İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı’nın organize ettiği ve içinde 800 kişinin olduğu bulunduğu bildirilen filo dün gece İsrail’li askerlerin baskınına uğradı. Uluslar arası kamuoyunda bomba etkisi yapan baskında, henüz kesinleşmemekle birlikte, ölü sayısının, 10 tanesi Türk olmak üzere 20’ye ulaştığı yaralı sayısının da 64 civarı olduğu açıklanıyor.
İHH’nin organize ettiği insani yardım hareketinde önceki gün Türkiye’den hareket eden 525 kişinin olduğu Mavi Marmara gemisine, diğer gemiler de katılarak bir filo oluşturdular. Filonun Gazze’deki Filistin’lilere 10.000 ton yardım malzemesi taşıdığı belirtiliyor ve Gazze’ye bugün ulaşması bekleniyordu[1].
Türk bayraklı gemiye yapılan baskın dünyada yankı uyandırdı. Avrupa Birliği sözcülerinin yaptığı açıklamada konuyla ilgili derhal bir soruşturma başlatılacağı bildirilirken, Yunanistan, İspanya gibi ülkeler elçilerini geri çağırdılar. İsrail’in insani yardım gemilerinin geçişine koşulsuz şartsız izin tanıması gerektiği ifade ediliyor.
Pek çok ülke başkanı veya dış işleri bakanları da saldırıyla ilgili kınama açıklaması yayınlamaya başladılar. Arap ülkelerinden gelen kınama açıklamalarına bu kez aralarında Fransa, İtalya, Almanya, Yunanistan gibi ülkelerin de yer aldığı pek çok Batılı ülke de destek veriyor.
Bu arada yaşanan bir diğer gelişme de saldırı esnasında ve sonrasında gelen sansür ve karartma uygulamaları. Saldırı sırasında sinyal aktarımını bozan Jammer cihazlar kullanan İsrail komandoları saldırının dünya basınına aktarılmasını engelledi. Saldırının ardından da İsrail’de basına konuyla ilgili yayın yasağı ve kısıtlaması getirilmesi sebebiyle ölü ve yaralı sayıları, yaralıların durumu, kimlik bilgileri gibi pek çok hayati bilgiye maalesef erişilemiyor.
Böyle bir durumun ardından bilgi kirliliği yaşanmaması için basın organlarına yayın yasağı getirilmesi anlaşılabilir bir durum olabilir. Ancak işin enteresan yanı insani yardım filosu Filotilla’nın adının bu sabah itibarıyla en çok twitte geçmesine karşın ‘popüler sözcükler’ listesinde görünmüyor oluşu.
Üstüne üstlük Gazze’ye giden insani yardımları organize eden İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı’nın resmi sitesi de çalışmıyor. Sitenin Facebook sayfasında çeşitli alternatif adresler verilirken “sitelerimiz yoğun DOS saldırısı altında olduğu için ihh.org.tr adresine ulaşılamıyor. Bizi ihhvakfi.com ve ihhvakfi.org adreslerinden takip edebilirsiniz,” ibaresi yer alıyor.
Vakfın Facebook sayfasını 33.461 kişi takip ederken sayfadaki “canlı yayın”, “videolar” gibi bölümlerin oldukça fazla ilgi çektiği görülüyor. Bu arada sayfa bir yandan da adeta sanal bir miting alanını andırıyor ve kullanıcılar Türkiye’nin dört bir yanındaki protestolar hakkında bilgilendirmelerde bulunuyor.
İnternet üzerinde yer alan videolardan birisinde Aktivist Caoimhe Butterly şunları anlatıyor.
Bu arada, bu olayda da sosyal ağların, klasik basın kaynaklarının önüne geçtiği görülüyor. Başlarda Facebook ve benzeri ağlara sadece birer eğlence ortamı olarak bakılıyordu. Ancak özellikle ABD Başkanı Obama’nın Facebook ve Twitter üzerinden seçim çalışması yürütmesi, YouTube ve benzeri video paylaşım sitelerinin birer propaganda aracı olarak kullanılması bu ağların sadece eğlence amaçlı olmaktan ziyade artık insanlar için güçlü birer etkileşim alanları olduğunu kanıtladı.
Son olarak bu sabah 4.30 sularında Gazze’ye insani yardım taşıyan filonun İsrail ordusu tarafından durdurulması ve kanlı olayların yaşanması da konusunda da sosyal paylaşım ağları ilginç gelişmelere yol gösteriyor. Dünyanın dört bir yanından değişik etnik kimliklere, değişik inançlara, ve değişik politik görüşlere sahip insanların sosyal ağlarda yaptığı paylaşımlar bir yana İsrail’de uygulanan yayın yasağı nedeniyle haberler ancak görgü tanıklarının ağlar üzerinden izlenimlerini aktarmaları ile mümkün oluyor.
Örneğin İngiliz Guardian gazetesinin sitesinde dakika dakika yaşanan gelişmeler anlatılıyor. Bu gelişmeler hazırlanırken temas kurulabilen kişiler ve bu kişilerin verdikleri bilgiler sosyal ağlar aracılığı ile elde edilmiş. Pek çok haber sitesinde de İsrail’deki yayın sansürünü delen buna benzer uygulamalar mevcut.
Örneğin baskın yapılan Mavi Marmara gemisinde Syet Talat Hussain adlı Pakistanlı bir gazetecinin olduğunu ve kendisinden haber alınamadığını Twitter’dan öğreniyoruz. Yine benzer şekilde İrlanda’lı aktivist Caoimhe Butterly’ın yaşanan baskın sırasında gemide olduğunu sosyal paylaşım sitelerinden öğreniyoruz. Butterly’ın çektiği videoyu da yukarıda görüyorsunuz.
Bir diğer yanda ise dünyanın dört bir yanında Tweeter veya Facebook üzerinden konu hakkındaki düşüncelerini belirten insanlar mevcut. Örneğin asoldiersmother kullanıcı adıyla tweet yazan ve 5 çocuğundan birisinin İsrail askeri olduğunu söyleyen bir anne olayı İsrail’in bakış açısıyla yorumluyor. Palestinelibre adlı kullanıcı ise olayı Filistin tarafından yorumluyor.
Burayı tıklayarak sayfasına ulaşabileceğiniz Palestinelibre sürekli tweet yapıyor. Yaptığı tweetlerden birisinde, Amerikalı bir aktivist’in saldırı sırasında yara aldığı için gözünü kaybettiği yer alıyor.
Aynı kişinin diğer bir tweet’inde içlerinde Rahip Desmond Tatu ve Güney Afrika Başkanı Nelson Mandela’nın da bulunduğu 12 eski ve lane başka olan kişinin oluşturduğu “Elder Group”un Johannesburg’da bir basın açıklama ile “Tamamen Kabul Edilemez” şeklinde beyanat verdiler. Bu açıklama hakkındaki haberi burayı tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bazı gelişmeleri ve olayın geçtiği yerin Google Map üzerinde haritasını buraya tıklayarak görebilirsiniz.
Diğer yandan yine Twitter üzerinde öğreniyorsuz ki; 2000 kadar İsrail’li, Telaviv’de olayı protesto ediyor.
Facebook’ta da şimdiden hem gösteri yürüyüşleri ve protestolar hem de İsrail’e destek için oluşturulmuş gruplar mevcut. Bunların arasında Gazze’ye insani yardım taşıma organizasyonunu üstlenen İHH’nin sayfası, yaşanan olay karşısında tüm İrlandalıları protestoya çağıran Avrupa Parlamentosu Kuzey İrlanda Milletvekili Bairbre de Brún’ün sayfası öne çıkıyor.
[1] Gazze’ye Giden İnsanı Yardım Gemilerle İlgili Gelişmeleri Buradan İzleyebilirsiniz



Kaynak : 