Avrupa Komisyonu(AK), “Güvenli İnternet Programı” kapsamında INSAFE tarafından 2004 yılında başlatılan “Güvenli İnternet Günü”, ilk kez Türkiye’de gerçekleştirildi. Ulaştırma Bakanlığı İnternet Kurulu’nun düzenlediği organizasyon İstanbul Mövenpick Hotel’de düzenlenen bir etkinlikle kutlandı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu(BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer, etkinlik çerçevesinde turk-internet.com’un sorularını cevapladı.
turk-internet.com: Bugün, ‘Güvenli İnternet Günü’nü kutluyoruz. İnternet güvenliği neden bu kadar önemli?
Dr. Tayfun Acarer: Aslında konunun bir kaç boyutu var. Bu konu, bir taraftan kişileri ilgilendiriyor, bir diğer taraftan da kurumları, ülkeyi ilgilendiriyor. Öncelikle, konu ve olayları sınıflandırmakta fayda var. Zira, her kesin sorunu ve aradığı çözüm farklı. Çocuklara, internette güvenli erişim sağlanması önceliklerden biri. Bugün açılışı yapılan www.guvenlicocuk.org.tr portalı güvenli erişim alternatiflerinden biri. İnternette yaşanan bilgisayarların zombi olarak kullanılmaları, internetten atılan kurtçuklar, solucanlar da kişisel olarak bilgisayarınıza zarar veriyor. Ayrıca, ülkelerin altyapılarında meydana gelebilecek zararlar da devletleri zor durumlara sokuyor. Aslında, internette mücadeleye çok yönlü bakılması gerekiyor. Bunların dışında, kişisel haklarla ilgili sorun yaratan bazı siteler var. Birisi kalkıyor, sizinle ilgili bir site açıyor. Oraya, sizinle ilgili fotoğraf ve yazılar yapıştırıyor. Sizi, bambaşka bir şekilde gösterebiliyor ve siz onu düzeltene kadar ak ile karayı seçiyorsunuz. Ve, o sırada çok şey de kaybedebiliyorsunuz. Ailenizle çok ciddi sorunlar yaşayabiliyorsunuz. Tüm bunların ele alınması gerektiğini düşünüyorum.
turk-internet.com: İnternet güvenliğinin sağlanabilmesinde sizin daha önce de örnek verdiğiniz, Güney Kore’de devam ettirilen bir “siber şerif” uygulaması var. Türkiye’de benzer bir şey söz konusu mu?
Dr. Tayfun Acarer: Bu konuda yürütülen çeşitli çalışmalar var. Bunlar, aslında bir ihtiyacın varlığını gösteriyor. Son dönemlerde ülkeler arasında siber savaşlar yaşandı. Her ne kadar bu iddialar reddedilse de koskoca bir ülkenin sistemleri çökertilebiliyorsa burada çok ciddi şeyler oluyor demektir. Türkiye’de, de örneğin yarın Mernis’in çöktüğünü düşünün, bu hiç tasvip edilmeyecek bir olay. Ben, önümüzdeki günlerde internetin değişik alanlarda daha da gelişeceğini düşünürken diğer alanlarda da bunun korunması yönündeki çabaların artacağını düşünüyorum. Bundan sonra, güvenliğin yaşamımızdaki güncel konular arasında olacağını düşünüyorum.
turk-internet.com: Türkiye’nin, kritik altyapısı şu anda kimin koruması altında bulunuyor?
Dr. Tayfun Acarer: Alt yapıya sahip olanlar değişik önlemlerle bunu korumaya çalışıyorlar, ama her hangi bir merkezi birim yok. Bazı ülkelerde yeni yeni ortaya çıkan kurumlar vasıtasıyla koordinasyonun sağlanması gündeme getiriliyor. Örneğin, “Siber Güvenlik Komutanlığı” gibi yapılar var. Bu, çok ciddi ve geniş bir kadroyla kuruldu. Güney Kore’deki, siber şeriflik de buna verilebilecek bir diğer örnek. Siber Şerif, belinde silahla dolaşmıyor. İnternetteki sistemleri güvenlik altına almaya çalışıyor. Evet, internet gelişecek. Bundan kaçınmak olanaksız, ama oradaki yapıyı koruma yönündeki mücadele de buna paralel olarak giderek artacak.
turk-internet.com: Son dönemlerde Türkiye’den spam çıkışında azalma var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?
Dr. Tayfun Acarer: Spam konusunda ciddi bir azalma var. Ve bu azalma eğilimi devam ediyor. Sayının azaltılmasında TTNET ve diğer internet servis ağlayıcıların büyük katkıları var. Ancak, hiç bir zaman “bitti, artık rahata erdik” diyemezsiniz. Bunu, çocukların, bir yerden vurduğunuzda başka bir yerden çıkan “köstebek” oyununa benzetebiliriz. Mücadele hiç bir zaman bitmeyecek. Bugün spam var, yarın phishing, kurtçuk v.s. gibi başka bir şey onun yerine geçecektir.

Kaynak : 