Türk Telekom Grubu Ar-Ge Müdürü Duygu Öktem, geçtiğimiz günlerde Boğaziçi Üniversitesi’nde (B.Ü.) gerçekleştirilen Ar-Ge konulu konferansta günümüz Ar-Ge eğilimleri ve grubun faaliyetlerine ilişkin paylaşımda bulundu.
Türkiye’de, üzerinde hemfikir olunmuş bir Ar-Ge kavramının bulunmadığını ifade eden Öktem, aynı durumun yazılım konusunda da geçerli olduğunu söyledi. Ar-Ge kelimesinin TÜBİTAK’ın da kabul ettiği “Ar-Ge” şeklinde yazılması gerektiğine vurgu yapan Öktem, Ar-Ge’nin temel ve uygulamalı araştırma ile deneysel geliştirme 3 temel fonksiyonunun olduğunu ifade etti.
Gelişmiş ülkelerdeki büyümenin sermayeden değil teknolojik gelişmeden kaynaklandığını anlatan Öktem, bunun Ar-Ge ve inovasyonun ne denli önemli olduğunu gözler önüne serdiğini söyledi. Ar-Ge konusunda öne çıkan 5 trend; dış kaynak kullanımı, işbirliği, yardımlaşma, rekabet, açık inovasyon şeklinde sayan Öktem, şirketlerin gelinen noktada araştırma projelerini gerçekleştirirken dış kaynak kullanmak durumunda olduklarını belirtti.
Günümüzde geliştirilen bir çok teknolojide sosyal ağ ve lokasyon unsurunun yer aldığını söyleyen Öktem, Ar-Ge’de de bu faktörlerin dikkate alındığını anlattı. Kullanıcısını algılayan ve tanıyan cihaz ve servis konseptinin dikkate alınan bir diğer unsur olduğuna dikkat çeken Öktem, öngörülerini şu şekilde ifade etti:
“Dokusal algı hissi yayan ekranlar gelecekte kullanıcılara bir e-ticaret sitesi üzerinden yaptıklarında satın aldıkları materyalin dokusunu hissedebilme imkanını sağlayacak. Bununla ilgili çalışmalar devam ediyor. Ve kısa bir süre içerisinde ticarileştirilebileceğini öngörüyoruz. Ayakkabıdan cüzdana kadar hemen her şey internete bağlı olacak, verilen komutu anlayabilir bir boyut kazanacak. Pek yakında herşeyin birbiriyle konuştuğu bir dünyada yaşıyor olacağız.”
Türk Telekom Ar-Ge yapılandırmasının daha çok yeni olduğu bir şirket olduğunu belirten Öktem, grubun 3 sene önce bir Ar-Ge ekosistemi yaratmak için yola çıktığını söyledi. Türk Telekom’un ArGe çalışmalarını sahibi olduğu 10 grup şirketinin katılımıyla gerçekleştirdiğini anlatan Öktem, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir şirketler grubu olarak bu şirketlerin arasındaki koordinasyonu sağlamak zorlayıcı olabiliyor. Biz, bunu önlemek adına bir grup fonksiyonu olarak kurulduk. Diğer yandan üniversitelerle işbirliği önem verdiğimiz konular arasında yer alıyor. Halen 10’a yakın üniversiteyle 43 tane devam eden Ar-Ge projemiz var. Üniversitelerin sahip oldukları bilgi birikiminin sanayiye aktarılması gerektiğini düşünüyoruz. Birisi İTÜ’de diğeri ODTÜ içerisinde 2 tane Ar-Ge merkezimiz var. 2013 Mart ayında yeni bir binaya taşınacağız. Bu 15 bin metrekare ile Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezi olacak. Burada inkübasyondan patent ofisine, kullanıcı deneyim merkezine kadar her türlü ihtiyaç yer alacak.”
Grubun Avrupa Birliği ile teknoloji işbirlikleri gerçekleştirdiğini anlatan Öktem, bu çerçevede 21 projenin devam ettiğini sözlerine ekledi.



Kaynak : 