Geçtiğimiz günlerde, “Girişimcilik Kültürü”, “Girişimciliğin Özendirilmesi” gibi popüler konuların ele alındığı bir etkinliğe davet edildik. Kürsüdeki isim, Intel Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, girişimciliğin gelişimini “Ortaçağ”, “Sanayi Devrimi” ve “Bilgi Çağı” şeklinde üç tarihsel aralıkla ifade ediyor. Gelinen noktada Türkiye’nin dijital mecraların kullanımında Avrupa’ya yakın bir çizgide seyrettiğini değerlendiren Aydın, bugün başarılı olabilmek için sadece parlak bir fikre sahip olmanın yeterli olduğu görüşünü dile getiriyor.
GFK’nın, 2011 yılı araştırmasına da gönderme yapan Aydın, bireylerin % 74’ün girişimciliğe olumlu bakarken kendi işini yapmak isteyenlerin yüzde 59 gibi bir oranı oluşturduğunu ifade ediyor. Aydın’ın karşılaştırmada kullandığı rakamlara bakıldığında kendi işini yapmak isteyen Almanların yüzde 36; İngilizlerin yüzde 57; Rusların ise yüzde 52 ile Türkiye’nin gerisinde oldukları dikkati çekiyor.
Aydın’ın ardından sözü alan Intel’in EMEA Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Ferruh Gürtaş ise ileriye dönük herhangi bir planlama yapmadan önce eldeki kaynakların iyi bilinmesi gerektiğini belirtiyor. Girişimciliği, gereklilikten dolayı yapılan ve bir fırsat dolayısıyla yapılan olmak üzere iki başlığa ayıran Gürtaş, girişimcilikte eğitim bileşenlerinin birbirleriyle örtüşmesinin girişimciliğin gelişmesi açısından kritik önem arz ettiğini ifade ediyor.
Gürtaş, girişimcilik bileşenlerini; ders, müfredat; öğretmen eğitimleri; öğrenci aktiviteleri; mentor ağı; maddi kaynaklar; yönetim ve politikalar; değerlendirme ve ölçümler şeklinde sıralıyor.
İş dünyasının mentorluğa girişmesinin özendirici olması bakımından önemli olduğunu ifade eden Gürtaş, diğer yandan ekonomide ciddi kayıplarla sonuçlanan girişimlerin fazlalığına dikkat çekti.
Gürtaş’ın paylaştığı verilere göre Türkiye, başarısızlıkla sonuçlanan girişimlere bakıldığında dünyada Çin’in ardından ikinci sırada geliyor. Gürtaş, bu bakımdam girişimciliğin desteklenmesinde mentorlar ile yaygın eğitimin yanı sıra resmi eğitim, finansman, devlet programları, özsermaye yatırımlarının da paralelde değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Girişimciliğin desteklenmesinde inkübatörlere büyük görev düştüğünü anımsatan Gürtaş, buna karşılık bu merkezlerin bir ofis gibi algılanması dolayısıyla kimi girişimcilerden beklenenin tam olarak elde edilemediği değerlendirmesini yapıyor.
Daha sonra söz alan Intel Capital Türkiye, Ortadoğu, Kuzey Afrika Bölge Direktörü Barış Aksoy ise 1991 yılından bu yana Intel’in yatırımcı kolu olarak faaliyet gösteren Intel Capital’in, gerçekleştirdiği cazip girişimlerle şirketin stratejik amaçlarını geliştirmeyi misyon edindiğini ifade etti. Intel Capital’in, çok değişik alanlara yatırım yaptığını anlatan Aksoy, bu arada başarısızlıkla sonuçlanan girişimlerin olması halinde bunlardan ders çıkartmaya çalıştıklarını belirtiyor. Aksoy, Intel ile stratejik bir ilgisinin olması; güçlü bir yönetim takımı; çıkış olanakları; büyük ve hızlı büyüyen pazar, yenilikçi teknoloji ve kullanım modellerinin girişimci şirketin yatırım kriterleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.



Kaynak : 