Polis baskınları ve tutuklamalara rağmen New York’ta, Wall Street önündeki protestoculara her gün yenileri ekleniyor. Eylemlerine son vermeyeceklerini ifade eden katılımcılar, çeşitli ihtiyaçlarını karşılayacak yaşam alanları kuruyor. Eylemlerinin 25’nci gününde katılımcılar, aralarında medya baronu Rupert Murdoch, JP Morgan Chase’in CEO’su Jamie Dimon, önde gelen hedge fon sahibi John Paulson’ın olduğu mülti milyarderlere ziyarette bulunmayı planlıyor.
Eylemciler, sağlık hizmetlerinden yatacak yerlere, internet erişimine kadar birçok sorunu halletmişe benziyor. Üniversite harçlarından düşürülen işsizlik yardımına kadar çeşitli konulara ilişkin şikayetlerini dile getiren eylemciler, zenginlerden ve büyük şirketlerden çok daha fazla vergi alınmasını talep ediyor.
Son aylarda ağırlığını iyiden iyiye hissettiren ekonomik kriz, Amerika’daki düşük ve orta gelirli vatandaşların belini iyiden iyiye bükmüş durumda. Obama yönetimiyse krizin iş dünyasının bünyesel yapısından kaynaklandığı açıklamasını yapıyor. Analistler, büyük sermayenin yasalar çerçevesinde davrandığını, ancak zaman zaman toplu işten çıkartmalar gibi etiğe aykırı, keyfi uygulamalar gerçekleştirebildiğini belirtiyor.
Diğer yandan, insan hakları ihlalleri gibi nedenlerle Amerikan kamuoyunda ciddi eleştirilere hedef olan Çin, ABD’nin diğer ülkelere ders vermek yerine önce kendi içinde düzeni sağlaması gerektiğini belirtiyor. İstatistikler, protestoların başladığı 17 ylül’den bu yana Çinlilerin sosyal medya üzerinde en fazla konuştukları konulardan birinin bu olduğunu gösteriyor. Çin medyası, geniş ölçüde haberleştirdiği eylemleri, “süpergüç Amerika’nın siyasi ve ekonomik sorunlarının neden olduğu kaygıların bir dışa vurumu” olarak değerlendiriyor.
Çin, halihazırda 1.17 trilyon dolar ile ABD’den en fazla alacağı olan ülkeler arasında yer alıyor.

Kaynak : 