Söyleşinin ilk bölümünü Emin Köksal : Ağ Tarafsızlığını Savunan Google’un, Verizon ile Anlaşması İhanet Olarak Algılanıyor – 1 başlığı altında okuyabilirsiniz.
İnternetin gelişiminde, ağ tarafsızlığı artık günümüzün en önemli konularından birisi. Internet Servis Sağlayıcıları ayrım gözetmeden, tarafsız bir şekilde hizmet vermeye devam edecekler mi, ya da internetin geleceğinde, ayrımcılık mı olacak. Bu konuları konunun uzmanlarından Dr.Emin Köksal ile konuşmaya devam ediyoruz.
turk-internet.com: Ağ tarafsızlığı gerçekten gerekli mi? İhlal edilmesi ne gibi sorunlara yol açabilir?
Emin Köksal: Örneğin posta veya kargo hizmetlerinde hizmetin çeşitlendirildiğini, standart düzeyde verilen hizmetin yanında, istenildiğinde bedeli ödenmek kaydı ile daha hızlı bir iletimin sağlandığından bahsedilebilir. Bu durum, internet için uygulanabilecek bir model olabilir mi?
Uyarlarsak, e-posta vb. içerik ve uygulamaların standart bir uygulamaya tabi tutulması, ama video, ses, oyun gibi gecikmeye duyarlı uygulamalara öncelik sağlanması daha faydalı bir işleyiş sağlamaz mı? Sağladığı ekonomik değer açısından verilenin ayrıştırılması ve farklı seviyelerde hizmet kalitesi ile sunulması kullanıcıların, özellikli içerik sağlayıcıların, ve tabii ki İSS’in refahını arttırıdığı savunulabililir. Ancak burada iki önemli sorun ortaya çıkıyor: ayrımın neye göre yapılacağı, ve nasıl bir rekabet ortamında yapılacağı.
Yukarıda bahsettiğimiz türden bir ayrım, farklı içerik ve uygulamalara daha üst seviyede hizmet kalitesi sağlarken, diğer içerik ve uygulamaların servis kalitesinin düşmesine sebep olabilir. Bant genişliğinin kıt bir kaynak olduğu düşünüldüğünde, bu kaçınılmaz bir durum olabilir. Ya da, kimi uygulamaların servis kalitesinin bazı stratejik amaçlar için bilinçli olarak arttırılabilceği, kimilerinin ise azaltılabileceği, hatta teknik olarak olmasa da, fiili olarak engellenebileceğinden bahsedilebilir. Bunun da, az önce posta veya kargo uyarlamasındaki saf amacın dışına çıktığını görüyoruz.
Aslında, yukarıdaki sorunun çözümü, servis kalitesi ayrımının nasıl bir rekabet ortamında yapıldığı ile yakından ilgili. Zira iktisat teorisi, rekabetin sınırlı olduğu veya firmaların tekil sağlayıcı olduğu piyasalarda uygulanacak ayrımcılığın toplumsal refahı her zaman iyi etkilemediğini söylüyor.
Bu kapsamda, ağ tarafsızlığı ihlallerinin daha çok Amerika’dan gelmesinin çok da tesadüfi olmadığı ortaya çıkıyor. Zira Amerika’da, özellikle sabit internet erişiminde, lokal tekeller ile karşı karşıyayız. Bir başka deyişle kullanıcılar ya kablo TV üzerinde verilen kablo inernet ya da telefon hattı üzerinde verilen DSL hizmetini seçmek zorundalar. İSS’ler arasında rekabet ortamı olmadığından hem kullanıcılar, hem de onlara ulaşmaya çalışan içerik ve uygulama sağlayıcılar için sınırlı bir seçme şansından bahsedilebilir.
Oysa, AB ülkelerinin çoğunda son kullanıcıların Amerika’ya oranla daha çok seçme şansının olması, erişim konusunda rekabetin varlığına işaret ediyor. Bu durum, ağ tarafsızlığı konusunun AB Komisyonu’nun ve ulusal düzenleyici otoritelerin gündemine Amerikadakiler kadar sık gündeme gelmemesinin bir sebebi olarak gösterilebilir.
Ağ tarafsızlığından sapmanın kısa vadedeki rekabet ortamına bağlı etkilerinin yanı sıra, orta ve uzun vadedeki etkilerinden de bahsetmek gerekir. Orta ve uzun vadede yapılacak yatırımların ve ortaya çıkacak yeniliklerin bu durumdan nasıl etkileneceği, intenetin geleceğinin şekillenmesi açısından oldukça önemli. Bazı araştırmaların öne sürdüğü sav, ağ tarafsızlığından sapma ile birlikte, ağ içerisindeki (at the core) yenilik ve yatırımların hız kazanacağı, son kullanıcı içerik ve uygulama tarafındaki (at the edge) yenilik ve buluşların ise kendilerine çıkış yolu bulmakta zorlanacağı doğrultusunda.
Örneklemeye çalışırsak, ağ operatörleri ağ tarafsızlığının aşılması ile birlikte sağaladıkları ek gelirler ile servis kalitesinin çeşitlendirilebilmesine imkan tanıyacak yenilik ve yatırımlara hız verilebilir. Ancak diğer taraftan, Google, YouTube veya Facebook gibi genelde kullanıcılar tarafından geliştirilen buluşların yenilerinin başarı şansı azalabilir.
turk-internet.com: Tartışma nasıl devam edecek?
Emin Köksal: Kısa ve uzun vadedeki etkilerini de gözeterek, ağ tarafsızlığından sapmanın tamamen kötü veya iyi olduğunu savunmak pek de doğru gözükmüyor. Onun yerine, ağ tarafsızlığı ihlallerini zararlı ve yararlı eylemler olarak ayırmak daha yol gösterici olabilir. Fakat, bu yapılabilse bile taratışmanın bu eylemleri içeren bir regülasyon (düzenleme) ile son bulması için oldukça erken.
Önümüzdeki dönemde yüksek bant genişliği gerektiren ve gecikmeye duyarlı bir takım içerik ve uygulamaların hem talebinin hem de arzının daha da artacağı açık. Bu durum belki de tartışmanın Amerika dışına taşınmasına yol açabilir. Hatta, Google ve Verizon’u takip edecek bir takım stratejik işbirliklerinin benzerleri hem Amerika’da hem de dünyanın başka bölgelerinde ortaya çıkabilir.
Türkiye için de ağ tarafsızlığı tartışmasının önümüzdeki dönemde ortaya çıkması muhtemel. İSS sektöründeki rekabetin oldukça zayıf olması bazı sorunlara gebe olabilir. Fakat, Türkiye’nin daha öncelikle halledilmesi gereken sorunu, ağ tarafsızlığının İSS’lerce değil mahkeme kararları ile ihlal ediliyor olması.



Kaynak : 