Devletin bilişimle ilgisi son yılların en önemli tartışma konuları arasında. Bir yandan devletin yaptığı bilişim alımları ve bilişim merkezlerinin çalışmaları, diğer yandan devletin vatandaşlarına vermesi gereken bilişim hizmetleri yani e-devlet çalışmaları.
Avrupa Birliği çerçevesinde başlatılan e-devlet çalışmaları için DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) içinde kurulan Bilgi Toplumu Dairesi başkanlığına geçen yıl Emin Sadık Aydın atanmıştı[1]. Aydın’la atanmasının hemen arkasından bir söyleşi de gerçekleştirmiştik. Kendisiyle TBD’nin bu yıl 13cüsünü Antalya’da düzenlediği Kamu-BİB toplantısında karşılaşınca, e-devlet stratejisi konusundaki en yetkili kişiler arasında olduğu için; son gelişmeleri birlikte gözden geçirelim istedik. Aydın’ın anlattıkları şöyleydi :
Turk-internet.com : Emin Bey, merhaba.
Emin Sadık : Merhaba.
Turk-internet.com : Antalya’daki Susesi Oteli’nde 13. Kamu-BİB’teyiz. Bu toplantılar önemli diye düşünüyoruz, siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Emin Sadık : Teşekkür ederim öncelikle davet için. Toplantılar önemli çünkü bazen Ankara’da bile görüşemediğimiz insanlarla bile görüşme imkanımız oluyor. Bir işin sosyalleşme, kaynaşma tarafı var bunu vurgulamam lazım.
Bir de elbette bu sene 13.’sü. Bundan öncekileri de hatırlamaya gayret ediyorum, başka etkinlikleri de düşünüyorum. Ortak konular, ortak sorunların bir masa etrafında konuşulması gerçekten faydalı. Neden, çünkü yemeklerde de çay aralarında da konuşuyoruz insanlarla.
Sorunlar ortak. İdari yapıdan, mevzuattan kaynaklanan veya uygulamadaki insan kaynağı eksikliğinden kaynaklanan sorunlar paylaşıldıkça çözümlerin nasıl geliştiği konusunda da bilgi almak, insanlarla bu konuda dertleşme, sohbet etme imkanı oluyor. Tüm bunlar oldukça önemli faydası var. İşin dediğim gibi bir salonda gerçekleşen formal kısmı var ama onun haricinde informal etkileşimler de büyük fayda sağlıyor.
Salonun içinde gerçekleşen kısmı yani işin formal kısmı da sivil toplum kuruluşu şapkasıyla örneğin Türkiye bilişim derneğinin çatısı altında yürütülen faaliyetlerin aslında siyasete, bürokrasiye verdiği mesaj, topluma verdiği mesaj da önemli. Mesela bu toplantıda konuşulan e-devlet üst yapısı oldukça zamanlı bir tartışma şu anda yapılanmayla ilgili tartışmalar var, hükümetin yürüttüğü bir takım çalışmalar var. Bunlara da etki edecektir. Sivil toplumun mesajının taşınması anlamında da önemli görüyorum.
Turk-internet.com : Emin Bey, bilişim teknolojileri devlet için, bir devletin yönetiminde neden önemlidir?
Emin Sadık : İsterseniz ikiye ayıralım. İki açıdan önemli. Bir, kamu yönetimi bilişim teknolojileriyle son 20 yıldır yüz yüze. Bu teknolojileri kullanarak hizmet sunmaya, kendi verimliliğini arttırmaya, maliyetlerini düşürmeye çalışıyor. Yani bilişim artık kamu hizmeti sunmanın ayrılmaz bir parçası. Eğer kamu kurumları, kamu kurumlarını yöneten insanlar, bilişimden nasıl daha fazla fayda elde ederim, hizmet sunumunda nasıl bunu kullanırım, verimliliğimi nasıl arttırırım düşüncesini geliştirmezler görülen o ki aslında hizmet sunmanın da, maliyetini düşürmenin ya da etkinliğini arttırmanın da pek bir yolu görünmüyor.
Dolayısıyla kamu bilişim teknolojileriyle daha fazla haşır neşir olmak ve bu teknolojilerden en üst seviyede yararlanmak zorunda. Bu bir zorunluluk. Bizim e- devlet diye, kamuda e-dönüşüm diye anlattığımız bütün çalışmaların arkasında bu var. Yani birinci başlık aslında kamunun kendi dönüşümü, bilişimden yararlanma ihtiyacı.
İkinci önemli başlık şu; kamu pek çok konuda politika belirleme fonksiyonu gereği ya da kullanıcı olarak bilişim sektörüyle veya diğer sektörlerle yoğun bir ilişkisi var, özellikle Türkiye’de. Bilişim bu çok konuşulan bir konu ama biz belki yeterince ülkemizde tam olarak hayata geçiremiyoruz; artık ekonomik ve sosyal kalkınmanın özellikle bizim gibi ülkelerde itici gücü olmak zorunda, itici güçlerinden birisi olmak zorunda.
Dolayısıyla kamu politikalarının gelişimi, biz bilişimi örneğin imalat sanayinde, örneğin otomotiv sektöründe, örneğin tekstilde örneğin turizmde, ticaret hizmetinde nasıl kullanabiliriz, bunun kamu politikalarını biz nasıl belirlemeliyiz arayışını da beraberinde getiriyor bu teknolojilerdeki gelişme.
Yani bu ikinci başlık yani kamunun diğer sektörlerdeki politikalarına bilişimi entegre ederek Türkiye’nin iktisadi ve sosyal kalkınmasıyla alakalı çalışma yapma ihtiyacından kaynaklanıyor. Bu ikinci başlık bütünüyle aslında bir kalkınma meselesi, gelişme meselesi. Bu da açıkçası Türkiye’nin bütün politikalarına bilişimin nüfus etmesini zorunlu kılıyor. İkinci önemli başlık da bu.
Turk-internet.com : Şimdi bu ikinci önemli başlıktan hareket edersek, kalkınma politikalarına etki ediyor gibi gayet iddialı cümleler söylediniz. Peki ama bilişim teknolojileri, özellikle devletin kullandığı bilişim teknolojileri konusunda bizim stratejimiz var mı, ya da bu çalışmalar sürüyor mu, nasıl gidiyor?
Emin Sadık Aydın : Bu da oldukça zamanlı bir soru, teşekkür ederim. Türkiye 2006 – 2010 döneminde bir bilgi toplumu stratejisi ve eylem planını uyguladı, hayata geçirdi.
Bunu koordine etmekten sorumlu birim malum DTP içerisindeki bilgi toplumu dairesi başkanlığı. Şu anda dönemi bitmiş bir stratejimiz var. Biz bunu yaklaşık son bir yıldır, çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla istişare toplantıları düzenleyerek acaba önümüzdeki dönemde nasıl bir bilgi toplumu stratejimiz olmalı, bu stratejinin içinde hangi başlıklar öne çıkmalı, Türkiye’nin önümüzdeki 5-10 yılını etkileyecek ve bilişimin özellikle vurgulanması gereken alanlar neler olmalı sorusunu araştırmaya gayret ediyoruz, görüşleri almaya gayret ediyoruz.
Önümüzdeki dönem muhtemelen seçimden sonra yeni hükümetin ortaya çıkması ve yeni yapılanmayla ilgili konuların netleşmesi sonrasında Türkiye’nin bilişim alanına ilişkin ilk gündem maddelerinden bir tanesi bilgi toplumu stratejisi – illa bu isim altında olmak zorunda değil ama – bilişim, bilişim destekli gelişme konusunu işleyen bir bilgi toplumu stratejisinin hazırlanması olacaktır.
Bu neden önemli, müsaade edersiniz bunu anlatmak isterim. Demin bahsettiğim kamunun kendi dönüşümü de dahil, diğer sektörlerdeki diğer alanlardaki gelişme de dahil bilişim sektörünün kendisi de dahil olmak üzere, bu sektörler arasındaki etkileşimi tarif edecek, bu konudaki yol haritasını ortaya koyacak bir stratejiye ihtiyaç var.
Bunu geçmiş dönemdeki tecrübeye dayanarak da söylüyorum. Türkiye 2006-2010 döneminde uyguladığı stratejiden biz şöyle bir tahminde bulunuyoruz, yaklaşık %60 civarında eylem planındaki uygulama durumu itibariyle bir başarıyla ayrıldı diyoruz.
Bu eylem planında yer alan bazı eylemler Türkiye’ye şu anda başlayan hayata geçen veya önümüzdeki dönemde hayata geçecek pek çok önemli projenin dayanağını teşkil etti. Bakın bilişim vadisiyle ilgili bir takım tartışmalar var, bu da dahil. Elektronik kimlik kartı gibi projeler de dahil.
Şu anda hayata geçen hatta ödül alan çevre izinleri araç tescil projesi gibi, Asbis (araç ve sürücü bilgi sistemi) gibi projeler de dahil, bunların dayandığı kaynak aslında bilgi toplumu projesi ve eylem planı.
Özetlemek gerekirse, ümit ederim önümüzdeki dönemde özellikle vurgusunun büyüme ve istihdam olduğu, Türkiye’nin esas makro konularından bir tanesi istihdam. Bilişimin burada da söyleyeceği çok şey var, olmalı. İstihdamı da odak noktası olarak belirleyen ve Türkiye’nin sadece kamu yönetimine odaklanmış değil, diğer sektörlerdeki büyümesine de, dönüşümüne de odaklanmış kapsamlı bir bilgi toplumu stratejisine ihtiyaç var. Ümit ederim bu önümüzdeki dönemde başarılı bir şekilde hayata geçirilir. Biz de eğer üzerimize düşen, yapılanmayla birlikte görev olursa bunu istekle, arzuyla yerine getirmeye gayret edeceğiz.
Turk-internet.com : Çok teşekkür ederiz Emin Bey.
Emin Sadık Aydın : Ben teşekkür ederim.
[1] DPT Bilgi Toplumu Dairesi Başkanlığına Emin Sadık Aydın Atandı

Kaynak : 