportajın önceki bölümlerini
- Özelleştirmeden 15 Ay Sonra Türk Telekom – 1
- Doany : 1.Tip Personele Zam Mart Ayında – 2
- Dr.Doany : Oger Telecom Personeli TT’ye Yardımcı Olmak için Burada – 3
- Dr.Doany : Başka Bir GM Atama Planımız Yok – 4
- Dr.Doany : TT, Yatırımlarında Türk Şirketleri Tercih Edecek – 5
- Dr.Doany : 2007 Yatırım Planı 1,3 Milyar YTL – 6
- Dr.Doany : Yeni Toptan Tarifelerimiz TK’da Onayda – 7
başlıkları altında okuyabilirsiniz.
ISS, UMTH ve GSM sektöründeki sorularımıza devam ediyoruz:
Soru – 19 : Rakipleriniz kimler? Türkiye’deki mobil operatörler, uzak mesafe operatörleri ve ISS’ler konusunda ne düşünüyorsunuz?
Dr.Paul Doany : Türkiye AB regülasyon çerçevesini takip ediyor. Dolayısıyla rekabet modeli de buna göre uygulanıyor.
Rekabeti iki gruba ayırabiliriz: “hizmet esaslı rekabet” ve “tesis esaslı rekabet”.
“Hizmet esaslı rekabet” ortamında çok sayıda lisans sahibi var ve bunlar hizmetlerini verebilmek için Türk Telekom’un imkânlarını kullanıyorlar. Şu anda, şehirlerarası uzak mesafe trafiği, uluslar arası trafik ve mobil aramalarda ve buna ek olarak uluslar arası sonlandırmada rekabet var.
Şehirlerarası uzak mesafe trafiğimiz Avrupalı operatörlerin çok altında ve yeni tarifelerimizle bu trafiği artırmayı umut ediyoruz. Ancak mevcut durumumuz esasında, pazar payı kaybımız, uluslararasında yaklaşık yüzde 55–60 ve şehirlerarasında (uzak mesafe) yaklaşık yüzde 25–30 ile en üst seviyede. Türk Telekom bir süredir tarifelerinde değişiklik yapmamıştı. Rakip operatörler bundan faydalandı ve çok hızlı bir şekilde pazar payı elde etmeyi başardılar. Pazar payımızın biraz daha düşeceğini bekliyoruz özellikle de kurumsal ve küçük işyeri/ev ofis pazarında. Çünkü bu alanlarda rakiplerimiz iyi fırsatlar sunuyor ve güçlü satış ekiplerine sahipler. Buna ek olarak bu müşterilere başka tamamlayıcı hizmetler de sunuyorlar. Bu rekabeti memnuniyetle karşılıyoruz.
Ancak artan trafik ile genel pazarı büyütmeyi umuyoruz. Çünkü bizim gerçek rakibimiz mobil. Sabit hatların yerini mobil hatların almasının yarattığı etkiyi çok iyi biliyorsunuz. Biz esas olarak “mobil olma durumunun” yarattığı kolaylıkla rekabet ediyoruz. Kesinti olmadan ve hemen hemen hiç şebeke yoğunluğu problemi yaşamadan daha iyi hizmet sunduğumuza inanıyorum (telsize kıyasla kablo kullandığımız için) ve tabii ki daha düşük fiyatlarla (tarifelerimizi yeniden dengelediğimiz için). Tarife dengelemesi öncesinde yaptığımız pazar araştırması, müşterilerimizin şehirlerarası uzak mesafe görüşme ücretlerini çok yüksek bulduğunu gösterdi ki aslında haklıydılar. Çünkü rakiplerimiz bizim şebekemizi kullanarak bizden %50 daha ucuz hizmet veriyorlardı ve bunu bizim tarifelerimizin dengelenmemiş olmasından dolayı yapabiliyorlardı.
İkinci tip rekabet, “tesis esaslı rekabet”tir ki bu rekabette rakipler kendi şebekelerini kurar ve kullanırlar. Uzak mesafe şebekelerinde daha fazla rekabet göreceğiz. Bildiğiniz gibi yakın zamanda Tellcom (bir Turkcell şirketi) elektrik şirketinin bir ihalesini kazandı. Potansiyel olarak güçlü bir şirkete karşı kaybetmiş olmaktan memnunuz çünkü kendi şebekelerine yatırım yapacaklarını ve rekabet edeceklerini ümit ediyoruz. Bu tür eğilimlerin artmasını bekliyoruz. Yakın zamanda geniş bant kablo şebekelerini kurmayı hedeflediklerini de gazetelerde okuduk; bu, kesinlikle doğru yönde atılmış bir adım olur. Kendi tesislerini kurarak yaptıkları bu tür ciddi rekabeti memnuniyetle karşılayacağız. Buna ek olarak, kablosuz veri şebekeleri (WiMax gibi) görmeyi de bekliyoruz ve bu alanda da çalışan birçok şirket olmasını istiyoruz. Rekabet, müşterilere hizmet kalitesi veya fiyat konusunda seçim hakkı verir. Biz işte bu yüzden rekabeti memnuniyetle karşılaşıyoruz.
ADSL’de (ve yakın gelecekte hatta ses için) YAPA (yerel ağın paylaşıma açılması) nedeniyle rekabetin daha yoğun olduğunu göreceğiz.
Uzun vadede artan yakınsama hizmetleri ile birlikte kablo hizmetlerinde (hem kablolu hem de uydu) de rekabet olacak.
Soru – 20 : Türk Telekom yerel ağın paylaşıma açılması (YAPA – Local Loop Unbundling LLU) konusunda neler yapıyor? Ne zaman hazır olacak?
Dr.Paul Doany : YAPA regülasyonu Telekomünikasyon Kurumu tarafından yakın zamanda çıkarıldı. Servis Seviyesi Anlaşması Şubat 2007 itibarıyla hazır olacak.
Bu hizmet önce beş telefon santralinde başlayacak ve daha sonra bu sayı hızlı bir şekilde artırılacak.
Birçok şirketin bu alanda etkin olacağına inanıyorum ve hâlihazırda bazılarıyla ilk anlaşmaları imzaladık.
Soru – 21 : Başka bir sıcak konu da “Geçiş Hakkı” ücretleri. Lisanslı telekom operatörleri bu hak için farklı şirketlere veya belediyelere bir ücret ödemekle yükümlü. Türk Telekom bu meseleyi nasıl ele alacak? Türk Telekom aynı ücretleri bu makamlara ödeyecek mi? Danıştay’ın şerhi iptal etmesi ve Türk Telekom’un altyapısının Telekomünikasyon Kurumu’na ait olduğunu açıklaması üzerine Türk Telekom’un “Geçiş Hakkı” ücretini ödemeyeceğini varsayabilir miyiz? Diğer lisanslı operatörlerin durumu nedir? Onların bu ücreti ödemeleri gerekiyor mu? Evetse, neden?
Dr.Paul Doany : Biz bu konuyla ilgileniyoruz ve geçiş hakkı ile ilgili olarak imtiyaz sözleşmesi, mevcut mevzuat ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde şirketin haklarının son derece açık olduğunu düşünüyoruz.
Bu konuyu altyapı sahipliği meselesi ve imtiyaz süresin bitiminde ne olacağı konusu ile karıştırmamamız lazım. İmtiyaz sözleşmesinin yenilemeye tâbi olduğunu unutmamakta fayda var ve biz bu konuda da herhangi bir sorun yaşanacağını öngörmüyoruz. Daha önce şakayla karışık, bu konunun 20 yıl sonra benden daha genç ve daha akıllı biri tarafından ele alınacağını söylemiştim (bir bakıma, gerçekten de öyle olacak).
Bir sonraki bölümde son kullanıcılarla ilgili suallerimizi Dr.Doany : Tatlıya Bağlayalım’ın Hedefi % 35-40 – 9 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Not : Röportaj ingilizce yapılmış ve Türkçe’ye bizzat Dr.Doany’nin ekibi tarafından çevrilmiştir. Bu bölümün İngilizce versiyonunu Dr.Doany : Our Rival is Turkish GSM Operators başlığı altında okuyabilirsiniz
Bu röportajı toplu olarak Dr.Paul Doany ile Özelleştirmeden 15 Ay Sonra Türk Telekom’u Konuştuk dosyasında bulabilirsiniz.




Kaynak : 