10 Nisan 2014, İstanbul- Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ve uluslararası bir araştırma kuruluşu olan Research Triangle Institute International (RTI), dünyanın en kapsamlı eğitim teknolojisi projelerinden biri olan FATİH projesini değerlendirdiği FATİH Projesi Eğitimde Dönüşüm için bir Fırsat Olabilir mi? Politika Analizi ve Önerileri politika raporunu kamuoyuyla paylaştı. FATİH’i eğitim alanındaki uluslararası geniş ölçekli bilişim teknolojileri deneyimleri çerçevesinde değerlendiren politika raporu, eğitim teknolojisine yapılan bu önemli yatırımın, Türkiye’deki tüm öğrenciler için olası en iyi öğrenim çıktılarını vermesini sağlayacak öneriler sunuyor.
Toplantıya ev sahipliği yapan Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı (TBV) Faruk Eczacıbaşı, açılış konuşmasında FATİH Projesi’nin işe henüz yeni başladığını ve her aşamasının yeni bir teknolojik devrimin başlangıcı olacağını vurguladı. Projenin, geleceğin dinamizmine açık bir ortam olmasını dilediklerini sözlerine ekleyen Eczacıbaşı konuşmasına şöyle devam etti:
“Gençlerimiz, ülkemizin en önemli doğal kaynağı olan sosyal sermayemizdir. Gençlerimizin, geleceğin en değişken ve dinamik teknolojik ve düşünce kalıplarına hapsolmasına izin veremeyiz. Her dönem, yaratıcılığa açık bir eğitim sistemine onları emanet etmemiz gerekiyor. Sorgulamacı, yaratıcı, kendini geliştirmeye ve değiştirmeye açık, geleceğin küresel rekabet ortamına hazırlıklı gençler yetiştirmek umudumuzdur.”
FATİH Projesi raporunun sunulduğu toplantıda konuşma yapan ERG Direktörü Batuhan Aydagül ise şunları söyledi ;
“FATİH Projesi, eğitim teknolojilerine erişimin yaygınlaştırılması, öğrenim çıktılarının iyileştirilmesi, öğrencilerin modern becerilerle donatılması ve Türkiye’nin bilgi toplumuna dönüşümü adına atılmış büyük bir adımdır ve bu dönüşüme önayak olma potansiyeli taşır. FATİH’in istenen etkiyi yaratabilmesi için STK’lar, üniversiteler ve özel sektörün içerik geliştirme, öğretmen eğitimi, izleme ve değerlendirme gibi konularda katkı sunabilmesinin önü açılmalı ve teşvik edilmelidir. Projede saydam yönetişimi ilke olarak benimsemek, ilerleyen süreçlerde projenin paydaşların katkısına açık olması ve bunun için gerekli yasal düzenlemelerin tamamlanması FATİH Projesi’nin başarısının tetikleyicisi olacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın katılımcı politika yapım süreçlerini daha da yaygınlaştırmasını bekliyoruz.”
Fatih Projesi politika raporunun yazarlarından ERG Politika Analisti Yaprak Sarıışık sunumunda şunları söyledi:
“Projenin fırsat eşitliği ve teknolojiye erişim vurgusu göz önünde bulundurulduğunda, şu ana dek donanım, altyapı ve tedarik süreçlerine odaklanılmış olması anlaşılabilir. Ancak, bu noktadan sonra FATİH’te eğitimin ön plana alınması gerekiyor. Öncelikli olarak projenin hedefleri ve uygulanacak olan eğitim modeli belirlenmelidir. Hedefler doğrultusunda izleme ve değerlendirme çerçevesi belirlenerek, bu faaliyetlerin bağımsız kuruluşlarca gerçekleştirilmesi yararlı olacaktır. İçerik geliştirme ve öğretmenlerin mesleki gelişimi adına yapılacak etkinlikler, FATİH’in başarısının anahtarı olacaktır.”
Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Türkiye Bilişim Vakfı, TÜBİTAK, üniversiteler, bilişim sektörü ve STK’lardan temsilcilerle yüz yüze görüşmelerin yapıldığı raporda teknoloji kullanımının okul dışı etkinliklere eklemlendiğinde motivasyon, katılım ve kullanımda artış gözlemlendiğinin altı çiziliyor. Politika raporu ayrıca, FATİH’in insan sağlığı üzerine olası etkilerinin izlenmesi, gerek donanımdan gerekse donanımın kullanım biçiminden ve uygulamalardan kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin en düşük düzeyde tutulması gerektiğine de değiniyor. FATİH kapsamında e-atıkların geri dönüşümü ve bertaraf edilmesi konusunun nasıl ele alınacağı netleştirilerek, gerekli mevzuatın oluşturulması ve yaşama geçirilmesi öneriliyor.
FATİH PROJESİ EĞİTİMDE DÖNÜŞÜM İÇİN BİR FIRSAT OLABİLİR Mİ?
FATİH Projesi’nin kapsamı son derece geniş olsa da, projenin hedefleri ve yaklaşımı halen çok iyi bilinmiyor. ERG ve RTI International işbirliğiyle hazırlanan politika raporu, FATİH’i eğitim alanında geçmişten günümüze edinilen uluslararası geniş ölçekli bilişim teknolojileri (BT) deneyimleri ışığında analiz etmeyi; bu deneyimlerden yararlanarak, eğitim teknolojisine yapılacak bu önemli yatırımın Türkiye’deki tüm öğrenciler için olası en iyi öğrenim çıktılarını vermesini sağlayacak öneriler sunmayı amaçlıyor.
Politika raporunda sunulan temel bulgu ve öneriler şu şekilde özetlenebilir:
- Teknolojinin varlığı, tek başına okul düzeyindeki çıktıları iyileştiremez. Dünyada uygulanmakta olan geniş ölçekli eğitimde BT programlarında edinilen deneyimler, teknolojiye yapılan yatırımın öğrenme çıktılarına olumlu etki etmesini sağlayabilecek bazı kilit etkenlere işaret ediyor. Bu etkenler siyasi irade; gerek ulusal düzeyde gerekse okul düzeyinde değişimi destekleyen güçlü bir kurumsal yapı; donanım, yazılım ve içerik dahil olmak üzere teknolojiye ilişkin doğru tercihler yapılması; öğretmenlerin mesleki gelişimine gereken önemin verilmesi; izleme ve değerlendirme kültürünün yerleşikleşmesi olarak sıralanabilir.
- Projenin ulusal düzeyde yönetişimi ve koordinasyonu çok önemlidir; ancak, öğrenme çıktılarında fark yaratmanın yolu okullardaki -ve evlerdeki- deneyimlerden ve öğrenme süreçlerinden geçer.
- Teknoloji kullanımı okul dışı etkinliklere eklemlendiğinde motivasyon, katılım ve kullanımda artış gözlemlenmektedir.
- Merkezi bir yaklaşımla tasarlanıp, tüm okullarda aynı biçimde uygulanması beklenen bir model yerine; yerelde veya okul düzeyinde belirli ölçüde özerklik sağlanması, yenilikçi yaklaşımları ve projenin yerel düzeyde sahiplenilmesini teşvik edecektir.
- FATİH’te uygulamaya yönelik yönlendirici çerçevenin asgari düzeyde olması, öğretmenleri kısıtlamayan ve esneklik tanıyan olumlu bir yaklaşımdır. Bu esnek yapı ancak akran desteği, eylem araştırması, iyi örneklerin paylaşımı, yenilikçi yaklaşımların teşvik edilmesi gibi mekanizmalarla desteklenirse etkili olabilir. Aksi takdirde uygulamaların ne kadar etkili biçimde yaşama geçtiği, öğretmenlerin bireysel motivasyon ve kapasitelerine bağlı kalacaktır.
- Yerleşikleşmiş öğretmenlik pratiklerini tek seferlik kısa süreli eğitim programları ile dönüştürmek mümkün olmayabilir. Eğitimlerin, okul temelli mentorluk, rehberlik, öğretmenler arası işbirliği ve iyi uygulama örneklerinin paylaşımı gibi uygulamalarla desteklenerek sürdürülmesi kritik önem taşır. Öğretmenler, başlangıçta onlara yol gösterecek somut örneklere ve rehberliğe gereksinim duyacaklardır. Gereken desteğin sağlanmadığı durumlarda, tabletlerin dijital kitap veya defterlerden öteye geçemeyerek, öğrenciler arası işbirliğini ve etkileşimli öğrenme süreçlerini tetiklemekten çok, öğrencileri bireysel odaklı çalışmaya yönlendirme riski vardır.
- Eğitimde tam anlamıyla bir dönüşümün gerçekleşebilmesi için, teknoloji destekli ders anlatımından etkin etkileşime geçiş şarttır. Böyle bir dönüşümün gerçekleşebilmesi büyük ölçüde, benimsenen eğitim modeli, yazılım, içerikler ve öğretmenin söz konusu olanakları da dahil edeceği yeni bir öğretme biçimini öğrenme ve uygulama kapasitesine bağlıdır.
- Evde internet erişimine ve veli katılımına ilişkin bir strateji ve sağlam bir eğitim modeli ile desteklenecek olursa, FATİH’in böyle bir dönüşüme önayak olma potansiyeli vardır. Proje hedefinin daha net ve somut biçimde ifade edilmesi, bu hedefe ulaşmada izlenecek mantıksal çerçeve ve teknoloji entegrasyonu modelinin ayrıntılandırılması ve bu modeli yansıtacak bir izleme ve değerlendirme çerçevesinin oluşturulması, projenin gelişimini, etkisini ve sürdürülebilirliğini güçlendirecektir.
- FATİH’in yaşama geçmesiyle, tabletlerin öğrenme süreçlerine etkilerinin araştırılması için önemli bir fırsat doğuyor. Küçük çaplı araştırmalarla, tabletlerin etkisi ile öğrenci, öğretmen ve okul etkenleri arasındaki ilişkiler ayrıntılı biçimde irdelenebilir. Araştırma bulguları, ilerleyen aşamalarda projeyi ve teknolojinin öğrenme süreçlerine entegrasyonunu destekleyecektir. Ayrıca, araştırmaların olumlu veya olumsuz tüm bulgularının yaygınlaştırılması yaklaşımı benimsenmelidir.
- FATİH’in insan sağlığı üzerine olası etkileri izlenmeli, gerek donanımdan gerekse donanımın kullanım biçiminden ve uygulamalardan kaynaklanabilecek olumsuz etkilerin en düşük düzeyde tutulması sağlanmalıdır.
- FATİH kapsamında e-atıkların geri dönüşümü ve bertaraf edilmesi konusunun nasıl ele alınacağı netleştirilmeli, gerekli mevzuat oluşturulmalı ve yaşama geçirilmelidir.
- Donanım ve yazılıma ilişkin belirsizliğini koruyan konular bulunmakta, ihale belgelerine kolay erişilememektedir. Bu bilgiler olmadan, devlet dışındaki kurum ve kuruluşların (özel girişimler, şirketler, sivil toplum örgütleri vb.) konu hakkındaki uzmanlıklarını kullanarak projeyi güçlendirecek yenilikçi yaklaşımlar geliştirmesi ve gereksinim duyulan alanlarda destek sunması mümkün olamamaktadır.
- Projedeki gelişmelerin kamuoyu ve paydaşlarla saydam biçimde paylaşılmaması, bu önemli yatırımın etkisini zayıflatabilir. Önümüzdeki dönemde tüm paydaşlarla açık ve saydam iletişimi benimseyen, gerekli geribildirim mekanizmalarını barındıran, paydaşlar arası eşgüdüm ve işbirliğini sağlayan bir yönetişim modelinin yaşama geçirilmesi, başarılı bir değişim sürecine önayak olacaktır.
- Son olarak, proje yönetişim ve uygulama yapısı, 2015 yılında yapılacak olan seçimlerden ve siyasi değişikliklerden etkilenmemesini sağlayacak mekanizmalar ile desteklenmelidir. Yerel düzeyde ve okul düzeyinde projeye etkin katılımın teşvik edilmesi, projeyi güçlendirmenin ve sürekliliğini sağlamanın yollarından biri olabilir.
ERG ve RTI, bu politika notu ile FATİH konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesine ve yapıcı bir diyalog kurulmasına katkı sağlamayı umduğunu açıklıyor.
Eğitim Reformu Girişimi Nedir?
Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Türkiye’de eğitim politikalarının iyileştirilmesine yönelik araştırma, savunu ve eğitim çalışmalarını “herkes için kaliteli eğitim” vizyonu doğrultusunda sürdürüyor. 2003’te Sabancı Üniversitesi bünyesinde yaşama geçen ERG, eğitim politikalarının yapım ve uygulama süreçlerinin katılımcı ve veri temelli bir çerçevede gelişmesi için çalışmaktadır. Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nın ev sahipliğini yapan ERG her yıl yayımladığı Eğitim İzleme Raporları ile eğitimde yaşanan gelişmeleri değerlendiriyor ve kamuoyuyla paylaşıyor. ERG; Anne Çocuk Eğitim Vakfı, Aydın Doğan Vakfı, Bahçeşehir Üniversitesi, Borusan Kocabıyık Vakfı, Elginkan Vakfı, Enerji-Su, Enka Vakfı, İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi, Kadir Has Vakfı, Mehmet Zorlu Vakfı, MV Holding, Nafi Güral Eğitim Vakfı, Sabancı Üniversitesi, The Marmara Collection, Tüm Özel Eğitim Kurumları Derneği, Türkiye Vodafone Vakfı, Vehbi Koç Vakfı ve Yapı Merkezi tarafından destekleniyor.

Kaynak : 