Türkiye’de ilk defa mobil abone sayılarında gerileme başladı. Bunun nedenini sorduğumuz Avea’nın Bireysel ve Kamu Segment Yönetimi Direktörü Emre Günerman, abone sayılarındaki azalmanın nedenini, 2008 sonuna doğru ağırlığını hissettiren küresel krizden çok tüketicilerin “her yöne sınırsız” tarifelerinin getirdiği olanaklar sonucu tek sim karta yönelmeleri olarak yorumladı.
Günerman, numara taşınabilirliğinin abonelere, istedikleri avantajları sunan operatöre geçebilme kolaylığını sağlayarak birden fazla telefon taşıma derdinden kurtardığını ifade ediyor.
turk-internet.com; Mobil abone sayılarında gerileme görünüyor. Bunun nedeni nedir?
Emre Günerman; Bilgi Teknolojileri ve iletişim Kurumu (BTK) verilerinde 2008 yılının 4. çeyreğinde 65 milyon olan cep telefonu abone sayısının 2009’un ikinci çeyreğinde 63,6 milyona gerilediği belirtiliyor. Bu gerilemenin en önemli nedeni ekonomik krizden ziyade tüketicilerin tek sim kart kullanmayı tercih etmeye başlaması oldu.
Numara taşımanın ardından her yöne tarifelerinin pazara sunulması tüketicileri tek cep telefonu kullanmaya teşvik etti. Önceden tüketiciler daha ucuz konuşmak için birden fazla cep telefonu kullanmak zorundaydı. Şimdi numara taşıma ile istediği operatöre gidebiliyor ve her yöne tarifeleriyle daha ucuza konuşabiliyor.
Artık birden fazla sim kart kullanmasını gerektirecek bir durum kalmadığı için ikinci hatlar iptal ediliyor, bu da abone sayısındaki düşüşün en önemli nedeni. Özetle, pazardaki daralmanın asıl nedeni vatandaşların tek sim kart kullanmaya başlamaları.
turk-internet.com; Bu gerilemenin krizle bir ilişkisi var mı?
Emre Günerman; Piyasadaki hat sayısı iki nedenle artar: Zaten hattı olan kişilerin ek hat almaları ve ilk kez hat alan müşterilerin varlığı. Vatandaşın tek SIM kart kullanmaya başlaması birinci kategoriyi küçültür ama ilk kez hat alacak gençlerin varlığı nedeniyle toplam Sim kart sayısı uzun vadede artmaya devam edecektir.
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi özellikle numara taşınabilirliği uygulamasının ardından pazarda çift ya da üç telefon kullanma alışkanlıkları azaldığı için daralma oldu. Artık tek SİM kart dönemine doğru gidiyoruz. Özellikle her yöne tarifeleri bunu destekliyor. Hem şebeke içi hem şebeke dışı aramalar uygun fiyatlara yapılıyor. Artık tüketiciler iki üç telefon birden taşımıyor. Ancak ekonomik krizin şöyle bir etkisi oldu, krizle birlikte geçen yıla göre konuşma ücretlerinde yüzde 30’a varan bir düşüş yaşandı. Dolayısı ile kişi başına-görüşme süreleri uzamasına karşın, vatandaş daha az ücret ödedi.
turk-internet.com; Önümüzdeki döneme ilişkin küresel ve Türkiye tahminleriniz nedir?
Emre Günerman; Genel olarak Türkiye GSM pazarının genç nüfusun yoğunluğu nedeniyle hala büyüme potansiyeli olduğunu düşünüyoruz. Örneğin Avrupa’da doygunluğa ulaşmış pazarlarda yüzde 100’ün çok üzerinde bir hat penetrasyonu var, Türkiye henüz yüzde 90’lar seviyesinde. Bu oranının ilk kez hat alacak kullanıcıların varlığı nedeniyle, özellikle krizin de etkisinin azalmasıyla yükseleceğini düşünüyoruz.
Bunun dışında 2009’un en önemli olaylarından biri bizim için şüphesiz 3G uygulamasının başlaması oldu. Dijitalleşme ve bilgi toplumu olma yolunda ilerleyen ülkemizi hızlı adımlarla ileriye taşıyacağına inandığımız 3G teknolojisini abonelerimize sunmaya başladık.
Önümüzdeki dönemde de Türkiye mobil iletişim pazarında 3G teknolojili ürün ve hizmetler pazara hakim olacak. Sektörel açıdan 3G teknolojisini değerlendirdiğimizde 3G’ye uzun soluklu bakıyoruz. Bu yeni bir platform ve bunun üzerine ne koyduğunuzla ve müşteriye sunduğunuz katma değerli hizmetlerle farklılaşıyorsunuz. 3G’de rekabet en çok mobil internet ve eğlence paketleri üzerinde gelişiyorç Mobil operatörlerin yaşattıkları müşteri deneyimi, müşterilerinin hayatlarına kattıkları değer ve sundukları içeriklerle daha da öne çıkıyor.
Avea olarak bizim video, müzik gibi alanlarda sunduğumuz zengin içerik kaynağımız var. Yakında hayata geçirmeyi planladığımız gelişmiş içerik yönetim sistemi ve her geçen gün çoğalan iş ortaklarımızla müşterilerimize daha iyi bir deneyim yaratmayı planlıyoruz.
Öte yandan 3G ile Türkiye’deki GSM kullanıcılarının alışkanlıkları hızla değişiyor; örneğin artık sabah haberlerinin otomobillerde izlenmesi gibi yeni alışkanlıklar geliyor. Kurumsal müşterilerimiz de 3G’li ürün ve hizmetlerimizi iş süreçlerini hızlandırarak verimliliklerini artırmak için kullanıyorlar. Türkiye’de mobil interneti kullanmayı seven genç bir nüfus da var.
Teknolojik gelişmelere baktığımızda ise artık iletişim teknolojilerinin bambaşka bir noktaya doğru gittiğini görüyoruz. Artık hem dünya hem de Türkiye’nin gündeminde “yakınsama” var. Biz de ana hissedarımız Türk Telekom ile birlikte daha fazla yakınsama teknolojileri üzerine odaklanıyoruz. Grup olarak öncülüğünü yaptığımız bu teknoloji ile sabit hat, mobil hat, internet, multimedya içerikleri gibi iletişim ile ilgili bütün ihtiyaçları tek bir cihaz üzerinden sunabileceğiz. Bu da mobil yakınsama, daha çeşitli içerik sunma ve her yerde hızlı internete bağlanmak olarak karşımıza çıkacak.
Bu nedenle gelecekteki cihazlarda hiper-bağlılık (hiper connectivity) göreceğiz. Hem mobil, hem de Wi-Fi ile internete bağlanırken, cihazlar kendi aralarında bağlı olup, veri alış verişinde bulunacaklar. Yeni nesil cihazlar konum verisini işleyip akıllı bilgi üreten, kişiselleştirmeyi kolaylaştıran, mobil TV ve çok kişili oyun oynama kabiliyetlerini ön plana çıkartan cihazlar olacaklar.
Erişim hızları arttıkça, gelen verileri de daha hızlı işleyebilecekleri aynı cihaz üzerinden hem konuşabilecek, hem de mobil cüzdan ve mobil imza gibi servislerle günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabileceğiz. Bu cihazları düşünürken sadece akıllı telefonlarla sınırlı kalmayıp, evdeki beyaz eşyalardan, sınır bölgesindeki algılayıcılara kadar birçok ürünü düşünmek gerekir. Kısaca Geleceğin başarılı cihazları hem 3G, 4G gibi teknolojilerin avantajlarını çok iyi kullanacaklar, hem de müşteri deneyimini ve kullanılabilirliği öne çıkaracaklar. Çok yakın geçmişimizde teknolojik gelişmelerin yetmediğini; kullanılabilirliğin, kullanıcı arabiriminin, yazılımların, fonksiyonalitenin ve genel deneyimin de çok iyi olmasını gerektiğini gördük.
Biz de Avea olarak grup şirketlerimizle gerçekleştireceğimiz işbirlikleri sayesinde önümüzdeki dönemde de müşterilerimize sunacağımız katma değerli ürün ve hizmetlerimizle onların gündelik yaşamını kolaylaştırıp hayatlarına keyif katmayı sürdüreceğiz.

Kaynak : 