Ülkemizde “4G ihalesi mi yapılacak mı? 5G’mi olacak?” diye tartışmalar devam ededursun, 5G konusunda üretici ve operatör firmalar kolları sıvadılar[1].
5G veya beşinci nesil teknoloji aslında hala tartışma ve Arge aşamasında. Tartışılan konu; “5G bize neleri vermeli” şeklinde. Daha iyi anlamak için sağ üst köşedeki resime bakınız; 1G mobil teknolojisindeki 1 baz istasyonuna karşın, 5G’de 50-60 baz istasyonu olacak.
Bunun anlamı hücrelerin küçülmesi yani daha büyük bant genişliğini, daha dengeli taşıyabilme ve gecikme sürelerinin azalması. Bugünlerde çok konuştuğumuz IoT ise ancak o zaman tam anlamıyla uygulanabilir olacak.
2020-2030 yılları arasında piyasaya çıkacağı öngörülen bu yeni nesil teknoloji sayesinde tek bir şebekeye aynı anda çok sayıda cihazın bağlanması mümkün olabilecek ve gecikme süreleri ciddi biçimde kısaltılarak yeni nesil M2M uygulamaları hayata geçirilebilecek ve mobil şebekelerdeki hız, esneklik ve sistem zekâsı gibi özelliklerinde köklü değişimler yaşanacak (1).
Bu yeni nesil teknolojide lider olabilmek için bütün büyük telekom firmaları kolları sıvadılar bile. Vodafone, British Telecom (BT), Huawei, Ericson ve Nokia gibi firmalar 5G patentlerini alabilmek için ARGE merkezlerinde çalışıyorlar. Güney Koreli SK Telekom 5G robotu görücüye çıkartırken, Vodafone köklü üniversitelerle iş birliğini genişleterek ARGE merkezlerini güçlendiriyor (1).
Geçtiğimiz ay Nokia’nın büyük bir adım atarak Fransız telekom firması Alcatel-Lucent’i 15,6 milyar Euro’ya satın alması da benzer bir atılım olarak değerlendiriliyor (2). Nokia, dünya telekom pazarında kaybettiği yerini 5G’de ile geri kazanmaya çalışıyor. Bu yüzden Nokia ve Alcatel-Lucent 5G için IP ve yazılım tabanlı şebekeler, bulut, analitikler, sensörler ve görüntüleme gibi yeni teknolojiler konusunda çalışacaklar.
4G’de Amerika ve Asya’nın gerisinde kaldığını söyleyen Avrupa Birliği (AB) ise 2013 yılında 5G geliştirmeler için 50 Milyon Euro düzeyinde bir fon ayırdıklarını açıklamıştı (3). Avrupa 5G telefon standartlarının geliştirilmesinde Private – Public – Partnership (PPP) adı verilen komitelerden yararlanıyor. PPP kamu-özel sektör işbirliği anlamına geliyor ve Avrupa 5G PPP için önemli yatırımlar yapıyor (4). Bunlardan bir tanesi Avrupa telekom endüstrisinin, Avrupa Komisyonu’nun ve Huawei’nin 5G projesi için 1.4 Milyar Euro’luk ortak yatırımı.
Yetkililer 5G ile veri derecesinin 4G’ye oranla 10 kat daha hızlı olacağını (10Gbit/s), veri akışının her yerde 4g’ye göre 100 ila 1000 kat daha fazla olacağını ve veri talebinin ise önümüzdeki 10 yıl içinde 1000 kat daha fazla olacağını belirtiyor. 5G’nin yepyeni bir iletişim deneyimi sunacağını söyleyen yetkililer artık nesnelerin interneti kavramıyla 2020’lerde yaklaşık 50 milyar cihazın birbirine bağlanacağı ve 5G teknolojisindeki internet ve hız sayesinde bütün nesnelerin birbirleriyle “konuşabileceğini” söylüyor. Ayrıca 5G servislerinin sürücüsüz araba gibi gerçek zamanlı uygulamaları gerçek kılabilmek için 4G’ye göre 50 kat daha güçlü olarak anında cevap vermesi gerekiyor.
Ülkemizde 4G için geliştirilen ULAK projesi de, 5G uzatılabilir olarak tanımlanıyor[5].
1.Vodafone 5G için Dresden Teknoloji Üniversitesi ile İşbirliği Yapıyor
2.Nokia Alcatel-Lucent’i 15,6 Milyar Euro Karşılığında Satın Alıyor
3.4G Konusunda ABD ve Asya’nın Gerisinde Kaldığını İtiraf Eden AB, 5G’de Öne Geçmek İstiyor
4.The 5G Infrastructure Public Private Partneship
5.Tamamen Türk Yapımı İlk 4G Baz İstasyonu, ULAK, Testlere Hazır



Kaynak : 