Spor konusunda içerik sunan Maçkolik, ülkemizin en eski içerik sitelerinden birisi ve 2,5 yıl kadar önce bir İngiliz firmasına satıldı. Türk internet girişimleri arasında, –satın alma fiyatına da bakarak– en başarılılardan birisi olarak tanımlayabileceğimiz Maçkolik’in 2014 sonundaki durumunu, aralık başında İstanbul’a gelen kuruculardan Erdem Yurdanur ile Maçkolik’in Fenerbahçe stadı yanındaki ofisinde konuştuk.
Yurdanur, sektörde tanıdığım internet girişimcileri arasında, ayakları en sağlam basanlardan birisi ve sohbetimiz sırasında ben de bir şeyler öğrendim. Umarım turk-internet.com okuyucuları için de yararlı bir söyleşi olur :
turk-internet.com : Erdem Bey, epeydir görüşmemiştik! Maçkolik’teyiz beraber. İngiltere’den yeni geldiniz, bu hafta buradasınız. Hoş geldiniz diyelim öncelikle! Erdem Bey, ne yapıyorsunuz, Maçkolik ne durumda, sattınız mı? Yoksa sizin mi hâlâ? Bu konuda bilgi alabilir miyiz?
Erdem Yurdanur : Maçkolik’in % 51’ini İngiliz Perform şirketine 2012 Haziran’ında sattık. 2015 sonunda kalan 49’unu da satıyor olacağız. Satarken de 2014-2015 kârlılığına göre bir değerleme olacak. O yüzden o kârlılığı arttırmak için yoğun şekilde çalışıyoruz.
turk-internet.com : Maçkolik’te yenilik var mı?
Erdem Yurdanur : Yenilik var tabii. Aslında sürekli bir yenilik var çünkü hem içerikler zenginleşiyor, hem de o içerikleri sunduğumuz platformlar değişiyor.
Şu anda söyleyebileceğim en büyük farklılık, mobil ortamlar. Biliyorsunuz akıllı telefon dediğimiz iphone, android tarzı platformların çok yaygınlaşmasından dolayı ciddi bir kayış var web’den mobile doğru. Özellikle de bizim içeriğimiz gibi akşamları, hafta sonları yani insanların daha hareketli olduğu zamanlarda tüketilen içerikler için. Mobil ortamda –kolay ulaşabilir olduğundan– şu anda neredeyse web trafiğimizi yakaladık hatta zaman zaman geçiyoruz.
Böyle olunca da web’deki geniş veri içeriğimizin, biraz daha küçük ekranlarda daha etkili, daha kullanışlı tüketilebilmesi için neler yapabiliriz derdindeyiz.
İyi de gidiyor o taraf; her ay rekorlar kırarak gidiyor. Bu sadece bize özgü bir durum değil tabii. Hatta Türkiye hâlâ biraz geride bu konuda. Ben İngiltere’de tam oranı bilmiyorum ama herhalde yüzde 70- yüzde 80’in altında değildir akıllı telefon oranı, özellikle genç nesilde. Herkes tamamen mobil ortamda yaşıyor. Yani bir metroya girdiğinizde insanlar ya bir kindle’dan kitap okuyor, ya telefonunda oyun oynuyor. Burada da yani Türkiye’de de bunu görüyoruz.
Geçen gün bir rapor okudum; Facebook’un reklam gelirlerinin, yani tüm reklam gelirlerinin yüzde 62’si mobilden, mobil reklam gelirleri. Bu yüzden bizim başka ülke ile yaptığımız yatırımların büyük bir çoğunluğu mobil ile ilgili.
Hem kullanıcıyı uygulama içerisinde daha fazla nasıl tutabiliriz, daha çok sayfa nasıl gezdiririz, daha fazla nasıl tatmin ederiz, ki adam biraz daha gezsin ve daha çok reklam görsün, tıklasın, etsin ki biz de daha çok para kazanalım. Şu anda en büyük derdimiz o.
İleride daha fazla oyunlar sokarak, maç saati dışındaki saatlerde de insanların eğlenmesini sağlamaya çalışacağız. Bütün dünyanın da buraya gittiğini çok net görüyorum; Türkiye’de de; siz de muhtemelen öyle…
turk-internet.com : Bir de demin çok dilli hale geldi dediniz, değil mi?
Erdem Yurdanur : Evet! Biz Maçkolik olarak kendi konumuzda Türkiye’de tekel gibiyiz. Biz bir spor sitesi değiliz tam olarak. Spor sitesiyiz ama sporun çok özel bir bölümüne odaklanmış durumdayız. Daha çok futbol ve basketbol maçlarının canlı sonuç yayınları, istatistikleri gibi bir konuda uzmanlaştık.
Dünyada bu konuda başka siteler, uygulamalar var. Fakat Perform’un bizi almasıyla, Perform’un satın aldığı başka firmalar da var dünyada, onlar ile beraber bizim içeriğimiz daha da güçlendi ve Perform’un aldığı o firmalardan bir tanesi dünyadaki tüm statlardaki maçları canlı takip ediyorlar, oradaki insanlarla.
Biz içeriğimizi dünya çapında kullanıcıların hizmetine sunuyoruz. Ama mesela web sitesi yapmadık onun için; sadece uygulamalarını yaptık. Arjantin’de mesela ilk sıralarda, İtalya’da çok yaygın, Tayland, Endonezya, Afrika’da Nijerya, Gana gibi ülkelerde en önlere çıkmaya başladı ve daha doğru dürüst reklam falan da yapmadan kendi kendine yayılıyor çünkü biz neredeyse maçların sonuçlarını, televizyonda canlı yayınlanan canlı yayınlardan daha önce insanların telefonlarına iletiyoruz.
Oradaki markamız “Goal live” Çünkü Perform’un “goal.com” denilen bir sitesi var dünyanın en büyük futbol sitesi. O markayı kullanmak istedik ve “goal live” yani canlı-gol anlamında. Bu marka ile bütün dünyada Arapça, Çince, Rusça, –zaten İngilizce var– Fransızca, İspanyolca bir sürü dilde yaygınlaştırmaya çalışıyoruz.
Şu aşamada kendimiz de reklam yapıyoruz tabii bu arada çünkü şu anda onun büyüme aşamasındayız. Şu an 2 milyon civarında download oldu dünyada. Bu arada Maçkolik’in uygulamalarının Türkiye’de download sayısı 7 milyon civarında.
Dünyada potansiyel çok büyük. Perform ile de bunu yapmak bana da çok keyifli geliyor. Türkiye’de Maçkolik ile büyük bir iş başardığımıza inanıyorum. Bunu bir de dünya çapında yayabilir isek çok mutlu olacağız.
turk-internet.com : Bu tür başarı hikâyelerine aç bir ülke burası. Siz önemli bir başarı hikâyesi haline geldiniz.
Erdem Yurdanur : Evet, güzel tarafı; bunu tek başına Türkiye’den biz yapmadık. Bunu böyle söylemek Perform’a haksızlık olur. Perform olmasaydı bunu tek başımıza yapmamız daha zordu, ve hatta çok zordu.
Bunu birlikte yapıyor olmak, yani bir İngiliz partner ile yapmak güzel. Onların da bize güveni son derece fazla, yaptığımız her işi büyük takdir ile karşılıyorlar.
Türkiye ile İngiltere’yi kıyaslamaya kalkar isek; en büyük farklardan birisi –hatta bloğumdaki yazılardan biri bu konu üzerineydi–; Biz Türkiye’de genelde birbirimize güvenmiyoruz, –belki de kendimize güvenmediğimizden– ama İngiltere’de benim çalıştığım insanların ilk refleksi güvenmek üzerine.
O güveni yıkmadığınız sürece yüzde 100 güvenli gidiyorsunuz. Bu nedenle de, güveni yıkmaya öyle korkuyorsunuz ki, çünkü hissettiğiniz şey, o güven yıkılır ise bir daha yerine getirmek çok daha zor.
Türkiye’de biz öyle yaşamıyoruz. Ben İş hayatımın 25. yılındayım, biz hep şöyle çalıştık burada: O adama bu kadar güvenilir, şu adama bu kadar güvenilir ama yüzde 100 güvendiğiniz çok az adam vardır.
Türkiye’de o yüzdelere göre davranırsınız insanlara ama bir sıfırdan başlar, herkes önce o güveni hak etmek zorundadır. İngiltere’de ise tersine, o güven baştan var ve o güveni kaybetmemeye çalışmak var.
Bu bence üretimin kalitesini çok arttırıyor çünkü mesela ben o güveni yıkmamak için şu anda Goal live’in çok iyi bir ürün olması için o kadar emek harcıyorum ki!
Yani, orada bir sorun olursa, onlar şunu biliyorlar; “Erdem elinden geleni yaptı ama ona rağmen olmadı”. Burada tersi oluyor. “Erdem elinden geleni yapmadı da, ondan böyle oldu” daha çok akla gelen bir refleks.
turk-internet.com : İlginç bir yorum!
Erdem Yurdanur : Bu 1,5 yılda herhalde en temel gözlemlediğim şey bu. Bakalım! Yani, inşallah güzel bir şey olacak.
Söyleşinin bu bölümünü yukarıdaki videodan izleyebilirsiniz. Söyleşinin devamını yayınlayacağız..



Kaynak : 