Mayıs ayına damgasını vuran olayın, İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth’in Türkiye “ziyareti” olduğunu söylemek sanırız abartı sayılmaz. Eşi Edinburg Dükü Prens Philip ile ender sayıdaki seyahatlerden birini ülkemize gerçekleştirmesi, tanıtımda bir hayli eli sıkı davranan devlet büyüklerimize “Oh” çektirecek cinsten bir imkanı da beraberinde getirdi.
Ankara’ya gelir gelmez ayağının tozuyla Anıtkabir’i ziyaret etmesi ve anı defterine yüce önderi öven satırlar yazması malum çevrelerde nasıl yankılandı bilemiyoruz ancak, Bursa Yeşil Cami girişinde, yağan yağmura rağmen, ayakkabılarını içerde çıkarma önerisini ‘ayrıcalık istemiyorum’ diyerek kibarca geri çeviren ve kendi şemsiyesini kendisi taşıyan bir Kraliyet üyesi sanırız arkasında ders olarak okutulabilecek pek çok hatırayı hafızalara nakşetti.
Kraliçe’nin ayrılmasının ardından Türkiye yine bildik konuları konuşmaya devam etti. Örneğin, yeniden yükselme eğilimi gösteren işsizlik gibi. Son verilere göre; Türkiye genelinde işsiz sayısı, Şubat 2008 döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 55 bin kişi artarak 2 milyon 642 bine, işsizlik oranı da 0.2 puanlık artışla yüzde 11.6’ya yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, işsizlik oranı kentlerde yüzde 13,4, kırsal kesimde yüzde 8,5 olarak belirlendi.
Yılın ilk çeyreğinde 12 milyar dolara ulaşan cari açığın, yabancı sermaye girişinde bir önceki yıla nazaran yarı yarıya azalma olması nedeniyle daha da artabileceği endişesi hakim. Buna, tavan yapan petrol fiyatlarının etkisi de eklenince oldukça karamsar bir tablo ekonomi gündemini sarıveriyor. Ancak, yine de alternatif yatırımlarla Türkiye’nin geleceğe dönük bir takım sıçramalar yapması olasılığı da var. Bunun için, Maliye Bakanı Unakıtan’ın düşündüğü gibi “olur da belki zengin bir petrol yatağına rastlarız” umuduyla Türkiye’nin her tarafını ‘delmeye’ gerek yok! Türkiye, zengin kültürü ve eşsiz doğal ve tarihi dokusuyla turizmde birinci ligde top koşturmaya aday. Bu nedenle, geçtiğimiz günlerde tanıtımı Anadolu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay özilhan ile Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından yapılan ve “Anadolu’dan kazandığını Anadolu ile paylaşmak” teması üzerine inşa edilen çalışma oldukça önemli. Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanabilmesi için turizme öncelik sağlayan projeler desteklenmeli. Sosyal sorumluluk çerçevesinde farklı ve yaratıcı projeler sunarak ülkemize katma değer sağlayan kuruluşları takdirle karşılıyoruz.
Kredi kartlarının oldukça kolay erişilebilir ve buna karşın yüksek harcanabilir limitlerle sunulması bütçelerini iyi kurgulayamayan tüketiciler için birer kabus haline dönüştü. Bunu fırsat bilen bazı açıkgözlerin buldukları ‘dahiyane’ çözüm adeta ekonomi literatürüne girecek cinstendi. Karaman’da iştigal alanı meçhul bir ‘esnaf’ın kredi kartı borçlularına sunduğu çözüm pek çok soruyu da beraberinde getiriyor. Buna göre, örneğin, 1000 YTL borçlu bir kimseye 290 YTL kredi faizini peşin ödemesi durumunda 12 ay vade ile 1000 YTL ‘kredi’ açılıyor.
Dünyanın en büyük ikinci mega yat üreticisi ülke olmamızla böbürlenenlerin, geçtiğimiz hafta Tuzla Tersanelerinde hem de aynı gün yaşanan ve iki işçinin feci şekilde can vermesiyle sonuçlanan olaylar karşısında ne yaptıkları bilinmez ama, Limter İş Sendikası 16 Haziran tarihinde ‘grev’ kararı aldı. Meclis Komisyonu dahil bir çok kez denetlenmesine rağmen Doğu Avrupa’da bile görülmeyecek bir şekilde yaşanan insan zayiatının önüne nasıl geçileceği zihinleri kurcalamaya devam ediyor.
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün ‘takip ediliyorum’ açıklamaları ile başlayan tartışmalar, “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” deyimini çağrıştırır bir takım gelişmelerle tam da parti kapatılmasıyla salınan gündeme tuz biber oldu. Habere konu olan polislerin, amirlerine, Osman Paksüt’ün eşinin kendilerini deşifre etmesi üzerine çok büyük bir operasyonun başarısızlıkla sonuçlandığı söyledikleri günlerce konuşuldu.
Küresel Huzur Endeksi(GPI), tarafından gerçekleştirilen ve dünyanın en “huzurlu” ülkelerinin belirlendiği listede Türkiye, 140 ülke arasında 115’nci sırada yer aldı. Ülkelerin, Birleşmiş Milletler barış misyonlarına katkıları, suç oranı, terörizm riski, insanların birbirleriyle ilişkileri gibi 24 farklı kritere göre değerlendirilmeleri neticesinde elde edilen listede, ABD 97’nci, İngiltere ise 49’ncu sırada yer alıyor. Listenin başında İzlanda bulunurken onu Danimarka, Norveç, Yeni Zelanda ve Japonya izliyor. Listedeki en ‘huzursuz’ ülke, kolayca tahmin edilebileceği üzere Irak.
Amerika’nın eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris, kendi hükümetini AKP hakkındaki kapatma davasında daha net bir tavır takınmadığı gerekçesiyle eleştirdiği ve çok önemli bir müttefikin hızla bir krizin içerisine doğru sürüklendiği yönündeki açıklamaları gündemde yer aldı. The Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan makalesinde, Başbakan Tayyip Erdoğan’ı basın ve sivil toplum örgütlerine karşı takındığı uzlaşmaz tavrı nedeniyle eleştiren Mark Parris, Erdoğan’ın, son icraatlarıyla geçtiğimiz yıl seçimlerden aldığı sonucu gölgelediğini ifade etti.
Eski Büyükelçi Parris, AKP hakkında açılan kapatma davasının, yeni yeni hızlanmaya başlayan yabancı sermaye akışının yavaşlaması; ekonominin her geçen gün daha da durağanlaşan bir yapı göstermesi; AB karşıtı söylemlerin gitgide hız kazanması gibi sonuçları beraberinde getirdiğine dikkati çekerek Bush yönetiminden daha aktif olmasını istedi. Parris’in; “kaybeden yalnızca Türkiye olmaz!” demesi bir çok çevre tarafından manidar bulundu.
Kim ne derse desin ülkedeki en yüksek mahkeme konumunda bulunan Anayasa Mahkemesi’nin vereceği karar her kes için bağlayıcılık arz edecek. Karara göre belki de Türkiye yeni bir seçime gitmek durumunda kalacak. Böyle bir duruma karşı sağ partilerin her zamanki gibi daha hazırlıklı olma çabası gözlerden kaçmıyor; sol partiler bildiklerini okumaya devam ediyorlar.



Kaynak : 