web analytics
Perşembe, Temmuz 23, 2026
No Result
View All Result
  • Giriş
Türk İnternet
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu
No Result
View All Result
Türk İnternet
No Result
View All Result
Ana Sayfa YENİ TEKNOLOJİLER Yeni Ekonomi Finans & Ekonomi

Ekonomi Bakanı Çağlayan 2012 Yılı İthalat Değerlendirme Toplantısı Düzenledi

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 500 milyon doların üstünde ithalat yapan 50 firma olduğunu belirterek, bunların gerçekleştirdiği toplam ithalat değerinin ise 96 milyar dolar olduğunu vurgulayarak, ithalatın yüzde 41'ini, sadece 50 firmanın ithalatının oluşturduğunu söyledi.

Türk-İnternet Haber Merkezi-Türk-İnternet Haber Merkezi
7 Şubat 2013
- Finans & Ekonomi
0
Facebook'ta PaylaşTwitter'da PaylaşLinkedin'de Paylaş

Ekonomi Bakanı Çağlayan, 2012’de Türkiye olarak ekonominin pek çok göstergesinde iyileşme yakalandığını belirterek,


    “Tarihimizde ilk kez yumuşak bir iniş gerçekleştirdik. Ekonomimizi büyütürken cari açığımızı da azalttık. İnişin yumuşak olmasını sağlayan şey, mal ihracatımızın yüzde 13,1 ile dünya ortalamasının çok üzerinde artmış olması”


dedi. 2012 yılı ithalat değerlendirme toplantısında konuşan Çağlayan, geçen hafta açıklanan TÜİK verilerine göre, 2012’ye ait ihracatın yüzde 13,1 artışla 152.6 milyar dolara ulaşıp, OVP hedefini de geçerek rekor kırdığını söyledi.

Bakan Çağlayan, 97 ülke ve bölgeye ihracatın şimdiye kadarki en yüksek düzeyine çıktığını belirterek, şöyle konuştu:


    “42 ilimiz şimdiye kadarki en yüksek ihracat düzeyine ulaştı ve 97 faslın 60’ında ihracatımız rekor kırdı. 2012 küresel krizin 4. yılıydı. Dünya ekonomisinin yüzde 3,2 büyüdüğü tahmin ediliyor. Bu bizi yanıltmamalı çünkü, gelişmiş ülkeler sadece yüzde 1,3 büyürken, yükselen ekonomiler yüzde 5,1 büyüdü. Bizim en büyük pazarımız olan AB’nin de içinde olduğu gelişmiş ülkeler zayıf kaldığı için önemli. Avro Bölgesi 2012’de binde 4 civarında daraldığı için önemli.

    Ekonomik büyümenin yavaş seyrettiği bu dönemde, dış ticaret de bundan etkileniyor. Bu nedenle dünya ihracatının 2012’de neredeyse yerinde saydığını gördük. Zayıf büyüme ve ticaret, doğal olarak dünya genelinde işsizliği olumsuz etkiledi. Ocak ayının son günlerinde ILO’nun yaptığı açıklama dünya genelinde işsiz sayısının 197,3 milyon olduğu, 2013’te 200 milyonu aşacağını gösterdi.”


“Cari açığı azaltma politikaları netice vermeye başladı”

Dünya ekonomisi bu durumdayken, Türkiye’nin etkilenmemesinin mümkün olmadığını belirterek,


    “2012’de Türkiye olarak ekonominin pek çok göstergesinde iyileşme yakaladık. Tarihimizde ilk kez yumuşak bir iniş gerçekleştirdik. Ekonomimizi büyütürken cari açığımızı da azalttık. İnişin yumuşak olmasını sağlayan şey, mal ihracatımızın yüzde 13,1 ile dünya ortalamasının çok üzerinde artmış olması”


diye konuştu. 2012’nin ilk 11 ayında cari açığın 2011’in aynı dönemine göre yüzde 35,7 yani 25,1 milyar dolar gerilediğini ve 45.2 milyar dolar olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “25.1 milyar dolarlık gerilemenin 21.3 milyar doları mal ve hizmet ihracatındaki artıştan geliyor. Bu ne demek? Cari açık ithalattaki gerileme ile değil, ihracat artışı ile başarıldı demek. Şubat ayı ortasında 2012 geneline yönelik ödemeler dengesi verileri açıklandığında; inşallah cari açığımızın 50-51 milyar dolar ile GSYİH’mizin yüzde 6.5’i civarında gerçekleştiğini göreceğiz. 2011’de bu oranın yüzde 9,9 olduğunu hatırlarsak, hükümetimizin carı açığı azaltma yönünde izlediği kararlı politikaların netice vermeye başladığını görmüş oluruz”


“Net ihracat büyümenin lokomotifi haline geldi”

Bakan Çağlayan, sevindirici bir diğer gelişmenin net ihracatın büyümenin lokomotifi haline gelmesi olduğuna vurgu yaparak,


    “Net ihracat 2011’in ikinci yarısından bu yana büyümeye pozitif katkı veriyor. 2012’nin ilk 9 ayında net ihracatın büyümeye katkısı 4,6 puan oldu. 1 Nisan’da 2012 GSYİH’si açıklandığında, 2012’de ekonomimizin ihracat sayesinde büyümüş olduğunu göreceğiz”


dedi. İhracatın sadece büyümenin motoru olduğu için değil, işsizliği aşağı çektiği, gelir dağılımını düzelttiği ve rekabet gücünü artırdığı için önemli olduğuna dikkati çeken Çağlayan şöyle devam etti :


    “OECD’nin geçtiğimiz ay açıkladığı verilere göre, 90’lı yıllarda gelir dağılımının en hızlı bozulduğu 3. ülke olan Türkiye, 2000’li yıllarda dağılımın en hızlı iyileştiği ülke oldu. Son 10 yıl içinde Türkiye dünyanın en gelişmiş ülkelerini barındıran OECD içinde gelir dağılımını en çok iyileştiren ülke oldu. Yani hükumet olarak doğru yoldayız. Ben demiyorum ki, çok iyi durumdayız. Hayır, gelir dağılımı konusunda almamız gereken çok yol var ama doğru yoldayız”.


“İthalat bir önceki yıla göre yüzde 1,8 oranında azaldı”

Bakan Çağlayan, TÜİK verilerine göre, 2012’de ithalatın bir önceki yıla göre yüzde 1,8 oranında azalarak, 236,5 milyar dolar olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:


    “İhracatımız ise yüzde 13,1’lik bir artışla 152,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece dış ticaret açığı 84 milyar dolara düşerken, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise 8,9 puanlık bir iyileşme ile yüzde 64,5’e yükseldi. Bu dönemde enerji dışı ticaret açığımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 45,9’luk düşüşle 31,5 milyar dolara geriledi.”


97 fasılda ithalat yapıldığını belirterek, bunların 29’unda ithalatın arttığını, 68’inde ithalatın gerilediğini ifade eden Bakan Çağlayan, 171 milyar dolar ile ithalatın yüzde 72’sini oluşturan ilk 10 fasılla ilgili şöyle konuştu:


    “1. 60,1 milyar dolar değerinde enerji ürünleri,
    2. 26,3 milyar dolar makine ve cihaz,
    3. 19,6 milyar dolar demir-çelik, 4. 16,3 milyar dolar elektrikli makine ve cihaz,
    5. 14,5 milyar dolar değerinde motorlu kara taşıtı, 6. 12,5 milyar dolar değerinde plastik ve plastikten eşya,
    7. 8,5 milyar dolar altın, gümüş ve mücevherat,
    8. 5,1 milyar dolar organik kimyasal ürün,
    9. 4,1 milyar dolar optik ölçüm ayar kontrol cihazları,
    10. 4 milyar dolar eczacılık ürünü,
    11. 3,2 milyar dolar hava taşıtları,
    12. 3 milyar dolar kauçuk ve kauçuktan eşya,
    13. 2,9 milyar dolar alüminyum ve alüminyumdan eşya ithalatı yapıldı.

    Bireysel yollarla getirilenler hariç, 2011’de 14,4 milyon adet cep telefonu ithal etmiştik. Bu sene miktar bazında bu sayı 10,8 milyon adede geriledi. Ama değer olarak baktığımızda 2011’de 1 milyar 744 milyon dolar olan cep telefonu ithalatının 2012’de sadece yüzde 1,6 gerileyerek 1 milyar 717 milyon dolara indiğini görüyoruz. Miktar bazında yüzde 25 gerileme varken, değer bazında sadece yüzde 1,6 gerileme var. Yani daha pahalı modeller ithal etmişiz.”


“23 farklı para birimi ile ithalat yapıyoruz”

Bakan Çağlayan, 2011’de 9 milyar 767 milyon dolar olan hurda demir-çelik ithalatının 20122de yüzde 3,6 gerileyerek, 9 milyar 418 milyon dolar olduğunu söyledi.

Hurda ithalatının miktar bazında ise yüzde 4,4 artarak, 22,4 milyon tona çıktığına vurgu yapan Çağlayan, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Döviz cinsine göre ithalatımıza baktığımızda, 23 farklı para birimi ile ithalat yaptığımızı görüyoruz. İthalatımızın yüzde 64,2’si ABD Doları, yüzde 30,2’si avro, yüzde 4’ü lira, yüzde 1,5’i diğer paralar ile yapıldı.

    2012’de 241 ülke ve bölgeden ithalat yaptık. Bunların 112’sinden ithalatımız arttı, 129’undan azaldı. İthalatımızın ülke gruplarına göre dağılımında, 2012’de AB 87,4 milyar dolarlık ithalat ve yüzde 37’lik pay ile ilk sırada yer alıyor. Asya ülkelerinden yapılan ithalat 71 milyar dolar ile toplam ithalatımızın yüzde 30’unu, Amerika kıtasından yapılan ithalat 20,2 milyar dolar ile yüzde 8,6’sını, Afrika ülkelerinden yapılan ithalat ise 5,9 milyar dolar ile yüzde 2,5’ini oluşturuyor.”


“İstanbul’un ithalatı 15 AB ülkesinin ithalatından büyük”

Bakan Çağlayan, 500 milyon doların üstünde ithalat yapan 50 firma olduğunu belirterek, bunların gerçekleştirdiği toplam ithalat değerinin ise 96 milyar dolar olduğunu vurgulayarak, ithalatın yüzde 41’ini, sadece 50 firmanın ithalatının oluşturduğunu söyledi.

İthalatın illere göre dağılımına bakıldığında 81 ilin de ithalat yaptığını, bunların 34’ünde ithalatın arttığını ve 47’sinde ise azaldığını ifade ederek şunları kaydetti:


    “İthalattan en çok payı alan iller sırasıyla, İstanbul 119,6 milyar dolar, Kocaeli 11,7 milyar dolar, İzmir 10,6 milyar dolar, Ankara 10.5 milyar dolar, Bursa 10.3 milyar dolar, Gaziantep 5 milyar dolar, Hatay 4.4 milyar dolar, Manisa 3.7 milyar dolar, Adana 3.0 milyar dolar ve Denizli’yi 2.3 milyar dolar ile görüyoruz. İstanbul tek başına Türkiye ithalatının yarısından fazlasını yapıyor. Yani İstanbul kalan 80 ilin toplam ithalatından fazla ithalat yapıyor. Daha da çarpıcı olanı, İstanbul, Suudi Arabistan’dan daha fazla ithalat yapan bir ilimiz. İstanbul’un ithalatı 15 AB ülkesinin ithalatından büyük.”


“236 milyar dolar ithalat aslında hepimizin ithalatı”

Bakan Çağlayan, 2012’de 54 bin 802 firmanın ihracat yaptığına dikkati çekerek,


    “Buna karşılık 64 bin 805 firmamız ithalat yaptı. Türkiye’deki ithalatçı sayısı bundan çok daha fazla. Neredeyse 75,6 milyon ithalatçı var. 236 milyar dolar ithalat aslında hepimizin ithalatı. 2012’de kredi kartları ile yurt dışı internet sitelerinden tam 18 milyon kez alışveriş yapıldı. Ortalama 105 lira harcama ile tam 1,9 milyar lira harcadık. ‘İthalat kötüdür, ithalat yapmayın’ noktasında asla değilim. İhracat da ithalat da yapacağız. ‘Paramızı nereye harcıyoruz, nasıl harcıyoruz?’ bu konularda sizi bilgilendirme görevi taşıyorum”


diye konuştu. Türkiye olarak ürün grubu bazında en büyük ithalatın petrol ve doğal gaz gibi enerji ürünleri olduğunu belirten Çağlayan, 2012’de bu ürünlere toplam yüzde 11 artışla 60,1 milyar dolar ödendiğini söyledi.

“Otomotiv sektörünün ithalatı yüzde 16 oranında azaldı”

Bakan Çağlayan, “Otomotiv sektörü” ithalatının yüzde 16 oranında azalarak 17,2 milyar dolardan, 14,5 milyar dolara düştüğünü belirterek,


    “Sektör ithalatını 10 milyar dolarlık kısmı nihai ürün, 4,5 milyar dolarlık kısmı yedek parça ve aksamdan oluşuyor. Elektrik–Elektronik sektörü ithalatımız yüzde 3 oranında azalarak 16,8 milyar dolardan 16,3 milyar dolara düştü. Makine sektörü ithalatımız yüzde 3 oranında azalarak 27, milyar dolardan, 26,3 milyar dolara düştü”


şeklinde konuştu. Ham kauçuk, palm yağı, kakao, kahve gibi ürünlerin Türkiye’de hiç üretimi olmadığına vurgu yapan Çağlayan, bunların yanında, petrol ürünleri ve hammadde olarak petrole bağlı plastik, alüminyum ve amonyak üretiminin ise son derece düşük olduğunu söyledi.

Bu tip ürünlerdeki ithalatın yaklaşık 104 milyar dolar olduğunu ifade eden Çağlayan, şöyle konuştu:


    “Ülkemizde üretilen ancak talebi tam olarak karşılamayan mallar ise yassı demir-çelik, kömür, ilaç, kağıt, organik ve inorganik kimyasal ürünler, sentetik lifler, pamuktur. Bu ürünlerdeki ithalatımız da yaklaşık 98 milyar dolar. Ülkemizde yeteri kadar üretilebildiği halde ithal edilen mallar ise tekstil ve konfeksiyon ürünleri, ayakkabı, çanta, 1500–3000 cc arası ticari araçlar, 1600 cc’ye kadar otomobiller, mobilyalar, seramik ürünleri, beyaz eşya gibi mallardır. Türkiye’de üretildiği halde, marka, kalite, imaj ya da fiyatları nedeniyle ithal ediliyor. Bu ürünlerdeki ithalatımız yaklaşık 34 milyar dolar.”


“1050 yabancı yatırımcıya yeni teşvik sistemimizi anlattık”

Bakan Çağlayan, ülkede hiç üretimi bulunmayan ya da üretimi yetersiz olan ürünlerin imal edilmesine yönelik Ekonomi Bakanlığı olarak çok sayıda çalışma yaptıklarını belirterek,


    “Bunların başında yeni teşvik sistemi geliyor. Cumhuriyet tarihimizin en cömert teşvik sistemini açıkladık. Bugüne kadar tam 1050 yabancı yatırımcıya yeni teşvik sistemimizi anlattık. Bunun sonuçlarını da almaya başlıyoruz. 2012 yılında yaklaşık 150 bin kişiye istihdam sağlayacak, öngörülen sabit yatırım tutarı 57,7 milyar lira olan 4 bin 365 yatırım teşvik belgesi düzenledik”


diye konuştu. Bakan Çağlayan, 2012’nin ilk 9 ayında imalat sanayinin toplam katma değerdeki payının yüzde 16 olduğunu dile getirerek, bunun mutlaka artırılması gerektiğini söyledi.

Esas istihdam kaynağı ve sürdürülebilir cari açığın ilacının sanayide olduğuna dikkati çeken Çağlayan şöyle devam etti :


    “İşsizliği ortadan kaldırmak ve yoksulluğa kalıcı çözüm üretmek için daha fazla yatırım çekmeli daha fazla üretim yapmalıyız. Cari açığı azaltmanın yolu sadece daha az harcamak değil, daha fazla üretmek ve rekabet gücümüzü artırmaktır. Diğer bütün çözümler kısa vadelidir. Daha fazla yatırım yapacağız, daha fazla üreteceğiz, daha fazla ihracat yapacağız”.


“806 milyon dolarlık ayakkabı ithal ettik”

Bakan Çağlayan, ülkede yeteri kadar üretimi bulunduğu halde ithal edilen malların varlığının kendisini üzdüğünü belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Sadece 2012’de 806 milyon dolarlık ayakkabı, 740 milyon dolarlık takım elbise, 277 milyon dolarlık kazak ve süveter, 177 milyon dolarlık halı, 147 milyon dolarlık çamaşır makinesi, 127 milyon dolarlık tişört, 76 milyon dolar değerinde cam bardak ve eşya, 193 milyon dolarlık gömlek ve 466 milyon dolar deri bavul, kemer ve giyim ürünü ithal ettik.

    Bugün ünlü bir marka takım elbise ithal edebilmemiz için bir tondan fazla pamuk ihraç etmemiz gerekiyor. Aynı şekilde bir traktör ithal edebilmek için 100 tondan fazla narenciye ihraç etmemiz lazım. Beyaz ve kahverengi eşyada dünya standartlarının çok çok üstünde üretimimiz var. Mallarımız dışarıda kapış kapış gidiyor. Bazı Avrupa ülkelerinde pazar lideri konumundayız. Ama bizim burada 1,8 milyar dolar ithalatımız var”


“Ne yazık ki bu bize ithal ikameci dönemden kalma bir miras. ‘İthal mal/yabancı mal daha kalitelidir’ algısının yıkılması gerekiyor ve bu algının yıkılması için de büyük görev üreticilere düşüyor”


diye konuştu. Ürünlerdeki kaliteyi, kalite imajını, marka gücünüzü artırmak için bakanlık olarak Ar-Ge ve marka konusunda ihracatçılara ve üreticilere ciddi teşvikler verdiklerini ifade eden Bakan Çağlayan, ‘2011’de Türkiye’nin 100 dolarlık üretim yapmak için, 43 dolarlık ara ve yatırım malı ithal ettiğini ifade ederek, şöyle konuştu:


    “2012’de Türkiye’de 100 dolarlık üretim yapmak için 40 dolarlık ara ve yatırım malı ithalatı yapıldı. Bu açıdan Türkiye’nin 2011’den 2012’ye ithalat bağımlılığı 3 puanlık bir düşüş gösterdi. Amacımız, Türk imalat sanayinin yüzde 40’lık ithalat bağımlılığı oranını yüzde 35’lere kadar indirmek. Aslında bu Türk sanayinin yapısal bir dönüşümü demektir.

    Türk Lirası’ndaki her yüzde 1’lik bir değerlenme, takip eden dönemde Türk sanayinin kullandığı ithal girdi miktarını binde 4 oranında artırıyor. Bunun anlamı şu; döviz kuru uzun dönemde, Türk sanayinin ithal girdi kullanımını azaltmaya yönelik politikaların başarısında belirleyici olacak. Ocak ayı reel efektif döviz kuru, 2 yıl aradan sonra yeniden 120’nin üzerine çıktı. Türk Lirası yeniden aşırı değerlenme bölgesine geldi. Aşırı değerli Türk Lirası, ihracattan çok ithalatımız açısından bir tehlike. Yerli sanayimizin belini büken bir tehdit. ABD, Çin, Japonya, Avro Bölgesi, Hindistan, Brezilya gibi birçok ülke paralarının değerlenmesini engellemek için adım atarken, biz Türk Lirasının değerlenmesini izlememeliyiz.”


“Türkiye olarak, hep söylediğim gibi büyümek zorundayız”

Bakan Çağlayan, firmaların toplam satışlarındaki her yüzde 1’lik bir artışın, kullanılan ithal girdi miktarını yüzde 1,8 artırdığını ifade ederek,


    “Türkiye olarak, hep söylediğim gibi büyümek zorundayız. Buradaki asıl kritik nokta, yüksek büyüme oranlarında Türkiye’nin bu büyümeyi yönetmek suretiyle cari açığını frenleyebilmesidir. Bu yıl gördük ki, ihracat odaklı bir büyüme ile Türkiye bunu başarabiliyor. Ancak biz bunu yeterli görmüyoruz. Bütün tasarımlarımızı ve politikalarımızı, bu yıl gösterdiğimiz dış ticaret, cari açık performansını Türkiye olarak çift haneli büyüme rakamlarında da nasıl sürdürebiliriz, bunun üzerine yapıyoruz”


diye konuştu. Bakan Çağlayan, Uludağ Otomotiv İhracatçıları Birliği’yle birlikte yaptıkları bir çalışmaya değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


    “Otomobildeki her bir parçayı tek tek inceledik ve gördük ki Türkiye’de üretilen 100 liralık otomobilin 56 liralık kısmı bizde kalırken, 44 lirası ithal parçaya gidiyor. Otomobilin yerlilik payını artırdığımız her 1 puan 250 milyon doların Türkiye’de kalmasını sağlıyor. İşte her bir sektördeki 1 puan dahi bizim için önemli, kıymetli.

    Tabii bunları söylerken ithalatı yasaklayalım anlamında söylemiyorum. Zaten ülkemiz dünyadaki en liberal dış ticaret rejimlerinden birine sahip. Taraf olduğumuz anlaşmalar ve dış ticaret rejimimiz gereği ihracatımızda da ithalatımızda da sınırlama ya da yasaklama uygulamıyoruz. Fakat klasik araçlarımız olan damping ve korunma önlemleri ile piyasa gözetimi ve denetim araçlarını etkili biçimde kullanıyoruz. Ülkemiz, DTÖ (Dünya Ticaret Örgütü) istatistiklerine göre, uzun sürelerdir korunma önlemlerini en çok uygulayan ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyor.”


“2012’de 15 milyar doların üzerinde bir ithalat denetlendi”

Bakan Çağlayan, ürün güvenliğinin iki sacayağı bulunduğunu dile getirerek, bunlardan birinin piyasa gözetimi ve denetimi, diğerinin de ithalat denetimleri olduğunu kaydetti.

Kısaca TAREKS denilen risk esaslı on-line kontrol sistemi sayesinde ithalat denetimleri daha etkili ve caydırıcı hale geldiğine dikkati çeken Çağlayan,


    “Kanserojen etkili azo boyar madde içeren ithal deri, halı, tekstil, hazır giyim ve ayakkabı ürünlerinde, hem tüketicimizi hem üreticimizi mağdur etmeye tevessül edenleri bertaraf edebilmek için kurduğumuz Riske Dayalı Denetim Sistemi kapsamında 2012 yılında 15 milyar doların üzerinde bir ithalat denetlendi”


diye konuştu. Tekstil ve Konfeksiyon ürünlerinde uygulanmakta olan ilave vergi uygulamasına da değinen Çağlayan, sektörü tahrip edici rekabete karşı korumak amacıyla başlattıkları çalışmayı 54 ürün grubu ithalatında ilave vergi uygulaması ile sonlandırdıklarını söyledi.

-“Ülkemizin yakaladığı büyümeyi devam ettirmeliyiz”-

Bakan Çağlayan, ilave vergi uygulaması kapsamına giren ürünlerin ithalat tutarının 2012’de 2,5 milyar dolara tekabül ettiğini dile getirdi.

Önleme tabi tekstil ve konfeksiyon ürünlerinin AB ve Serbest Ticaret Anlaşması (STA) kapsamı ülkeler dışındaki diğer ülkeler menşeli ithalatının 2012’de bir önceki yıla göre değer bazında yüzde 31,7 oranında gerilediğine vurgu yapan Çağlayan, şunları kaydetti:


    “Tekstil ve hazır giyim sektöründe istihdam uygulama döneminde yüzde 15 oranında arttı. Genel istihdamın aynı dönemde yüzde 2,2 oranında arttığını göz önüne aldığımızda bu uygulamamızın ne kadar başarılı olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Bu süre zarfında şirket sayısı yüzde 14 artarken, alınan teşvik belgesi sayısında yüzde 25 oranında bir artış olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, bu uygulamamızın sektörde üretim anlamında da bir genişlemeye vesile olduğunu görüyoruz.

    Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı üretim yapısına sahip bir ülkede ithalatı artırmadan ihracatımızı bu düzeylere getirmek önemli bir başarıdır. Dünyanın en büyük ekonomilerinden olan ABD ve AB’nin içinde bulunduğu ekonomik sorunlar dikkate alındığında, böyle bir ortamda ülkemizin yakalamış olduğu istikrarlı büyümeyi, ihracat ve milli gelir artışını kararlı bir şekilde devam ettirmemiz gerekiyor.”


“Yeni teşvik sistemiyle cari açığı azaltabiliriz”

Bakan Çağlayan, Girdi Tedarik Stratejisi (GİTES) ile üretim ve ihracatın aramalı ithalatına bağımlılığının azaltılması, sanayinin ihtiyaç duyduğu girdilerin tedarikinde sürekliliğin sağlanması, ihracatta sürdürülebilir rekabet gücünün artırılmasını amaçladıklarını söyledi.

Eylem planı çerçevesinde bu amaçlarla uyumlu 37 hedef ve 91 eylem belirlendiğine vurgu yapan Çağlayan, sözlerini şöyle tamamladı:


    “Yeni teşvik sistemi ile hem cari açığı azaltabileceğimizi hem üretimi az ya da yetersiz olan ürünlere yönelik yatırımları teşvik edebileceğimizi düşünüyoruz. 2023’te kişi başı geliri 25 bin dolara yükselmiş, toplamda 2 trilyon dolar GSYİH’ya ulaşmış ve 500 milyar dolar ihracat gerçekleştirmiş bir Türkiye için gece gündüz çalışıyoruz.

    Dışa açık ekonomiye geçtiğimiz 1980’de 3 milyar dolar olan ihracatımız geçen sürede 51 kat artışla 152,6 milyar dolara, 8 milyar dolar olan ithalatımız ise yaklaşık 30 kat artarak 236,5 milyar dolara geldi. 2023’te de 500 milyar dolar mal ihracatına ulaşacağız. İnşallah üretim kapasitesi artmış bir ülke olarak ihracatın ithalatı karşılama oranını da yüzde 80’e taşıyacağız. Cumhuriyetin 100. yılında, ihracatı 100 yılda 10.000, ithalatı ise 7000 kat artmış bir ülke olacağız.”

Etiketler: Haber
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed.
Türk-İnternet Haber Merkezi

Türk-İnternet Haber Merkezi

Turk-internet.com Haber Merkezi Türk Internet Endüstrisi Portalı, turk-internet.com, 1 Eylül 2000’de resmi yayına geçerek, iş ve Internet dünyası profesyonelleriyle buluşmuştur. Editör icin [email protected] ya da [email protected].

Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

HAFTANIN ÖNE ÇIKANLARI

  • Çin’deki Bir Üniversitede “Yapay Zekayı Yanıltma” Sınavı Yapıldı
  • 13 Yılda 3 Kurum, Aynı Soru: Türkiye Siber Güvenlikte Gerçekten Daha Güvende mi?
  • İnternet Altyapısı, Sosyal Ağlar ve Oyun Platformları Siber Güvenlik Başkanlığı Denetimine Giriyor
  • Yapay Zeka Halka Arz Patlaması, SBF Döneminden Sonra “Effective Altruism”e İkinci Bir Hayat Verebilir
  • CarbonNature, Yapay Zekâ ve Uydu Verileriyle Doğanın Karbon Değerini Gelire Dönüştürüyor

HAFTANIN KELİMESİ

3GPP

3. Nesil Ortaklık Projesi (3GPP), dünya çapında çeşitli mobil (hücresel) ve telekomünikasyon standartlarını geliştiren ve sürdüren bir grup standart kuruluşudur.

3G ile birlikte kurulmuş ve telekom endüstrisinin Birleşmiş Milletleri diye tanımlanabilir. Sonraki nesiller için de standartları belirlemiştir.

Detayı için Wiki-Turk'e bakınız

İNTERNET HIZI

Türkiye'nin İnternet Hızlarını Dünya ile Karşılaştırmak Kaynak : https://www.speedtest.net/global-index#mobile
Facebook Twitter LinkedIn

Son Yorumlar

  • ICANN, Yeterince Temsil Edilmeyen Toplulukları Yeni gTLD Başvuru Destek Programı İle Güçlendiriyor için Tolga Kaprol
  • BTK, Yabancı e-SIM Firmalarını Engelledi için Bulent SEN
  • Sahibinden.com Domain’inin Güncellenmesi Unutulmuş için Tolga Kaprol
  • İngiliz Düzenleyici Ofcom, Bulut Servislerini ve Akıllı Cihaz Pazarını Soruşturuyor için Tolga Kaprol
  • Seçim Yaklaşırken, Kişisel Veriler Kötüye Nasıl Kullanılır? için [email protected]
Plugin Install : Subscribe Push Notification need OneSignal plugin to be installed

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Tekrar Hoşgeldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

Şifremi unuttum?

Şifrenizi geri alın

Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

Giriş yap
No Result
View All Result
  • Ana Sayfa
  • BİLİŞİM
  • e-TİCARET
  • INTERNET
  • TELEKOM
  • YENİ TEKNOLOJİLER
  • Hakkımızda
  • Kişisel Verilerin Korunması
    • Çerez Aydınlatma Metni
    • İlgili Kişi Başvuru Formu

© Copyrights 2000-2025 - Bu sitede yayınlanan haber/söyleşi/makale ve bilgilerin tüm hakkı turk-internet.com'a aittir.

Bu internet sitesinde, kullanıcı deneyimini geliştirmek ve internet sitesinin verimli çalışmasını sağlamak amacıyla çerezler kullanılmaktadır. Gizlilik Bildirimi.