Geçtiğimiz hafta, IBM’de 13 Nisan’da başlayan toplu iş sözleşme görüşmelerinin, işverenin tavrı nedeniyle olumsuz sonuçlandığını, uzlaşma sağlanamaması durumundaysa greve gidilmesinin söz konusu olabileceğini yazmıştık hatırlarsanız. Bugün ise, IBM çalışanlarının sendika mücadelesindeki son durumlarını öğrenmek üzere sözü, Tez Koop iş sendikası örgütlenme sorumlusu Elvan Demircioğlu’na veriyoruz.
IBM’de, 2 yılı aşkın süren hukuki mücadelenin kazanıldığını ve Toplu Sözleşme masasına oturulduğunu belirten Demircioğlu, buna karşılık çalışanların katkılarıyla hazırlanan Toplu Sözleşme taslağının IBM işvereni ile müzakere edilemediğini ifade ediyor. Demircioğlu, sürecin tıkandığını şu ifadelerle özetliyor:
IBM işvereni TİS görüşmelerinde sürekli değişik maddeler üzerinde sorular sorarak ve hiç bir maddede anlaşma sağlamayarak TİS sürecini tıkadı. Toplu sözleşme aşamasında masada Türkiye işvereninin hiçbir yaptırımı olmadığı emir kulu oldukları işveren tarafından sıkça dile getirilmiştir.
IBM Yurtdışı yöneticileri Türk yasalarını çok iyi biliyor olacaklar ki yasal süreyi bile beklemeden bir ilke imza atmış ve arabulucuya işveren başvurmuştur. Arabulucu süreci de anlaşma sağlanamadan bitmiş fakat IBM işvereni bu süreçte sendikaya ve çalışanlarına sunmadığı karşı teklifi ve sürece dair görüşlerini arabulucuya hitaben sunmuştur. Tartışmasız pazarlıksız kabul etmemizi istediği karşı teklif yasalara aykırı tek taraflı maddeler içermekte, hatta işverene tek taraflı fesih hakkı vermekte idi.
Sendikamız da yasal prosedürler gereği grev kararını 21 Temmuz’da işyerine astı. Daha sonrasında IBM çalışanları greve çıkmadan barışçıl yolla TİS imzalamanın bir yolunu daha deneyelim Yüksek Hakemden gelene razı olalım diyerek grev oylaması istediler ve yasanın gereğini yerine getirerek grev oylaması için başvurdular.
28 Temmuz’da grev oylaması yapıldı. Yurtdışından talimat alarak Türkiye’ye sendikayı yakıştıramayan ve Türk çalışanlarını gelişmemiş ülke çalışanları ile bir tutan zihniyet Türk Yüksek Hakemini de aşağılamış ve tamamen sendikasızlaştırma üzerine yazdığı senaryoyu oynamıştır.
IBM işvereni grev oylamasını öğrenir öğrenmez müdürlerini yıllık izinlerden geri çağırdılar ve müdürleri ile tek tek toplantı yaptılar. Yapılan toplantılarda çalışanlara Grev oylamasına katılmama, oy kullanmama şeklinde başlayan telkinler yerini baskılara bıraktı. Oy kullanmaya gitmenin ‘greve HAYIR’ anlamına geleceğini tek renk oy pusulası olduğunu ve pek çok benzer yalanı göz göre göre söylemekten çekinmediler.
IBM işvereni sendika düşmanı tavırlarını grev oylaması sürecinde kanıtlamıştır. Yalanlarını çalışan listesine IBM de çalışmayanları ekleyerek kabartmış Çalışma Genel Müdürlüğü bu kişileri IBM’de çalışıp çalışmadığını kontrol etmemiş işverenin beyanını kabul etmiştir. Yıllardır yurtdışında çalışanlar ve fiilen oylamaya gelemeyecek olanlar oylamaya katılacak işçiler listesinde gösterilmiştir. 1-2 yıl gibi uzun süredir ücretsiz izinde olanlarda listede gösterilmiştir. İşveren Vekilleri TİS görüşmelerinde işvereni temsil edenler oylama listesinde gösterilmişlerdir. Öğrencilerde grev oylamasına katılacaklar listesine alınarak Çalışma Bakanlığı Bölge Çalışma Müdürlüğüne sunulmuştur.
Grev oylaması 19 katlı binanın 19’ncu katında Genel Müdürlük katında yapılmıştır. Genel Müdür de dahil tüm müdürler koridordan hiç ayrılmadılar, odalarına bile girmediler. O gün dünya devi IBM’de işçiler greve hayır demesinler diye işveren oy kullanmak üzere 19 kata gelen ve gelmeyen işçiler üzerinde adeta mobbing(baskı) uygulandı. Hatta o gün oy kullanmaya son dakikada cesaret eden ve oy kullanmaya gelen 4 çalışanın, bakanlık yetkilileri binadan ayrılana kadar genel müdürün odasında tutulduğu ve bunun barbarlık olduğu IBM’in her katında konuşulmaktadır.
IBM işçileri, IBM işvereninin tüm engellemelerine ve baskısına rağmen çok yüksek oranda katılım sağladılar ve greve “hayır” dediler. Ancak, işverenin işçi sayısını yüksek göstermesi ve sayısı toplam çalışan içinde ciddi oranda yüksek olan müdürlere oy kullandırmaması sonucunda greve hayır için gerekli sayıya çok yaklaşmaya rağmen yeterli çoğunluktan greve hayır gelmedi ve yasal süreç devam ediyor. Şimdi yılmadan direnen bu kararlı arkadaşlarla grev yapacağız.
turk-internet.com: IBM çalışanlarının örgütlenmesi ne boyutta devam ediyor?
Elvan Demircioğlu: Örgütlenme çalışmalarımız son hızla devam ediyor. Halen üyelik almaktayız. Ancak ilk başladığımız noktadan bugüne çok değişiklikler oldu. IBM işvereni yeni bir şirket kurarak (IGS) üyelerimizin çoğunu bu şirkete aktardı. Pek çok genç arkadaşı gerek uzun dönem stajyer, gerek sözleşmeli gibi unvanlarla IBM’de istihdam etti. Biz de boş durmadan bu yeni arkadaşları üye kaydetmeye devam ediyoruz. Ayrıca IGS’de de örgütlenme çabası içindeyiz.
turk-internet.com: Duyduğumuza göre IBM Türkiye, çalışanlara grev hakkı verilmesi konusunda oy verdirmiş. Bu biraz ironik değil mi?
Elvan Demircioğlu: IBM global bir şirket. Maalesef Türkiye’den yönetilmiyor. Ve Türkiye onların gözünde gelişmemiş bir ülke. Sendika, hak hukuk Türk insanına çok fazla (!). Bunu ben daha çalışıyorken 2008 Ocak ayında Amparo Moraldo’nun şirket toplantısında tüm Türkiye çalışanlarına hitaben, gözümüzün içine baka baka ‘benim küçük Çin’im’ demesinden biliyorum. Halen de bizi bir Çin, veya Hindistan gibi ucuz işgücü, ve kafasına vur ağzındaki lokmayı al insanlar topluluğu olarak görüyorlar. Bu en son grev oylamasında da anlaşıldı zaten. Türk Yüksek Hakemine bile güvenmediler, Türk hakemini istemediler ve her türlü oyun ile çalışanlarının iradesini yok sayma pahasına greve evet dedirttiler. Zannediyorlar ki grev yapılamayacak. Ama yapılacak!
turk-internet.com: Bilgi teknolojileri alanında sendikalaşmada son dönemde ne gibi gelişmeler gözlemliyorsunuz?
Elvan Demircioğlu: Bildiğim tüm sektörün gözü kulağı IBM örgütlenme sürecinde. Burada bir başarı tüm sektör çalışanlarının ve Türkiye’nin önünü açacak.
turk-internet.com: Sizce, bu süreçte internetin gücünden gerektiği gibi faydalanıldı mı?
Elvan Demircioğlu: Internet bir yere kadar. Sonuçta bu bir sendikal mücadele, hak mücadelesi ve sahaya inmek gerekiyor. Klavye başında oturarak ne grev yapabilirsiniz ne işvereni anlaşmaya ikna edebilirsiniz. Sadece farkındalık yaratıp geniş kitleleri haberdar edebilirsiniz. Ama bu kitleleri harekete geçirmedikten, sokağa dökmedikten, ortak harekete dahil edemedikten sonra klavye başından desteğin pek bir faydası olmuyor. ‘Sanal grev’ ile başladık IBM işvereni sayesinde ‘Gerçek grev’e gidiyoruz.



Kaynak : 