Bu yazı dizisinin ilk bölümünü okumak için burayı tıklayınız.
Gazeteciler Bayramı olarak ilan edilen 24 temmuz 1908’in 102ci yılında, online haberciliği incelemeye devam ediyoruz. Bugün bu tür haberciliğin sermaye ve yatırım tarafı ile klasik yayıncılıktan farklı olduğu konuları gözden geçirelim:
İnternet Yayıncılığı Çok Kişiden, Çok Kişiye Yayıncılık
Medya kelimesi, “The Daily Universal Register” adıyla Londra’da 1785’de tek sayfalık broşür halinde basılmaya başlanan The Times ile hayatımıza ngirdi. Medya burdan başlayarak geçen 225 yıl içinde çeşitli evrelerden geçti. Bunların içinde en önemli ve farklı dalga, medyacılığı/yayıncılığı kitlelere açan İnternet Yayıncılığıdır.
Neden? Çünkü yayıncılığın “4.kuvvet[1]” olarak tanımlanan gücünü, bugüne kadar sadece belli sayıda güçlü grup kullanabilirken, şimdi parasal gücü olmasa bile farklılık yaratmayı başarabilen çok sayıda girişimci aynı güce kavuştu. Hatta bu tür bir gücü kullanabilenler arasında, amatörce yazıyor olsalar bile, bazı bloglar da var.
Basılı yayından, sesli yayına, ordan da görüntülü yayıncılığa geçerken hep arada çeşitli farklar ve dalgalanmalar oldu. Ama asıl dalgalanma internet yayıncılığı ile geliyor. Çünkü bu yayıncılık dünyayı hızlı bir şekilde dönüştürüyor.
Reklam sektörü, halkla ilişkiler sektörü, eğlence sektörü, bankacılık, ticaret doğrudan ya da dolaylı bir şekilde online yayıncılığın etkisi ile ve beraberinde değişiyor.
Bütün dünyada belli sayıda olan medya ve reklam grupları, son 10-15 yıldır, internetin doğasından gelen bu özelliği karşısında rahatsız durumdalar. Çünkü “para” hala önemli fark yaratan kriter olsa da yeterli değil, yeni medya dünyasında fark, “beyin” de olabiliyor. Sektörün kazançları ve gücü artık sınırlı sayıda grup yerine çok sayıda noktaya dağılmaya başladı. Üstelik bunun değişimini eskiden olduğu kadar kolay kontrol edemiyorlar da. (bu konuyu Yayıncılığın Reklam olanakları bölümünde anlatacağız.)
Peki bu değişim nasıl oluyor. Buna bakalım;
Online Yayıncılık için Sermaye / Yatırım Nedir?
Online yayıncılığın nasıl böyle gelişebildiğini anlamanın yolu, altyapı yatırımlarının ve sermaye ihtiyacının ne olduğunu anlamaktan geçiyor.
Diğer yayıncılık çeşitleri yani basılı, sesli ya da görsel yayıncılığı yapmak için büyükçe bir yatırım ve dağıtım ağı gerekliyken, internet yayıncılığı için gereken belki daha önemli sermaye, özgün ve farklı habercilik.
Ama farklı habercilik tek başına yeter mi derseniz, tabi ki değil. Basılı, sesli ya da görüntülü yayıncılığa nazaran hiç denebilecek bir sermaye ile internet yayıncılığına girmek mümkünse de, sürdürülebilirlik değil. Ciddi bir online yayıncılık yapılmak gerekiyorsa, yayın altyapısı ve dolayısıyla dağıtım altyapısı konusunda, planlı ve belli bir düzeyde yatırım gerekiyor.
Yukarıda da vurguladığımız gibi, klasik medya alanlarından daha az olsa da, özellikle, “sürdürülebilirlik” açısından mutlaka yatırım gerekli. Son 10 yılda büyük heyecanla başlatılıp, içerik olarak bir şeyler de verdiği halde, 1 seneye kalmadan kapanan pek çok site biliyoruz.
İnternet yayıncılığı için gerekli teknik yatırım/altyapı kalemlerini basitçe sayalım,
- – bir web sitesi yazılımı,
– yayın için iyi bir/çok sayıda sunucu
– teknik yönetim
– yeterli bant genişliği,
– yayına yönelik yazılımlar,
– yedeklemeye yönelik sunucu ve yazılımlar,
– güvenliğe yönelik donanım ve yazılımlar,
– içerik (sayfa)
Belli seviyedeki bir yayıncılığın ilk 1 yılı için “reklam ve tanıtım faaliyetleri” hariç, yukardaki yatırımı gerçekleştirmek için alt olarak limit 200.000-300.000 $ arası yatırım yapmak gerektiğini tahmini bir rakam olarak verelim. Bu rakamın üst limiti ise sınırsızdır, istenen özelliklere bağlı olarak kolayca milyon $’lar seviyesine ulaşabilir.
Doğal olarak, okuyucu sayısı arttıkça, donanım ve yazılım yatırımlarının da artması gereklidir. Yahoo’nun dünya çapında yaptığı yayının 60.000 civarı ve Google’unkinin (daha başarılı bir altyapı yönetimi olması nedeniyle) 30.000 civarı sunucu ile yapıldığını hatırlatalım.
İçerik yatırımı ise, yine aynı şekilde ciddi bir performans gerektirmektedir. Çünkü internet üzerinde “kopya” ya da “farksız olmak” kaybetmek anlamına gelir. Yazılanın aynısı, şurda, burda ya da orda olduğu ve kullanıcılar internet üzerinden istediği yere ulaşabildiği sürece böyledir. Bugün pek çok haber sitesi var (işsiz kalan hemen hemen her gazeteci bir site açtı), ama bakarsanız hepsi birbirinin aynısı olduğu için sivrilenler çok az sayıdadır. Ufuk Güldemir’li Habertürk’ün bu alanda yarattığı devrimi tekrarlayan başka bir genel haber sitesi hatırlamıyoruz.
Bu yazı dizisinin devamında “erken dönem online yayıncılığı” anlatacağız. Bu bölümü okumak için burayı tıklayınız.



Kaynak : 