Gezi Parkındaki protestolar ve direniş sürerken, olayın sosyal medya tarafı da, farklı bir örnek olarak, bütün dünya tarafından inceleniyor ve analiz ediliyor.
Ancak bu analizi vermeden önce son durumu anlatalım; Başbakan Tayyip Erdoğan’ın konuya yaklaşımı aynı sertlikte ve kendi tabanına mesaj veren üslupta devam ediyor. Bu yüzden olsa gerek, Twitter üzerinde dün çok sayıda “yumuşak” mesajlar atan Vali Mutlu’nun, çeşitli “Gezi Parkına müdahele olmayacağı” açıklamalarına rağmen, gündüz saatlerinde Taksim meydanına, akşam saatlerinde ise Gezi Parkı ve çevresine Polis tarafından gaz bombaları ve Toma’larla ağır müdahele yapıldı. Vali Mutlu polis müdahelesine ek olarak, akşam saatlerinde yaptığı basın açıklamasında, aileleri “tehlikeli” kelimesiyle Gezi protestolarını piskolojik olarak etilemeye çalıştı.
Gelelim analize; Oxford İnternet Enstitüsünden Sandra Gonzales-Bailon ve New York Üniversitesi’nden Sosyal Medya ve Politik Katılım Laboratuarından (Social Media and Political Participation (SMaPP) laboratory.) Pablo Barbera tarafından hazırlanan bir raporda, Gezi Parkı protestocularının bilgi paylaşımının dinamikleri incelendi.
Araştırmada Gezi Parkı’nda süregiden protestoların koordinasyonunda, Twitter, Facebook ve Tumblr gibi sosyal network sitelerinin önemli rolü gözüktüğü belirtiliyor. Protestocuları koordine eden resmi bir organizasyon olmamasına ve de geleneksel medyanın yokluğuna rağmen, sosyal medya protestocuların biraraya gelmelerini sağlıyor. Ek olarak sosyal medya uluslararası toplumun dikkatini çekmek ve yardım sağlamak amacıyla da kullanılıyor.
Bu durum Başbakan tarafından farkında olunduğu için olsa gerek, kendisi tarafından Sosyal medya “Topluma en Kötü Tehdit” şeklinde tanımlandı. Protestolarla ilgili bilginin yayılmasını sağladığı için 25 kişinin tutuklandığı bilgisi veriliyor.
Gezi Parkı protestoları, dünya çapında da yine sosyal medya yardımıyla kitlesel gösteriler haline dönüştü. Ancak yine de sosyal networklerin bilgi yayılımını nasıl sağladığı ve protestoların görünür hale gelmesindeki özel rolleri tam anlaşılabilmiş değil. SMaPP laboraturarı tarafından Twitter üzerinden toplanan protesto verileri, daha önce ABD ve İspanya’da (indignados-öfkeliler hareketi) yapılan protesto verileri ile karşılaştırılmış.
Sosyal Medya’da Yayılım Hiyerarşik (İş Bölümü) Oluyor, Etkileyiciler Var
Bu tür olaylarla ilgili ilk önemli analiz sonucu şöyle; mesajların yayılımı hayli hiyerarşik bir yapı gösteriyor. Bir nevi işbölümü görülüyor. Kıymetli içeriği yaratan kişi sayısı % 1 iken, bunu yayılmasına etken olan kişiler var. Yayılan retweetlerin % 80’ini kullanıcıların % 1’inin yarattığı belirtiliyor. Diğer yandan % 25’in bunları retweetlerle yaydığı, % 75’in ise retweetleri aldığı ama yaymadığı görülüyor.
İkinci önemli sonuç; kıymetli içeriği yaratanların (otorite olarak tanımlanıyor) takipçi sayılarının çok yüksek olduğu belirtiliyor. Otoritelerin normal zamanda Twitter networkünün ortasında yer almadığı ama takipçileri arasında ünlüler, halk arasında tanınan insanlar olduğu belirtiliyor. Aşağıdaki şekil protestoların ilk 5 günündeki durumu gösteriyor. Otorite olarak davrananlar kırmızı eksenin üstünde kalanlar durumunda. Çoğunun yüksek sayıda takipçisi var. Otorite kabul edilenlerin bazıları (% 37’si) simetrik bir networke, yani aşağı yukarı aynı sayıda takipçiye ve takip ettikleri kişiye sahipler. Bunlara “gizli etkileyiciler” de deniliyor. Çünkü bunlar Twitter networkünde ancak protesto konusundaki bilgilerle görünür hale geliyorlar. Diğer zamanlarda görünmez durumdalar. Takipçi networkünün merkezinde olmasalar bile protesto haberleşmesinin göbeğinde yer alıyorlar.
ŞEKİL – 1 : Network’teki Yerine ve Mesaj Yoğunluğuna Göre, Kullanıcıların Dağılımı (Replication of Figure 4 in González-Bailón et al, 2012)

Bunlar genel olarak bu tür olaylardaki kullanımın analizi. Şimdi bir Gezi olayı özelinde analize bakalım;
Taksim Protestolarının Twitter Farkı
Taksim protestocularının diğerlerinden bir kaç fark görülmüş.
Bunlardan ilki; İspanya’daki Öfkeliler (indignados) hareketi ile karşılaştırıldığında; networkün daha fazla hiyerarşik olduğu gözlemlenmiş. Etkileyiciler daha fazla sayıda kişiye ulaşmış. Ayrıca yayıcıların sayısı da İspanya’dan yüksek (orada %7 iken burada % 31). Mesaj gönderenlerin çoğunluğu normal kullanıcıyken (İspanya’da % 66, Taksim için % 59), Türkiye’deki yayılımda gazeteci, ünlü kişiler gibi kamuya mal olmuş kişilerin mesajları yaymakta daha etkili oldukları görülmüş. (Not : rakamlarda İspanya olayında 1 aylık veri, Taksim olayında 5 günlük veri kullanılmış)
Taksim olaylarının bir farkı da retweet ağının büyüklüğünün ve kompozisyonunun bazı dalgalanmalar göstermesi olarak veriliyor. Networkün yönlendirilmesinde ilk bir kaç gün kimin etkileyici olduğu çok net gözükmüyor. Protestolar yerel ve sadece Gezi Parkı içinde başlarken, kısa sürede ülke çapında, daha sonra da uluslararası hale geldi. İşgal hareketi 3cü gün meydana geldi. 4cü gün ise İngilizce konuşan hacktivistler, hastagleri gönderen kullanıcıların % 30’u haline geldi.
Şekil 2 : Günlük ve Toplam Network Boyutları ve Dillere Göre Dağılımı

Sonuç olarak Türkiye örneğinde, sosyal medya, klasik medyadan daha çok bilgi sağladı.
1 milyondan fazla kişi #DirenGeziParkı Tweet’i Atmış
Bu arada farklı bir kaynaktan da rakam verelim. burayı tıklarsanız #DirenGeziParkı ve #OccupyGezi hastag taşıyan tweetleri, bu haberin hazırlandığı saat ve tarih itibariyle, 1,309,482 kişinin tweetlediği ve toplam tweet sayısının da 12.504.686 olduğunu görebilirsiniz.
En çok tweetleyenler sıralamasında ilk 10
En çok tweetleyenler!
1. Right Now I/O Feed (@rightnowio_feed) – 2580
2. MVA (@slashproest) – 2541
3. brian (@brnrmn) – 2521
4. Mert Arman (@mertdxb) – 2289
5. TC Baran Yıldırım (@Baran_YILDIRIM) – 2216
6. Ahmet Yaslan (@AhmetYaslan) – 2211
7. dicle (@dicle_b) – 1888
8. meyrem♥☭♀ (@myriamonde) – 1748
9. Speak Out 4 Rojava! (@Hevallo) – 1670
10.Alper Kaya (@alperkayadxb) – 1351
Bunlardan ilk 3 sıradakinin yabancı kullanıcı olduğu görülüyor. Takipçi yakalamaya yönelik olduğunu düşünüyoruz, çünkü takip ettikleri sayısı son derece düşük, tweet sayısı yüksek. 2 ve 10 numaradaki hesap şu anda yok. Kapanmış ya da kapatılmış.
4 – 5 – 6 – 7 numaralı kullanıcının toplam tweet sayısı burada görüldüğü tweet sayısından 1000 kadar yukarıda ve sadece ingilizce tweet yapıyorlar (sadece gezi olayı ile ilgili açılmış olabilirler).
8 numarada görülen meryem, eskiden beri gelen gerçek hesap olarak yorumlanabilir. Hem attığı tweet sayısı, hem takipçi ve takip ettikleri sayıları bu izlenimi veriyor.
9 numaradaki kullanıcı da gerçek. İngiltere’de yaşayan bir kürt sempatizanı olduğu görülüyor.
Bu Ne Anlatıyor?
Bu analizi sadece yukardaki akademisyenler yapmıyor. Bu analiz, polis, devlet, provaktörler vs tarafından da inceleniyor. Bu aslında sosyal medya yoluyla bir ürünün kampanyasını yapmakta olduğu gibi, nasıl kullanılabileceğini öğrenmek için iyice analiz edilen ve strateji üretmeye yarayan bir konu. Tersine #direngezi’ciler de bunlara bakarak strateji üretebilirler.
Dünya tarihinde ilk defa, herşey kayıt altında gözüküyor. Taraflar ne olduğunu bir ekrandan takip edebiliyor ve hatta müdahele edebiliyor, yön çizebiliyor.



Kaynak : 