Bu röportajın ilk bölümünü Eryılmaz : 2007 Ortalarında koysepete.com’un Cirosu 10 Milyon $’ın Üstüne Çıkmıştı – 1, ikinci bölümünü Eryılmaz : e-Ticaret’in En Büyük Gideri, Bankalara Ödenen Komisyonlardır – 2, üçüncü bölümü Eryılmaz : Büyük Gruplara Ait eTicaret Siteleri Daha Avantajlı Banka Komisyon Anlaşmaları Yapıyorlar – 3, dördüncü bölümü Eryılmaz : Bankalar eTicaret Sektörünü Riskli Gördükleri için Ortak Tavırla Destek Vermiyorlar – 4, beşinci bölümü Eryılmaz : eTicaret sadece Siteler değil, Sektörün İşortaklarını da Geliştiren Bir Sektör – 5 ve altıncı bölümü Eryılmaz : Faizler Yükselince, Karlılık Ortadan Kalktı ve eTicaret Yapmanın Anlamı Kalmadı – 6 başlığı altında okuyabilirsiniz.
Röportajımızın son bölümünde, iş modeli ve devletten beklentileri konuştuk.
Turk-internet.com : Siz e-Ticaret iş modelinin nasıl olması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Enis Eryılmaz : Önemli olan, yani iş modeli olarak yapılması gereken, tedarik ve lojistik işine girmeden, tedarikçilerin satış platformu olarak hareket edecek ama mal tedarikini ve lojistiğini site içerisindeki bağımsız diğer tedarikçiler tarafından yapılabilecek bir satış aggregation (bir araya getirmek) modeline getirmek. Amazon da yıllar sonra bu modele dönmüştür. Tedarik ve lojistik işinden çıkmıştır.
Gerçek katma değerin internet üzerinden satış ve ödeme sistemleri tarafında kalması, diğer tarafların tedarikçi alt firmalara bırakılması, bu sektörün geleceğindeki nihai noktadır. Amazon da, 6 yıl zarar ettikten ve teknolojiye 1 milyar $’ın üzerinde yatırım yaptıktan sonra, bu modele dönmenin daha yararlı olacağını gördü ve e-ticarette dünyada en sağlıklı ve en çabuk büyüyen şirket haline geldi.
Böyle bir modelle, risk almadan ciddi bir iş hacmi yakalamak ve karlılık mümkün. Ama teknolojik yatırımın da buna uygun olarak yapılması gerekir. Biz bu süreçleri farkederek, buna yönelik çalışmalarımızı tamamladık ama yaşanan kriz sürecinde bu aşamaya geçemedik.
Turk-internet.com : Eleman konusunda söyleyecekleriniz var mı?
Enis Eryılmaz : Eleman her işletmede olduğu gibi bir İK sorunu oluyor. Son derece önemli ancak servis sektöründe, servis elemanı müşteriye vereceği hizmet konusunda bilinçli eğitimden geçmeli ve sistemin gelişmesine katkı yapabilecek farkındalıkta ve nitelikte elemanlar olmalı.
Çünkü karar destek sistemlerindeki en önemli girdiler, sahada işi yapan elemanlar tarafından sağlanır. Analiz ve tasarım süresinde, bizim tipimiz örgütlerde çalışan insanların nitelikleri çok ciddi bir katma değerdir. Sistem kurulduktan sonra daha standart elemanlarla çok inisiyatif kullanmadan sistemin yürütülebileceği bir seviyeye ulaşmak da mümkün. Ancak bunun için yazılım tarafının sadece o şirket için değil, yaşadığı eko sistemin tamamı ile entegre çalışacak şekilde üretilmesi ve kullanılabilmesi zorunluluktur.
Turk-internet.com : Sizce Türk e-Ticaret sektörünü nasıl değerlendirmek lazım?
Enis Eryılmaz : Önceliği yok. Sektör küçük ve bu nedenle büyük ve önemli oyuncuların bu sektöre ilgisini oluşturamıyor.
Sektörün şu andaki büyüklüğüne değil, dünyadaki duruma ve büyüme potansiyeline bakarak karar verip, bu konuda bugünden yatırım yapacak oyuncuların ciddi avantajlar elde edeceğini düşünüyorum.
Turk-internet.com : Sizce bu sektör neden ilgi görmüyor?
Enis Eryılmaz : Büyük oyuncuların hayal kırıklığına uğramalarının nedeni, büyük oyuncuların IT sektörünün dinamiklerine ve gerçeklerine uygun hareket etmemeleridir.
IT sektöründe yatırım yapan şirketlerin, bu sektör konusunda bilgili ve deneyimli olmaları ya da bu tür insanlarla geliri paylaşabilme akıllığını göstermeleri gereklidir.
Herkesin kullanabileceği uzman bir yazılım yok. Normal yazılımcılar e-ticareti bilmiyor. Oysa, bu sektörde, zaman içersinde ihtiyaçların geliştireceği bir süreç yaşanıyor. Gerçek e-ticaret yazılımların gelişmesi zaman alacak. Biz yazılım firması olarak işe girdiğimiz için daha şanslıydık ve daha iyi bir ürün sahibi olduk.
Temel sorun, işi bilmeyenlerin işin tek sahibi olma arzularıdır. Halbuki bilgi ile sermayenin geliri ve işi paylaşması durumunda sistemler başarılı olabilir. İşi bilmeyen büyük bir holdingin, sadece kendi çıkarını gözeterek kararları kendisi vermesi, bilen insanları karar verici değil, sadece danışman olarak kullanması, bu işlerin önündeki en büyük engellerden birisidir. Teknolojik bilgi hakimiyeti olan kişilerin işletme kararlarını veren yetkinlikte ve pozisyonda olması gerekir.
Örnek olarak, Garanti Bankası’nın teknoloji alanındaki başarısı Garanti Teknolojinin banka bünyesinden çıkarılarak bağımsız ve yetkin bir karar ve yatırım şeklini dönüştürülmesindendir. Ve bugün banka yönetimi teknoloji yönetimi konusunda herhangi bir hak ve iddia sahibi olarak hareket etmemektedir.
Turk-internet.com : e-Ticaret konusunda devletin nasıl davranması lazım sizce?
Enis Eryılmaz : Devletin bilgi toplumu konusunda gerçek başarı elde etmesinin koşulu bilgi toplumu stratejilerinin ve yönetiminin özerk ve aynı zamanda tam yetkili bir sahibinin olmasına bağlıdır.
Türkiye yıllarca DPT müsteşarlığı altında bir daire başkanlığı ile, bilgi toplumu stratejisi oluşturmaya ve yönetmeye çalışmıştır. Bu, tabiri caiz ise büyük bir holdingin bilgi teknolojilerini muhasebe müdürüne bağlaması ile eşdeğerdir.
Yapılması gereken Başbakana direk bağlı, tam yetkili ve uzman bir kurumun oluşturulması ve işin karar ve yönetim süreçlerinin o kurum tarafından yürütülmesidir. Zaten bu konudaki özel ve uzman kurumun tek başına bu konuyu yürütmesi söz konusu olmayacak ve özel sektörü ve NGOları ve hatta bilgi toplumu ana oyuncusu olan kullanıcıların da bu süreçlerin oluşması ve yönetiminde katkılarının mutlaka sağlanması gereklidir.
Teknoloji ve insan ilişkisi çok önemlidir. Gelecekte, gelişmiş toplum, teknolojiyi verimli kullanan ve kararlarında teknoloji odaklı hareket edebilen biryelerden oluşacaktır. Bu yüzden teknolojiyi doğru kullanabilen ve gelişmesi yönünde katkı sağlayabilecek yeni nesillerin oluşması ve eğitilmesi hayati önem taşır. Özellikle klasik eğitim sistemlerinin parçası olan bireyler değil, özgür ve yaratıcı öğrenme kabiliyeti kazanmış üreten ve inisiyatif kullanan bireylerden oluşacak bir toplum hedefleniyorsa.
Burada erken yaşlarda bilgisayar kullanımı da önemli. ABD’de 12 aydan itibaren bilgisayar kullanımı başlıyor. Bilgisayar kullanımı başlama yaşı 24 aydan 12 aya çekildi. İnteraktif ve eğlenceli öğrenmeye dayalı programların kullanılması ve bilgisayar okur yazarlığı en önemli öncelik olmalıdır.
Diğer yandan BTK içinde bu konuda bir çalışma yapılmasında yarar var.

Kaynak : 